Libya oylaması sonrası yeni korkularını ilan ettiler: Türkiye emsal olarak kullanabilir
Libya oylaması sonrası yeni korkularını ilan ettiler: Türkiye emsal olarak kullanabilir
Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının daha geniş kapsamlı etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Yunan uzman Gavouneli, endişe ettikleri asıl konunun Türkiye'nin Kıbrıs'a benzer emsal teşkil edecek bir yaklaşım benimsemesi olduğunu belirtti. Türkiye ile anlaşmanın Libya'ya daha fazla deniz alanı sağladığını dile getiren Gavouneli, benzer bir hesaplamanın Mısır örneğinde de ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Haber Giriş Tarihi: 26.10.2026 10:20
Haber Güncellenme Tarihi: 26.10.2026 10:21
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'de, 2019'da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasının yankıları hem Yunan hem de Rum tarafında sürüyor.
Rum basınına konuşan uluslararası hukuk profesörü ve Yunan Avrupa ve Dış Politika Vakfı (ELIAMEP) yönetim kurulu üyesi Maria Gavouneli, Türkiye'nin Libya ile yaptığı denizcilik anlaşmasını Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinde diplomatik baskı kurmak için kullandığını iddia etti.
Gavouneli, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesini doğrudan etkilemese de, daha geniş kapsamlı etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin Libya anlaşmasını Doğu Akdeniz'in diğer bölgelerindeki iddialarını güçlendirmek için kullanacağını savunan Gavouneli, "Türkiye, Kıbrıs için emsal teşkil edecek bir hak talebinde bulunabilir. Türkiye, tanımadığı Güney Kıbrıs'a da aynı şeyi yapacak. Tepkimizin bu kadar güçlü olmasının nedeni de bu" ifadelerini kullandı.
Gavouneli, "Türkiye bize adaların karasularının ötesinde bir deniz bölgesine sahip olmadığını ve Yunan adalarının sadece altı deniz mili karasularına sahip olduğunu söylüyor. 12'ye kadar genişletme için bile yer bırakmamışlar. Gidip bunun yasa dışı olduğunu söyleyebileceğiniz daha yüksek bir merci, hiçbir mahkeme yok" dedi.
Gavouneli, "Avrupalı bir şirketin veya Avrupalı bir geminin "Buraya araştırma yapmak, balık avlamak veya başka herhangi bir şey yapmak için gidemem çünkü burası Türk veya Libya kıta sahanlığı" deme ihtimalini trajik olarak nitelendirdi.
Türkiye-Libya anlaşması kapsamında önerilen tahmini sınırın Yunanistan ve Libya arasında hesaplanan orta hatta kıyasla Libya'ya yaklaşık yüzde 45 daha fazla deniz alanı sağlamasına ilişkin Gavouneli, "Libyalı olsaydım ben de bana daha fazla teklif edenlerin yanında olacağımı söylerdim" ifadelerini kullandı.
Benzer bir hesaplamanın Mısır örneğinde de ortaya çıkabileceğini kaydeden Gavouneli, "Burada Türkiye ile bir denizcilik anlaşması, Kahire'ye potansiyel olarak daha geniş bir deniz alanı sağlayabilir. Türkiye'nin esasen yaptığı şey, masayı hazırlamak, sahip olduğumuz tüm sorunları bize hatırlatmak. Bize "Hayatınızı çok ama çok zorlaştırabilirim" diyor" açıklamasında bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Libya oylaması sonrası yeni korkularını ilan ettiler: Türkiye emsal olarak kullanabilir
Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının daha geniş kapsamlı etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyen Yunan uzman Gavouneli, endişe ettikleri asıl konunun Türkiye'nin Kıbrıs'a benzer emsal teşkil edecek bir yaklaşım benimsemesi olduğunu belirtti. Türkiye ile anlaşmanın Libya'ya daha fazla deniz alanı sağladığını dile getiren Gavouneli, benzer bir hesaplamanın Mısır örneğinde de ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'de, 2019'da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasının yankıları hem Yunan hem de Rum tarafında sürüyor.
Rum basınına konuşan uluslararası hukuk profesörü ve Yunan Avrupa ve Dış Politika Vakfı (ELIAMEP) yönetim kurulu üyesi Maria Gavouneli, Türkiye'nin Libya ile yaptığı denizcilik anlaşmasını Yunanistan ve Güney Kıbrıs üzerinde diplomatik baskı kurmak için kullandığını iddia etti.
Gavouneli, Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesini doğrudan etkilemese de, daha geniş kapsamlı etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin Libya anlaşmasını Doğu Akdeniz'in diğer bölgelerindeki iddialarını güçlendirmek için kullanacağını savunan Gavouneli, "Türkiye, Kıbrıs için emsal teşkil edecek bir hak talebinde bulunabilir. Türkiye, tanımadığı Güney Kıbrıs'a da aynı şeyi yapacak. Tepkimizin bu kadar güçlü olmasının nedeni de bu" ifadelerini kullandı.
Gavouneli, "Türkiye bize adaların karasularının ötesinde bir deniz bölgesine sahip olmadığını ve Yunan adalarının sadece altı deniz mili karasularına sahip olduğunu söylüyor. 12'ye kadar genişletme için bile yer bırakmamışlar. Gidip bunun yasa dışı olduğunu söyleyebileceğiniz daha yüksek bir merci, hiçbir mahkeme yok" dedi.
Gavouneli, "Avrupalı bir şirketin veya Avrupalı bir geminin "Buraya araştırma yapmak, balık avlamak veya başka herhangi bir şey yapmak için gidemem çünkü burası Türk veya Libya kıta sahanlığı" deme ihtimalini trajik olarak nitelendirdi.
Türkiye-Libya anlaşması kapsamında önerilen tahmini sınırın Yunanistan ve Libya arasında hesaplanan orta hatta kıyasla Libya'ya yaklaşık yüzde 45 daha fazla deniz alanı sağlamasına ilişkin Gavouneli, "Libyalı olsaydım ben de bana daha fazla teklif edenlerin yanında olacağımı söylerdim" ifadelerini kullandı.
Benzer bir hesaplamanın Mısır örneğinde de ortaya çıkabileceğini kaydeden Gavouneli, "Burada Türkiye ile bir denizcilik anlaşması, Kahire'ye potansiyel olarak daha geniş bir deniz alanı sağlayabilir. Türkiye'nin esasen yaptığı şey, masayı hazırlamak, sahip olduğumuz tüm sorunları bize hatırlatmak. Bize "Hayatınızı çok ama çok zorlaştırabilirim" diyor" açıklamasında bulundu.
Çok Okunanlar