SON DAKİKA
Hava Durumu

Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme! ATK raporunda 3 bebek için dikkat çeken bulgu

İstanbul'da kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen davada yargılama süreci devam ederken, Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu'nun hazırladığı yeni bilirkişi raporu Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaştı. Raporda 10 bebeğin ölüm nedenleri, uygulanan tıbbi işlemler, olası ihmaller ve sanıkların sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Haber Giriş Tarihi: 10.07.2026 19:22
Haber Güncellenme Tarihi: 10.07.2026 19:23
Kaynak: Haber Merkezi
hurhaber.com
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme! ATK raporunda 3 bebek için dikkat çeken bulgu

Mahkemenin talebi üzerine hazırlanan raporda Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu, Havvanur Karakoç, Öykü Helvacı, Serdarova ve Kaya ailesinin ismi henüz konulmayan bebeğine ilişkin tıbbi incelemeler yer aldı.

Raporda Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet Tokluoğlu ve Kaya ailesinin bebeği yönünden tespit edilen ihmaller ile ölümler arasında illiyet bağı bulunduğu değerlendirildi. Aynı raporda, bu bebekler açısından zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde dahi kurtulmalarının kesin olduğunun söylenemeyeceği ifade edildi.

Üç bebek için kurtulma ihtimali vurgulandı

ATK raporunda Havvanur Karakoç, Öykü Helvacı ve Serdarova isimli bebeklere ilişkin değerlendirmeler dikkat çekti.

Havvanur Karakoç hakkında hazırlanan raporda, uygun bakım, takip ve tedavinin sağlanmadığı, primer bakımından sorumlu Dr. Dursun Eryılmaz ile yenidoğan yoğun bakım sorumluluğunu üstlenen Dr. İlker Gönen'in ve sorumlu hemşire Çağla Durmuş'un tıp kurallarına uygun hareket etmediği yönünde değerlendirmede bulunuldu. Raporda, söz konusu eylem ve ihmaller ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, zamanında tanı, tedavi ve beslenmenin sağlanması halinde bebeğin kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi.

Öykü Helvacı'ya ilişkin raporda ise yeniden canlandırma sürecine ilişkin tıbbi uygulamaların uygun olmadığı değerlendirilirken, tıp kurallarına aykırı eylem ve ihmaller ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin olduğu kaydedildi.

Serdarova isimli bebeğe ilişkin değerlendirmede de tanı, takip, tedavi ve resüsitasyon sürecinin tıp kurallarına uygun yürütülmediği, doğum sonrası kalp anomalisi tespit edilen bebeğin uygun tıbbi süreç işletilmesi halinde kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu ifade edildi.

Raporda organizasyon iddialarına da yer verildi

ATK raporunda tape kayıtları, iddianame ve Sağlık Bakanlığı teftiş raporu da dikkate alındı. Raporda, 112 sevk sisteminin devre dışı bırakılarak bebeklerin uygun olmayan koşullardaki hastanelere yönlendirilmesi, doktorların düzenlemesi gereken tıbbi kayıtların hemşireler tarafından hazırlanması, hekimlerin düzenli vizit yapmaması, epikrizlerin doktor olmayan kişilerce yazılması ve bazı tıbbi kayıtlar üzerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialar sıralandı.

Raporda ayrıca bebeklere ait grafilerin başka bebeklerin grafileriyle değiştirildiği, kan gazı sonuçlarının şablonlara göre düzenlendiği, laboratuvar verileri üzerinde değişiklik yapıldığı ve yoğun bakım koşullarının gerçeğe aykırı şekilde üçüncü basamak yoğun bakım gibi gösterildiği yönündeki tespitlere de yer verildi.

Bu süreçlerin organizasyonunda rol aldığı iddia edilen Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da tıbbi açıdan sorumluluğuna ilişkin değerlendirme raporda yer aldı. Nihai hukuki değerlendirme ise yargılamayı sürdüren Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.