TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü bizde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde mecliste milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin geliştirilmesine dair kanunun 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesi, edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı.' dedi.
Haber Giriş Tarihi: 01.10.2026 14:56
Haber Güncellenme Tarihi: 01.10.2026 14:57
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul'da açılış konuşmasını yaptı.
Kurtulmuş'un konuşmasından satır başları:
-Üstlendiğimiz vazifeleri hakkıyla yerine getirmemizi, emeklerimizin, ülkemizin gelişmesine vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan diliyorum. Sözlerimin hemen başında Cumhuriyetimizin manisi, meclisimizin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, İstiklal harbimizin kahramanlarını ve kuruluşun Bundan bugüne kadar parlamentomuzda görev yapmış olan tüm vekili saygıyla yad ediyorum. Ayrıca vatan uğruna, millet uğruna, bayrak uğruna şehit olan tüm şehitlerimizde ve gazilerimizi de şükranla anıyorum.
Devletimizin kuruluşunu gerçekleştiren birinci meclisin farklı kanaatleri, bağımsızlık ve istihbaratları meslekler mücadelesinde birleştiren ve bütünleştiren unutulmaz tecrübesi bize yol göstermeye devam edecektir. Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasal olgunluk ister. Fikirlerimizi açıkça savunurken ortak geleceğimizin mesuliyetimizdir. Hizmetini de hep birlikte taşıyacağız. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar hiç şüphesiz aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü, çok daha kararlıdır.
- Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte açtık. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları sırasında her görüşten farklı kanaati fevkalade demokratik bir olgunluk içinde bir araya getirdik.
- Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü. Bizde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde mecliste milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin geliştirilmesine dair kanunun 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesi, edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı. Hayırlı uğurlu olsun. Bu kapı hiç şüphesiz birliğin, beraberliğin, kardeşliğin esenliğin ve barışın kapısıdır. Bu yoldaki bütün engelleri tek tek aşarak yolumuza devam edeceğiz.
- Parlamento tarihimizde ender görülen, büyük bir mutabakatı sağlayan siyasi partilere milletvekillerimize bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Kendi seçmenlerine bu yasayı anlatmak için çaba gösterdiler ve siyasi sorumluluk üstlendiler. Yasama organının önemini küçümseyen kanaatlere çıkardığımız kanunla cevap verdiler. Şimdi kabul edilen düzenlemenin dikkatle uygulaması aşamasına geçilmiştir.
Silahlı örgütün fesih ve silahlarını bırakması bildiğiniz gibi yetkili kurumların teyidine tabidir. Kanunda öngörülen şartların tamamlanması, izlenecek yolun hukuki sigortasıdır. Devletin ilgili bilimleri kendi görevlerini yerine getirirken parlamentomuzda millet adına sürecin takibini devam ettirecektir.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak izleme komisyon unda siyasi partilerin temsiliyle müşterek sorumluluğu hep beraber devam ettireceğiz. Geldiğimiz safhada meclisimize üç sorumluluk düşmektedir. İlki kanunun tatbikini kuracağımız izleme komisyonu marifetiyle takip etmektir. İkincisi terör örgütünün fesih ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitleri yürütmenin dosya bazında kararlarını hukuk ölçüsü içerisinde izlemektir.
- Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir. Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımlar hiç şüphesiz ki terörsüz bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturur.
- Yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz Bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı kişinde. Bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum.
- Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Aynı vatanın, aynı medeniyetin ve aynı değerlerin evlatları arasındaki bağı kuvvetlendireceğiz. Bölgemizdeki her insanın kültürünü ve inancını yaşaması müşterek aidiyetimizi zenginleştirecektir. Eşit muhabere gören, hakkından emin olan herkesin ülkesine olan güveni ve bağlılığı da artacaktır.
- Biz de devletimizin temel niteliklerini koruyarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek imkanları artıracağız. Önümüzdeki merhale sözümüzle davranışlarımızın birbirini tamamlaması gereken bir süreçtir. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da titizlikle uzak durmalıdır. Geçmişin acıları yeni husumetlere taşıyan bir dil yerine evlatlarımızın birlikte yaşayacağı yarınları düşünerek konuşmalı ve hareket etmeliyiz.
Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağ duyumuzu koruyacağız. Milletimizin ümidini hedef alan aceleci hükümlerden ısrarla ve dikkatle kaçınacağız. Silahın bütünüyle devreden çıktığı ve siyasetin meseleleri serbestçe konuşabildiği zemine emin adımlarla ilerleyeceğiz .
- Değerli milletvekilleri, Cumhuriyetimizin ikinci aslında milletimizin önünü açacak reform iradesini de canlı tutmalıyız. Milletin emeğini ve geleceğe ait ümidini boşa çıkaran engelleri kaldırmak vazifemizdir.
- Değişen ihtiyaçlara cevap vermeyen hükümleri alışkanlık uğruna korumayı sürdüremeyiz. Yasama organı olarak vazifemiz vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek, toplumsal yapımızı güçlendirmek ve sosyal refahı yaygınlaştırmaktır. Bu çerçevede hiç şüphesiz yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir.
- Yeni yasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımı ile yenilemek mecburiyetindeyiz.
- Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz.
- Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için, milletimiz için ertelemez ve ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve anayasanın ilk dört maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız.
- Ayrıca iş tüzük çalışmalarını parlamentomuzun etkinliğini artıracak bir anlayışla ele almak durumundayız. Milletvekillerimizin bilgi ve tecrübesi mutlaka kanun yapımına daha fazla yansıtılmalıdır.
- Parlamenterlerin söz hakkını koruyan tekliflerini yeterince tartışmaya açan bir iç tüzük yapılmalıdır. Yoğun mesaiyi nitelikli bir neticeye dönüşt recek usuller üzerinde uzlaşmak şüphesiz sorumluluğumuzdur.
- Öte yandan siyasi partiler kanunu ile seçim mevzuatının yenilenmesi de aynı anlayışla ele alınmalıdır. Parti içi katılımı artıracak ve seçmenle temsilci arasındaki bağı kuvvetlendirecek daha demokratik teklifler müzakere edilmelidir.
- Çoğulculuğu geliştirecek düzenlemelerde geniş bir konsensusun sağlanabileceğine inanıyorum.
- Değerli milletvekili arkadaşlarım siyasete duyulan güveni artırmak siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir. Milletin emanetine riayet konusunda göstereceğimiz açıklık, demokratik sistemin itibarını yükseltecektir.
- Demokrasinin derinleşmesiyle aşk ve ekmek arasındaki bağı daha açık konuşmalıyız. Şeffaflığın arttığı ve kuralların eşit uygulandığı yerde dürüst çalışanlar da değer kazanacaktır.
- Çetelere, kamu kaynaklarına el uzanan yapılara... ve haksız kazanç düzeneklerine karşı mücadele kuvvetlenir. Bu sayede kurumların hesap verebilirliği Hiç şüphesiz ki ekonomide de güveni artıracaktır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Numan Kurtulmuş: Tarihi kapı sonuna kadar açıldı
TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü bizde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde mecliste milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin geliştirilmesine dair kanunun 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesi, edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı.' dedi.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul'da açılış konuşmasını yaptı.
Kurtulmuş'un konuşmasından satır başları:
-Üstlendiğimiz vazifeleri hakkıyla yerine getirmemizi, emeklerimizin, ülkemizin gelişmesine vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan diliyorum. Sözlerimin hemen başında Cumhuriyetimizin manisi, meclisimizin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, İstiklal harbimizin kahramanlarını ve kuruluşun Bundan bugüne kadar parlamentomuzda görev yapmış olan tüm vekili saygıyla yad ediyorum. Ayrıca vatan uğruna, millet uğruna, bayrak uğruna şehit olan tüm şehitlerimizde ve gazilerimizi de şükranla anıyorum.
Devletimizin kuruluşunu gerçekleştiren birinci meclisin farklı kanaatleri, bağımsızlık ve istihbaratları meslekler mücadelesinde birleştiren ve bütünleştiren unutulmaz tecrübesi bize yol göstermeye devam edecektir. Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasal olgunluk ister. Fikirlerimizi açıkça savunurken ortak geleceğimizin mesuliyetimizdir. Hizmetini de hep birlikte taşıyacağız. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar hiç şüphesiz aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü, çok daha kararlıdır.
- Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte açtık. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları sırasında her görüşten farklı kanaati fevkalade demokratik bir olgunluk içinde bir araya getirdik.
- Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü. Bizde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde mecliste milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin geliştirilmesine dair kanunun 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesi, edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı. Hayırlı uğurlu olsun. Bu kapı hiç şüphesiz birliğin, beraberliğin, kardeşliğin esenliğin ve barışın kapısıdır. Bu yoldaki bütün engelleri tek tek aşarak yolumuza devam edeceğiz.
- Parlamento tarihimizde ender görülen, büyük bir mutabakatı sağlayan siyasi partilere milletvekillerimize bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Kendi seçmenlerine bu yasayı anlatmak için çaba gösterdiler ve siyasi sorumluluk üstlendiler. Yasama organının önemini küçümseyen kanaatlere çıkardığımız kanunla cevap verdiler. Şimdi kabul edilen düzenlemenin dikkatle uygulaması aşamasına geçilmiştir.
Silahlı örgütün fesih ve silahlarını bırakması bildiğiniz gibi yetkili kurumların teyidine tabidir. Kanunda öngörülen şartların tamamlanması, izlenecek yolun hukuki sigortasıdır. Devletin ilgili bilimleri kendi görevlerini yerine getirirken parlamentomuzda millet adına sürecin takibini devam ettirecektir.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak izleme komisyon unda siyasi partilerin temsiliyle müşterek sorumluluğu hep beraber devam ettireceğiz. Geldiğimiz safhada meclisimize üç sorumluluk düşmektedir. İlki kanunun tatbikini kuracağımız izleme komisyonu marifetiyle takip etmektir. İkincisi terör örgütünün fesih ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitleri yürütmenin dosya bazında kararlarını hukuk ölçüsü içerisinde izlemektir.
- Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir. Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımlar hiç şüphesiz ki terörsüz bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturur.
- Yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz Bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı kişinde. Bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum.
- Bu süreci coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Aynı vatanın, aynı medeniyetin ve aynı değerlerin evlatları arasındaki bağı kuvvetlendireceğiz. Bölgemizdeki her insanın kültürünü ve inancını yaşaması müşterek aidiyetimizi zenginleştirecektir. Eşit muhabere gören, hakkından emin olan herkesin ülkesine olan güveni ve bağlılığı da artacaktır.
- Biz de devletimizin temel niteliklerini koruyarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek imkanları artıracağız. Önümüzdeki merhale sözümüzle davranışlarımızın birbirini tamamlaması gereken bir süreçtir. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da titizlikle uzak durmalıdır. Geçmişin acıları yeni husumetlere taşıyan bir dil yerine evlatlarımızın birlikte yaşayacağı yarınları düşünerek konuşmalı ve hareket etmeliyiz.
Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağ duyumuzu koruyacağız. Milletimizin ümidini hedef alan aceleci hükümlerden ısrarla ve dikkatle kaçınacağız. Silahın bütünüyle devreden çıktığı ve siyasetin meseleleri serbestçe konuşabildiği zemine emin adımlarla ilerleyeceğiz .
- Değerli milletvekilleri, Cumhuriyetimizin ikinci aslında milletimizin önünü açacak reform iradesini de canlı tutmalıyız. Milletin emeğini ve geleceğe ait ümidini boşa çıkaran engelleri kaldırmak vazifemizdir.
- Değişen ihtiyaçlara cevap vermeyen hükümleri alışkanlık uğruna korumayı sürdüremeyiz. Yasama organı olarak vazifemiz vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek, toplumsal yapımızı güçlendirmek ve sosyal refahı yaygınlaştırmaktır. Bu çerçevede hiç şüphesiz yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir.
- Yeni yasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımı ile yenilemek mecburiyetindeyiz.
- Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz.
- Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için, milletimiz için ertelemez ve ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve anayasanın ilk dört maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız.
- Ayrıca iş tüzük çalışmalarını parlamentomuzun etkinliğini artıracak bir anlayışla ele almak durumundayız. Milletvekillerimizin bilgi ve tecrübesi mutlaka kanun yapımına daha fazla yansıtılmalıdır.
- Parlamenterlerin söz hakkını koruyan tekliflerini yeterince tartışmaya açan bir iç tüzük yapılmalıdır. Yoğun mesaiyi nitelikli bir neticeye dönüşt recek usuller üzerinde uzlaşmak şüphesiz sorumluluğumuzdur.
- Öte yandan siyasi partiler kanunu ile seçim mevzuatının yenilenmesi de aynı anlayışla ele alınmalıdır. Parti içi katılımı artıracak ve seçmenle temsilci arasındaki bağı kuvvetlendirecek daha demokratik teklifler müzakere edilmelidir.
- Çoğulculuğu geliştirecek düzenlemelerde geniş bir konsensusun sağlanabileceğine inanıyorum.
- Değerli milletvekili arkadaşlarım siyasete duyulan güveni artırmak siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir. Milletin emanetine riayet konusunda göstereceğimiz açıklık, demokratik sistemin itibarını yükseltecektir.
- Demokrasinin derinleşmesiyle aşk ve ekmek arasındaki bağı daha açık konuşmalıyız. Şeffaflığın arttığı ve kuralların eşit uygulandığı yerde dürüst çalışanlar da değer kazanacaktır.
- Çetelere, kamu kaynaklarına el uzanan yapılara... ve haksız kazanç düzeneklerine karşı mücadele kuvvetlenir. Bu sayede kurumların hesap verebilirliği Hiç şüphesiz ki ekonomide de güveni artıracaktır.
Çok Okunanlar