SON DAKİKA
Hava Durumu

Küresel saat sisteminde 69 ülkeyi ilgilendiren değişiklik

Dünya'nın dönüş hızında yaşanan değişimler, küresel zaman ölçüm sisteminde yeni bir düzenlemeyi gündeme getirdi. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 69 ülkeyi ilgilendirdiği belirtilen süreçte, teknolojik altyapılarda senkronizasyon sorunlarına neden olabilen artık saniye uygulamasının değiştirilmesi değerlendiriliyor.

Haber Giriş Tarihi: 16.10.2026 08:35
Haber Güncellenme Tarihi: 16.10.2026 08:39
Kaynak: Haber Merkezi
hurhaber.com
Küresel saat sisteminde 69 ülkeyi ilgilendiren değişiklik

TRT Haber'in aktardığı bilgilere göre, 1955 yılında geliştirilen sezyum atom saatleri, zamanın yüksek hassasiyetle ölçülmesini sağladı. Ancak atom saatlerinin aksine Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sabit bir hızda gerçekleşmiyor.

Okyanus akıntıları, Dünya'nın iç yapısındaki hareketler ve atmosferik etkiler, gezegenin dönüş hızında küçük farklılıklar oluşturuyor. Uzun dönemli yavaşlama eğilimine karşın son yıllarda bazı günlerin 24 saatten birkaç milisaniye daha kısa sürmesi, zaman ölçüm sistemleri açısından yeni teknik gereksinimleri gündeme taşıdı.

Artık saniye uygulaması neden kullanılıyor?

Atom saatlerine dayanan zaman ile Dünya'nın dönüşü esas alınarak hesaplanan astronomik zaman arasında zamanla farklılık oluşuyor. Eşgüdümlü Evrensel Zaman (UTC) sisteminde bu farkı belirli sınırlar içinde tutmak amacıyla artık saniye uygulaması kullanılıyor.

Uygulama kapsamında gerekli görüldüğünde UTC'ye bir saniye ekleniyor. Böylece zaman ölçümünde kullanılan atomik referans ile Dünya'nın dönüşüne dayalı zaman arasındaki uyum korunuyor.

Ancak bir dakikanın 61 saniye sürmesine neden olabilen bu müdahaleler, bazı bilgisayar sistemlerinde teknik sorunlara yol açabiliyor. Geçmişte Reddit ve LinkedIn gibi dijital platformlarda görülen aksaklıklar, artık saniye işlemlerinin yazılım altyapıları üzerindeki etkisini gündeme getirdi.

Negatif artık saniye ihtimali gündemde

Dünya'nın son yıllarda bazı dönemlerde daha hızlı dönmesi, negatif artık saniye uygulanması ihtimalini ortaya çıkardı. Pozitif artık saniyede UTC'ye bir saniye eklenirken negatif uygulamada bir saniyenin çıkarılması gerekiyor.

Bugüne kadar negatif artık saniye uygulanmadı. Böyle bir müdahalenin özellikle zaman damgaları, veri tabanları, iletişim ağları ve hassas senkronizasyon gerektiren sistemlerde uyumluluk sorunlarına neden olabileceği değerlendiriliyor.

Uluslararası zaman standardında ne değişecek?

Fransa'nın Versailles kentinde gerçekleştirilen uluslararası görüşmelerde, atomik zaman ile Dünya'nın dönüşüne dayalı zaman arasındaki fark için kullanılan mevcut sınırların genişletilmesi ele alındı.

Gündemdeki yaklaşım, UTC'ye sık aralıklarla saniyelik müdahale yapılması ihtiyacını azaltmayı amaçlıyor. Zaman sistemleri arasındaki farkın daha geniş sınırlar içinde tutulması, küresel ölçekte kullanılan dijital altyapıların kesintisiz çalışması açısından önem taşıyor.

Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı'nın 2022 yılında aldığı kararla, UTC'de artık saniye uygulamasına duyulan ihtiyacın en geç 2035 yılına kadar azaltılması yönünde bir süreç başlatılmıştı. Mayıs 2027'ye ilişkin yeni takvim ise ayrıca resmî doğrulama gerektiriyor.

Telefon ve bilgisayarların saatleri değişecek mi?

Planlanan düzenleme, vatandaşların günlük yaşamında kullanılan saatlerin doğrudan değiştirilmesini öngörmüyor. Cep telefonları, bilgisayarlar ve diğer dijital cihazlar mevcut zaman standartlarına göre çalışmayı sürdürecek.

Değişiklik esas olarak uluslararası finans piyasaları, uydu haberleşmesi, hava yolu ulaşımı, telekomünikasyon ve internet altyapılarındaki hassas zaman senkronizasyonunu ilgilendiriyor. Bu sistemlerde saniyenin çok küçük bölümlerindeki farklılıklar dahi teknik işlemlerin sıralanması açısından önem taşıyabiliyor.

Türkiye'nin de yer aldığı süreçte takvim nasıl işleyecek?

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 69 ülkeyi ilgilendirdiği aktarılan düzenleme kapsamında, artık saniye uygulamasına ilişkin uluslararası kararların değerlendirilmesi bekleniyor.

Aktarılan takvime göre değişikliğin Mayıs 2027'de yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Bununla birlikte söz konusu tarih ve katılımcı ülke sayısının ilgili uluslararası kuruluşların güncel karar metinleri üzerinden kesinleştirilmesi gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.