SON DAKİKA
Hava Durumu

#Iran

Hür Haber - Iran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump duyurdu: ABD, İran'ın gemisini vurdu! Haber

Trump duyurdu: ABD, İran'ın gemisini vurdu!

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden İran'a ait bir kargo gemisini vurduklarını açıkladı. Trump açıklamasında, “İran bayraklı, yaklaşık 275 metre uzunluğundaki TOUSKA isimli kargo gemisi bugün deniz ablukamızı aşmaya çalıştı ve bu onlar için hiç iyi sonuçlanmadı. ABD Donanması’na bağlı USS Spruance Umman Körfezi’nde geminin önünü kesti ve durmaları yönünde uyarı yaptı. İranlı mürettebatın uyarıları dikkate almaması üzerine, geminin motor dairesinde bir delik açarak onları oldukları yerde durdurduk. Şu an ABD Deniz Piyadeleri geminin kontrolünü sağlamış durumda” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, bahsi geçen geminin geçmişte yasa dışı faaliyetleri sebebiyle ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesinde bulunduğunu belirterek, gemide taşınan yükün incelemeye alındığını aktardı. İRAN HÜRMÜZ'Ü AÇMIŞ, ABD ABLUKAYI KALDIRMAMIŞTI ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açıldığının bildirilmesinin ardından yaptığı açıklamada geçişlerin başladığını ancak İran’a yönelik deniz ablukasının devam ettiğini vurgulamıştı. Trump, “Hürmüz Boğazı tamamen açılmıştır, ticaret ve serbest geçiş için hazırdır ancak İran ile yürüttüğümüz süreç yüzde 100 tamamlanana dek İran’a yönelik deniz ablukası aynen devam edecektir” mesajını paylaşmıştı. İRAN MÜZAKERELERDEN ÇEKİLDİ İran basınında çıkan haberlere göre, Tahran yönetimi ABD ile sürdürülen müzakerelere katılmama kararı aldı. Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelerin ikinci turuna İran heyetinin katılmadığı öne sürüldü. İran tarafının bu kararı; ABD’nin “aşırı talepleri”, “gerçekçi olmayan beklentileri” ve süren deniz ablukası nedeniyle aldığı ifade edildi. Ayrıca İranlı yetkililerin, abluka devam ettiği müddetçe yeni bir müzakere sürecine sıcak bakmadığı belirtildi.

ABD ve İsrail'den İran'a saldırı dalgası Haber

ABD ve İsrail'den İran'a saldırı dalgası

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için tanıdığı mühletin dolmasına saatler kala İran'ın altyapısına yönelik peş peşe saldırılar gerçekleşti. İsrail Savunma Bakanı Katz, ordunun Aseluye kentindeki en büyük petrokimya tesisine şiddetli bir saldırı düzenlediğini resmen doğruladı. Katz, son operasyonla birlikte İran’ın petrokimya ihracatının yüzde 85’ini karşılayan iki dev tesisin artık tamamen “hizmet dışı” kaldığını iddia etti. İran medyası da bölgeden gelen çok sayıda patlama haberini doğrularken, hasarın boyutunun araştırıldığını yazdı: “ABD-İsrail'in ülkenin güneyindeki Aseluye petrokimya tesislerinin ardından Şiraz'daki Petrokimya Kompleksi'ne de saldırdı. Peş peşe patlama sesleri duyuluyor.” BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZLERİ DE HEDEFTE Saldırı dalgası sadece enerji hatlarıyla sınırlı kalmadı. “İran’ın MIT’si” olarak bilinen Şerif Teknoloji Üniversitesi, ABD-İsrail hava saldırılarının hedefi oldu. Laboratuvarlar, veri merkezleri ve kampüs binalarının ağır hasar aldığı saldırıda, İran makamları “sığınak delici” bombaların kullanıldığını açıkladı. Ayrıca Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınlarına düşen mühimmatlar, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından “santralin 75 metre yakınına isabet” şeklinde teyit edildi. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da (UAEK), bugün yaptığı resmi açıklamada Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınlarına düşen mühimmatların, tesisin çevre sınırına sadece 75 metre mesafeye isabet ettiğini uydu görüntüleriyle servis etti. ARAKÇİ İSYAN ETTİ İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi saldırıya ilişkin sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail-Amerikan işgalcileri, İran'ın entelektüel sermayesini hedef alıyor. İşgalciler yakında gücümüzü görecekler.” dedi. PETROKİMYA ÜRETİM TESİSLERİ HASAR GÖRDÜ Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının Buşehr Valiliğine dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, Aseluye kentindeki petrol tesislerine saldırdı. A‌seluye'deki Pars Özel Ekonomik Enerji Bölgesi'nin hedef alındığı saldırılarda can kaybı bildirilmedi. Saldırılarda bir dizi petrokimya tesisinin zarar gördüğü ve hasarın boyutunun incelendiği aktarıldı. ABD-İsrail daha önce de Aseluye'deki petrol tesislerini hedef almış, İran ise Hayfa rafinerisi ile bölgedeki ABD ile ortak petrol tesislerini vurarak saldırıya karşılık vermişti. BAE PETROL SAHALARINDA “ATEŞ ÇEMBERİ Diğer yandan İran’ın bölge genelinde başlattığı füze ve İHA saldırılarının ardından Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) enerji kalbi ağır hasar aldı.

İran: Bölgedeki ABD şirketlerini vuracağız Haber

İran: Bölgedeki ABD şirketlerini vuracağız

ABD Başkanı Donald Trump, İran operasyonlarında planlanan takvimin iki hafta önünde olduklarını ve "zafer ilanına az kaldığını" savunurken, Tahran yönetiminden savaşı yeni bir boyuta taşıyan kritik bir hamle geldi. ABD ŞİRKETLERİ HEDEFTE İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık olarak yarından itibaren bölgedeki ABD menşeli şirketleri doğrudan hedef alacağını duyurdu. HER SUİKASTA KARŞILIK BİR HEDEF İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ve İsrail’i İran’daki suikastlardan sorumlu tutarak, İran’da gerçekleşecek her bir suikasta karşılık başta Apple, Microsoft, Google, Nvidia ve Intel olmak üzere 18 ABD’li şirketin hedef alınacağını duyurdu. "MEŞRU HEDEFİMİZ" İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD ve İsrail’i İran’daki suikast eylemlerinden sorumlu tutarak, bu saldırılarda rol oynadığını öne sürdüğü ABD şirketlerine yönelik tehditte bulundu. DMO tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Terör eylemlerinin durdurulması gerektiğine dair yaptığımız uyarıları defalarca görmezden geldiniz. Bugün de hem sizin hem de İsrailli müttefiklerinizin terör saldırılarında bazı İran vatandaşları hayatını kaybetti. Suikast hedeflerinin planlanması ve takibinde ABD’li bilgi ve iletişim teknolojileri ve yapay zeka şirketlerinin temel rol oynadığı dikkate alındığında, bu eylemlere karşılık olarak bundan sonra söz konusu operasyonlarda etkili olan başlıca kuruluşlar meşru hedeflerimiz olacaktır" denildi. HERKESİ UYARDILAR DMO, söz konusu şirketlerde çalışanlara da çağrıda bulunarak, "Bu kuruluşların çalışanlarına, can güvenliklerini korumak amacıyla derhal iş yerlerinden uzaklaşmalarını tavsiye ediyoruz. Ayrıca bu terörist şirketlerin bulunduğu bölgelerde yaşayanların da 1 kilometre yarıçapındaki alanı terk ederek güvenli bölgelere gitmelerini öneriyoruz" ifadelerini kullandı. 18 ŞİRKET LİSTESİNDE Hedef alınacak şirketlere listesinin de paylaşıldığı açıklamada, "Terör planlamalarında aktif rol alan şirketler, her bir suikasta karşılık misilleme kapsamında hedef alınacaktır. Bu kapsamda Cisco, HP, Intel, Oracle, Microsoft, Apple, Google, Meta, IBM, Dell, Plantier, Nvidia, JP Morgan, Tesla, GE, Spire Solution, G42 ve Boeing şirketleri, 1 Nisan Çarşamba günü Tahran saatiyle 20.00’den itibaren, İran’da gerçekleşecek her suikasta karşılık ilgili birimlerinin imha edilmesini beklemelidir" denildi. "ASKERİ KAPASİTELERİNİ ÇÖKERTTİK" DEMİŞTİ İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne süren Trump son açıklamasında, ülkede "daha makul" davranan yeni isimlerin yönetime gelmeye başladığını iddia etmişti. Nükleer altyapının tahrip edildiğini ancak yerin çok derinindeki tesisleri tamamen yok etmenin zor olduğunu kabul eden ABD Başkanı, operasyonların takvimin önünde ilerlediğini ve yaklaşık iki haftalık bir avantajla hareket ettiklerini savunmuştu.

Trump'tan İran'a 15 maddelik barış teklifi Haber

Trump'tan İran'a 15 maddelik barış teklifi

Orta Doğu'da savaş 26. gününde devam ediyor. 28 Şubat'ta İsrail-ABD ortaklığıyla İran'a yönelik saldırılarla başlayan savaşta, İran da bölge ülkelerdeki ABD üslerine misilleme saldırıları düzenlemişti. Karşılıklı saldırılar devam ederken, müzakere tartışmaları gündeme gelmişti. ENERJİ ALTYAPILARINI VURMAKLA TEHDİR ETMİŞTİ ABD Başkanı Donald Trump, 21 Mart'ta 'İran'ı yok etmekte olduklarını' belirterek 'ateşkes istemediğini' dile getirmişti. 22 Mart'taysa Donald Trump, İran'a Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine açması için 48 saat verip aksi durumda enerji altyapısı vurmakla tehdit etmişti. SALDIRILARI BEŞ GÜN ERTELEMİŞTİ Trump, 23 Mart’taysa İran’la 'düşmanlıklara kesin çözüm için’ yapıcı görüşmeler yaptıklarını, bu nedenle İran’ın enerji altyapısına tüm saldırıları beş gün ertelediğini açıklamıştı. İranlı yetkililerse 'ABD'yle hiçbir müzakere yapılmadığı'nı ve konunun 'finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek için kullanıldığı'nı söyleyerek Trump'ı yalanlamıştı. "ONLAR ABD İLE ANLAŞMAK İSTİYOR" Trump dün ise İranlılarla aktif müzakereler yürüttüklerini belirtip onların ABD'yle anlaşmayı çok istediklerini öne sürmüştü. Trump, İran'a saldırıları sonlandırmak için 15 maddelik bir plan önerisinde bulunmuş ve bunun müzakereleri için de bir aylık geçici ateşkes teklif etmişti. Trump açıklamasında "İranlı liderlerin hepsi gitti. Kimse kiminle konuşacağını bilmiyor ama biz doğru kişilerle konuşuyoruz." sözlerini kullanmıştı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Merkez Karargahı, ABD'yle müzakere yapmayacaklarını bildirmişti. "TAHRAN KENDİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEK" İran medyasına, anlaşma tartışmaları sürerken bir haber daha yansıdı. Haberlerde yer alan bilgilere göre, "İran teklifi yetersiz buldu. İran somut bir güvence talep ediyor. İlk şart saldırıların ve suikastlerin durdurulması. İran, savaşı kendi koşulları sağlandığı takdirde sonlandıracak. İran, Trump'ın savaşın bitiş zamanını dayatmasına izin vermeyecek." sözleriyle Tahran'ın anlaşma yapmayacağı, kendini savunmaya devam edeceği öğrenildi. ABD'DEN SAVAŞI SONA ERDİRMEYE YÖNELİK 15 MADDELİK PLAN ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşın ekonomilerde yaratacağı etkiler artan bir endişe kaynağı olurken, ABD yönetimi, çatışmayı sonlandırmaya yönelik 15 maddeli bir plan hazırladı. Teklifte şunlar yer aldı: ABD İran'dan anlaşma için mevcut nükleer kapasitelerin ortadan kaldırılmasını istedi. Ayrıca Vaşington, İran'ın asla nükleer silah peşinde koşmayacağına dair bir taahhütü, uranyum zenginleştirilmesinin durdurulmasını, tüm zenginleştirilmiş malzemenin teslim edilmesini istiyor. Natanz, İsfahan ve Fordow nükleer santralleri devre dışı bırakılması ve imha edilmesi, Atom Enerjisi Kurumu'nun İran sınırları içindeki tüm bilgilere erişebilmesi de istenen maddeler arasında. ABD'nin İran'dan ayrıca vekalet savaşlarından vazgeçmesini, bölgedeki vekil güçleri finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakmasını talep ettiği belirtildi. Hürmüz Boğazı'nın açık kalması, serbest bir bölgesi olması ve bloke edilmemesi, füze için sayı-menzil sınırı konulması ve sadece savunma amaçlı kullanılması gerektiği ifade ediliyor. İsrail'in güvenlik kaynakları, İranlıların tüm şartlar uzlaştırılmadan ateşi durdurmayı başardıkları takdirde, bunun İran'a avantaj sağlayacağını öne sürüyor. 15 MADDELİK ANLAŞMA TEKLİFİNDE ŞUNLAR YER ALIYOR: İran'ın mevcut nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması, İran'ın "asla nükleer silah arayışında olmayacağına" dair taahhüt vermesi, İran topraklarında herhangi bir nükleer zenginleştirme faaliyetinin yasaklanması, Zenginleştirilmiş uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) teslim edilmesi, Natanz, İsfahan ve Fordow'daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması ve imha edilmesi, UAEA'ya tüm bilgilere tam erişim izni verilmesi, İran'ın vekalet güçleri stratejisinden vazgeçmesi, Bölgedeki milis gruplara finansman ve silah desteğinin kesilmesi, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmadan açık tutulması, Balistik füze programına ilişkin kararın ertelenmesi, Balistik füzelerin yalnızca savunma amaçlı kullanılması, İran'a yönelik tüm yaptırımların kaldırılması, Buşehr'de sivil nükleer programın geliştirilmesine destek verilmesi, Yaptırımların yeniden uygulanması tehdidinin otomatik olarak iptal edilmesi, Taraflar arasında ek bölgesel ve güvenlik mutabakatları.

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı Haber

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı

ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı. Açıklamanın ardından bölgede tanker hareketliliğinin durduğu, gemi takip sistemlerinde boğazdaki tanker ve yük gemilerinin hızlarının sıfıra düştüğü görüldü. GÜNLÜK 20 MİLYON VARİLLİK SEVKİYAT DURACAK Arap Yarımadası ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin ana arterlerinden biri. Günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol türevi bu geçiş noktasından dünya pazarlarına ulaşıyor. Bu hacim, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. PETROLÜN VARİLİ 150 DOLARI GÖREBİLİR Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, boğazın kapanmasının küresel piyasalar üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Rizvi’ye göre tam kapanma senaryosunda petrol fiyatları varil başına 150 dolara kadar yükselebilir. Bu durum küresel büyümeyi yaklaşık yüzde 1,5 oranında baskılayabilir, altın fiyatlarını 6 bin 500 doların üzerine taşıyabilir ve ABD enflasyonunu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaştırabilir. PETROL VE DOĞAL GAZDA SERT FİYATLANMALAR GÖRÜLEBİLİR Enerji akışında yaşanacak en küçük bir aksamada dahi fiyatların yukarı yönlü hareket etmesi bekleniyor. Goldman Sachs değerlendirmelerine göre, boğazdan geçen enerji akışının yalnızca yarıya düşmesi halinde petrol fiyatları 110 dolar seviyesine ulaşabilir. İran kaynaklı sınırlı bir arz azalması bile fiyatları 90 dolar bandına taşıyabilirken, tam kapanma halinde Brent petrolün 130–150 dolar aralığına yükselmesi olası görülüyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının ise TTF referansında 74 euro/MWh seviyesine çıkabileceği tahmin ediliyor. ABD’nin LNG’ye görece daha az bağımlı olması nedeniyle bu krizden Avrupa’ya kıyasla daha sınırlı etkilenmesi bekleniyor. KÜRESEL BÜYÜME VE ÜLKE ENFLASYONLARI DARBE ALABİLİR Yükselen enerji maliyetleri, üretim ve lojistik giderlerini artırarak maliyet enflasyonunu tetikleyecek. Enerjiye bağımlı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarı bozulabilir. Boğazın tamamen kapanması halinde küresel gayrisafi yurtiçi hasılada (GSYH) yaklaşık yüzde 0,8 oranında daralma yaşanabileceği öngörülüyor. Uzun süreli bir çatışma ortamı ise en çok gelişmekte olan ekonomileri etkileyecek. Enerji bağımlılığının bazı ülkelerde yüzde 80-95 seviyelerine ulaşması, gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini daha da derinleştirebilir. BOĞAZIN KAPANMASI TEDARİK ZİNCİRİNİN BOZULMASI DEMEK Jeopolitik gerilim yalnızca enerji fiyatlarını değil, deniz taşımacılığını da doğrudan etkiliyor. Bölgedeki askeri ve siyasi tansiyonun artması, sigorta primleri ve navlun ücretlerinde yükselişe yol açıyor. Alternatif güzergâhlar, örneğin BAE’nin Fujairah hattı ya da Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e uzanan boru hatları, sınırlı kapasiteye sahip olduğu için küresel tedarik zincirindeki kırılganlık artıyor. HANGİ ÜLKELER DAHA FAZLA ETKİLENİR? Petrol fiyatlarında yaşanan artış, karbon kaynakları ithal eden ülkeleri ekonomik olarak zor durumda bıraksa da üretici ülke ekonomileri için gelir artışı sağlayacaktır. Özellikle Ukrayna Savaşı'nda ciddi mali yük altında kalan Rusya için petrol gelirleri artışı bütçeyi rahatlatacaktır. Benzer şekilde Körfez ülkeleri için de petrol fiyatlarında yaşanan artış uzun dönemde avantaj haline gelebilir. Boğaz kapandığında petrol tedariki açısından hangi ülkeler risk altında diye bakıldığında, başta Avrupa Birliği (AB) üyeleri ve Çin karşımıza çıkmaktadır. Rusya'ya uygulanan ambargolardan sonra AB, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için Körfez ülkelerine daha fazla yönelmiştir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda en büyük zararı AB üyesi ülkeler alacaktır. Çin kısa vadede sıkıntı yaşasa da Rusya'dan sağlayacağı ek arzla açığını kapatacaktır. ABD, geçtiğimiz yıllarda üretimi artırarak net ihracatçı konuma yükselmiştir. AB için Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda en önemli kaynak ABD olacaktır. Bu ise AB ülkeleri için daha fazla ABD'ye bağımlılık demektir.

İran anlaşmaya hazır: Uzun menzilli füzeler geliştirmiyoruz Haber

İran anlaşmaya hazır: Uzun menzilli füzeler geliştirmiyoruz

İsviçre'nin Cenevre kentinde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yarın gerçekleştirilecek üçüncü toplantısı öncesi iki ülkeden açıklamalar peş peşe geliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'balistik füzelerin üretimi, uranyum zenginleştirilmesi ve vekil güçler' konuları başta olmak üzere müzakere masasındaki Tahran'a yönelik talepleri değerlendirdi. Trump'ın İran'a yönelik asılsız iddialara inandığını belirten Arakçi "Başkan Trump her zaman sahte haberlerden şikayetçi olmuştur. Sanırım şimdi kendisi de ne yazık ki sahte haberlerin kurbanı oldu" dedi. "UZUN MENZİLLİ FÜZE ÜRETMİYORUZ" Ülkesinin uzun menzilli balistik füze üretmediğini iddia eden Arakçi "Füzelerimizin menzilini kasıtlı olarak 2.000 kilometrenin altına indirdik. Bunların küresel bir tehdit olarak algılanmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı. Üretilen füzelerin sadece savunma amaçlı olduğunun altını çizen Arakçi "Füzelerimiz doğası gereği savunma amaçlıdır. Tıpkı geçen Haziran ayındaki çatışmada olduğu gibi, caydırıcılık oluşturmak ve kendimizi savunmamıza yardımcı olmak için üretilmişlerdir" şeklinde konuştu. SALDIRIYA SERT CEVAP VERİLECEK ABD'nin İran'a yönelik olası saldırısını değerlendiren Arakçi "ABD bize saldırmaya karar verirse, bölgedeki ABD üsleri meşru hedefler haline gelir. Biz onları komşularımızın veya bulundukları ülkelerin toprakları olarak değil, ABD üsleri olarak görüyoruz" sözlerine yer verdi. SAVAŞI İSTEYEN İSRAİL! İsrail'in Washington'u savaşa sürüklemeye çalıştığını ifade eden Arakçi "Bu bölgede savaş isteyen tek bir varlık var, o da İsrail. Bunu tek başlarına yapamazlar. Denediler ve başaramadılar, bu yüzden ABD'den yardım istediler. Bu, İsrail'in Amerika Birleşik Devletleri'ni bu bölgedeki savaşa çekmek için düzenlediği bir komplo" dedi. İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERE SÜRECİ İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik operasyonlarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı. ABD'nin saldırı tehditleri ve askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra görüşmeler 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre'de 26 Şubat'ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı. İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor. Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.