SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trump

Hür Haber - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump: Venezuela saldırısında gizli silah 'Discombobulator' kullanıldı Haber

Trump: Venezuela saldırısında gizli silah 'Discombobulator' kullanıldı

New York Post'a konuşan Trump, Venezuela'ya karşı düzenlenen saldırıda "discombobulator" ismini verdikleri yeni bir silah kullanıldığını, bu silahın "karşı tarafın ekipmanlarının çalışmasını engellediğini" ifade etti. Trump, bu silah hakkında konuşmasının yasaklandığını söyleyerek, "Rus ve Çin yapımı roketleri vardı fakat hiçbiri fırlatılamadı. Biz geldiğimizde, onlar düğmelere bastılar ancak hiçbir şey çalışmadı." dedi. VENEZUELALI ASKERLERİN AÇIKLAMALARI: HEPİMİZİN BURNU KANADI, BAZILARI KAN KUSTU Venezuela operasyonu sonrasında sağ kalan askerler, hepsinin başlarının içeriden patladığını hissederek yere yığıldıklarını, burunlarının kanandığını ve kan kusanlar olduğunu bildirdi. Venezuelalı bir asker, "Bir anda radarlarımız devre dışı kaldı, ardından bir ses dalgası geldi. Başımın içeriden patladığını hissettim. Hepimizin burnu kanadı. Bazılarımız kan kustu. Hareketsiz kaldık." dedi. Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu korumakla görevli bir başka asker ise operasyon gecesini anlatırken, nöbet tutan askerlerin bir anda yere düştüğünü ve etkisiz hale geldiğini, ardından helikopterden inen 20 kişilik Amerikalı özel timin, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini yakaladığını söyledi. NE YAŞANDI? Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama sesleri ve uçak gürültüsü işitilmişti. Venezuela yönetimi, patlamalar sonrası ABD'yi ülkenin çeşitli yerlerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya karşı büyük çapta bir saldırı gerçekleştirildiğini, Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını bildirmişti. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'nun "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihaz bulundurma" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığını açıklamıştı. Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken kimileri de ABD'yi destekleyen açıklamalar yapmıştı.

Trump'tan o ülkelere Gröland tehdidi Haber

Trump'tan o ülkelere Gröland tehdidi

Trump'ın Grönland'a yönelik açıklamaları sonrasında tansiyon yükseliyor. Grönland için kararından vazgeçmeyen Trump, Truth Social hesabından bu konuda yeni bir duyuru yaptı. Amerika'nın yeni yaptırımlarını açıklayan Trump, Avrupa ülkelerini hedef aldı. GRÖNLAND PLANINA DESTEK VERMEYENLERE YENİ VERGİLER Trump, Grönland'ı satın almak istediğini belirterek, bu planı desteklemeyen ülkeleri ek gümrük vergisiyle karşı karşıya bırakacağını bildirdi. "1 Şubat 2026'dan itibaren, Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Finlandiya'dan ABD'ye gönderilen tüm mallara yüzde 10'luk yeni vergiler uygulanacaktır. Bu rakam, 1 Haziran 2026'da yüzde 25'e çıkacaktır." dedi. "VERGİLER GRÖNLAND'IN SATIN ALINMASINA KADAR SÜRECEK" Trump, Avrupa'nın Grönland'a asker göndermesi konusunu da ele alarak, "Bu, dünya güvenliği ve bütünlüğü açısından tehlike arz ediyor. Bu vergiler, Grönland'ın tamamıyla satın alınması hususunda bir anlaşma sağlanana kadar geçerliliğini koruyacak." diye ekledi. "MÜZAKERELER AÇIKTIR" Trump, satın alma konusunda görüşmelere açık olduklarını ifade ederek, "ABD, yıllardır sağladığımız kapsamlı koruma ve destek hizmetlerine rağmen, Danimarka ve diğer ülkelerle müzakerelere derhal açık olduğunu belirtir. Bu konuya gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim!" şeklinde konuştu. "YETERSİZ SAVUNMA" Grönland'ın savunmasının Çin ve Rusya'ya karşı yetersiz kalacağını iddia eden Trump, "Çin ve Rusya Grönland üzerinde hak iddia ediyor ve Danimarka buna karşı koyabilecek durumda değil. Şu anda savunma adına yalnızca iki köpek kızağına sahipler ve bunlardan biri yeni edinildi. Bu alanda etkili olabilecek ve başarıyla hareket edebilecek tek ülke, liderliğini yaptığım Amerika Birleşik Devletleri'dir." dedi.

Trump'tan Avrupa'ya Grönland tehdidi: Gümrük vergisi uygulayabilirim Haber

Trump'tan Avrupa'ya Grönland tehdidi: Gümrük vergisi uygulayabilirim

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın ABD yönetimine verilmesi konusunda uyum sağlamayan ülkelere "gümrük vergisi uygulayabileceğini" dile getirdi. Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen "Kırsal Sağlık Hizmetleri" temalı yuvarlak masa toplantısında Grönland ile ilgili dış politika meselelerine değindi. ABD Başkanı, "Grönland konusunda bizimle ortak görüşte olmayan ülkelere gümrük vergisi koyabilirim." ifadesini kullandı. Bazı Avrupa ülkelerindeki ilaç fiyatlarını örnek gösteren Trump, Fransa'ya ABD'nin uygulayabileceği bir vergiyle ilgili konuşurken, "Bu durumu Grönland için de uygulayabilirim." dedi. Grönland meselesinde, ABD'nin çıkarlarına karşıt tavır sergileyen ülkelere karşı gümrük vergilerini bir pazarlık aracı olarak kullanabileceği mesajını veren Trump, "Çünkü ulusal güvenliğimiz için Grönland'a ihtiyacımız var." şeklinde konuştu. Başkan Trump'ın bu açıklaması, ABD Kongresi'nden bir heyetin Kopenhag'da Danimarka ve Grönland milletvekilleriyle ABD'nin talebi konusunda görüşmeler gerçekleştirdiği sırada geldi. İLAÇ FİYATLARININ DÜŞÜRÜLMESİ VE SİGORTA ŞİRKETLERİ ABD Başkanı Trump, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr ve Medicare ile Medicaid Hizmetleri Direktörü Dr. Mehmet Öz'ün katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Amerikan halkının ilaç fiyatlarının diğer bazı ülkelerden en az 10 kat daha yüksek olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. "Bir ilacın fiyatı New York'ta, örneğin Londra'da veya Münih'te olduğundan 10 kat daha yüksek." diyen Trump, sağlık hizmetlerindeki maliyetleri "benzeri görülmemiş oranlarda" düşürdüklerini söyledi. Sağlık harcamalarını daha da azaltmak amacıyla ABD Kongresi'ne destek çağrısında bulunan Trump, "Maksimum fiyat şeffaflığı sağlayacağız ve maliyetler düşecek." sözlerini ekledi. İRAN'A TEŞEKKÜR ETTİ Trump, Tahran yönetiminin 800 idam kararını feshetmesinden dolayı İran'a teşekkür etti.

Trump’tan İran’a idam uyarısı: Çok sert önlemler alırız Haber

Trump’tan İran’a idam uyarısı: Çok sert önlemler alırız

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da sürmekte olan protestolarda göstericilerin idam edilebileceği şeklindeki bildirimler üzerine, "Asılma olayını duymadım. Ancak eğer asarlarsa, bunun sonucunda bazı hamleler göreceksiniz. Böylesi bir durumda çok sert önlemler alırız." diye belirtti. Trump, CBS News kanalına verdiği röportaj sırasında İran'daki protestolarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İran'daki gösterileri yakın mercek altında tuttuklarını belirten Trump, birkaç göstericinin idam edilebileceği söylentilerine ve bunun ABD için bir sınır çizgisi olup olmadığı sorusuna, "Asılma olayını duymadım. Ama asarlarsa, sonucunda bazı şeyler göreceksiniz. Böyle bir şey olursa çok sert karşılık veririz." karşılığını verdi. ABD'nin İran'daki protestoculara nasıl destek verebileceğine dair birçok yöntemin bulunduğunu belirten Trump, bunun yalnızca askeri adımlarla sınırlı kalmadığını, ekonomik ve başka yardım seçeneklerinin de gündemde olabileceğini ifade etti. Trump, sürecin olumlu ilerlemediğini düşündüğünü belirterek, "İran'daki gelişmeleri istemediğimiz bir durum olarak görüyoruz. Gösteri yapmak bir olaydır fakat binlerce insanı öldürmeye başladıklarında durum değişir, şimdi de asılmalardan konuşuyoruz. Bakalım bu süreç onlar için nasıl sonuçlanacak? İyi bir sonuç beklemiyorum." şeklinde açıklamada bulundu. ABD Başkanı Trump, İran'da devam eden gösterilere dair Truth Social üzerinden yaptığı son açıklamada, "Tüm İranlı vatanseverlere sesleniyorum, protestoları sürdürün, imkan varsa kurumlarınızı ele geçirin ve sizi haksızlığa uğratanların isimlerini kayıt altına alın." dedi. İran'daki protestolar İran'da 28 Aralık 2025'te, ülkenin yerel para biriminin döviz karşısında büyük bir değer kaybı yaşaması ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı protestolar birçok şehre yayıldı. Protestolarda ölen veya yaralanan kişilere dair resmi bir açıklama yapılmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 13 Ocak'ta protestoların 16. gününe dair yayınladığı raporda, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u ise 18 yaşın altında olmak üzere toplam 664 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 721 kişinin ise gözaltına alındığını bildirmişti. Protestolarda artan şiddet olayları ve polis müdahalesi sonrasında, 9 Ocak'ta ülke genelinde internet erişimi kesildi.

Trump'tan Venezuela mesajı: İnanılmaz bir operasyondu, ben kralım! Haber

Trump'tan Venezuela mesajı: İnanılmaz bir operasyondu, ben kralım!

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından yakalanmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump'tan yeni açıklamalar gelmeye devam ediyor. Son yapılan basın toplantısında konuşan Trump, ordusunu övgü dolu sözlerle onurlandırdı. Trump, Maduro'nun kendi dansını taklit ettiğini belirtti ve Venezuela'daki operasyonun olağanüstü olduğunu ifade etti. "BEN BİR KRALIM" "Kimse ABD ile boy ölçüşemez. Ben bir kralım. Dünyanın en büyük, ölümcül ve korkutucu ordusuna sahibiz" diyen Trump, açıklamalarına şu şekilde devam etti: "VENEZUELA İÇİN MUTLUYUM" Maduro'nun kötü biri olduğunu vurgulayan Trump, Venezuela için de mutlu olduğunu dile getirdi. "EN KORKULAN EN GÜÇLÜ ORDUYA SAHİBİZ" Trump, şu cümleleri kurdu: "Vahşi bir adamdı. Milyonlarca kişiyi öldürdü. İnsanlara işkence etti. Şu anda radikal solcular insanlara para dağıtıyor. Parayla satın alınmış insanların kim olduğunu biliyorsunuz. 'Maduro'ya özgürlük' pankartlarıyla sokağa çıkanlar var ki çok kaliteli baskı yapıyorlar. Bizim de böyle kreatif pankart yapıcılarına ihtiyacımız var. Bunları kim yapıyorsa onları işe almak istiyorum. Şu anda bu pankartları hazırlayanları tespit edip Cumhuriyetçi Parti'ye almak istiyorum. ABD'nin bir başka başarısı ise dünyanın en korkulan ve güçlü ordusuna sahip olmasıdır. Kimse bizimle yarışamaz. Kimsenin bizim seviyemizde silahları yok. Tek sorun hızlı üretim yapamamamız. Eskiden 4-5 yıl bekliyorduk. Artık daha hızlı olacağız. Ben kralım. Kimse benim kadar Boeing uçağı satmadı. Satış raporlarını inceleyin. Kimse benimle yarışamadı. F-35'lerin üretimi de uzun sürüyor. Hindistan 68 Apache helikopteri sipariş etti. "MADURO DANSIMI TAKLİT ETTİ" Maduro'nun kendine has dansını taklit ettiğini belirten Trump, yaptığı hareketlerle ilgi odağı oldu.

Tehdit gibi şapka pozu: Sırada o ülke mi var? Haber

Tehdit gibi şapka pozu: Sırada o ülke mi var?

ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoyduktan sonra diğer ülkelere karşı tehditkar tavırlarını devam ettiriyor. Donald Trump, Venezuela'daki müdahalenin etkileri sürerken, diğer bölge ülkeleri, Grönland ve İran'a yönelik tehditlerini yineledi. Meksika, Küba, Kolombiya, Grönland'ın ardından İran da Trump'ın hedefinde yer alan ülkelerden biri oldu. TRUMP'IN YENİ HEDEFİ NERESİ? Karakas'taki operasyon sonrası Amerikan güçlerinin bir sonraki hamlesinin neresi olacağı konuşulurken, Trump yine tehdide açık bir poz verdi. İRAN'A MESAJ Donald Trump "İran'ı yeniden büyük yap" şapkası ile görüntülendi. Bu karede, ABD'li Senatör Lindsey Graham da Trump'a eşlik etti. Graham, "2026'nın İran’ı yeniden büyük bir ülke yapacağımız yıl olmasını diliyor ve umuyorum" demişti. Graham da "İran'ı yeniden büyük yap" şapkası ile bir televizyon programına katılmıştı. İLK TEHDİT DEĞİL! Trump, "İran'da göstericilere karşı güç kullanıldığı takdirde ABD'nin müdahil olacağı" şeklindeki açıklamasına Tahran'dan ciddi tepki gelmişti. İRAN'DAKİ GÖSTERİLER 28 Aralık 2025'te İran'da ulusal para biriminin döviz karşısındaki değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran'daki Kapalı Çarşı'da başlayan protestolar, ülkenin farklı bölgelerine yayıldı. Gösterilerin başlamasının ardından İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın memnuniyetsizliğinin farkında olduklarını dile getirerek, ekonomik sıkıntılardan hükümetin sorumlu olduğunu ifade etti ve yetkililere "ABD gibi dış aktörleri suçlamamaları" gerektiğini söyledi. Loristan eyaletinin Kuhdeşt ilçesindeki eylemlerde 31 Aralık 2025'te 21 yaşındaki bir Besic üyesi yaşamını yitirirken, 13 polis memuru yaralanmıştı. Çeharmahal ve Bahtiyari eyaletindeki Lordigan ilçesinde 1 Ocak günü yaşanan olaylarda iki kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti. Loristan eyaletinin Azna kentinde de 1 Ocak'ta düzenlenen protestolar sırasında polis karakoluna yapılan saldırıda üç kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.

Trump'dan Maduro operasyonu mesajı: TV dizisi gibiydi, canlı izledim Haber

Trump'dan Maduro operasyonu mesajı: TV dizisi gibiydi, canlı izledim

ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir devam eden tehditlerinden sonra Venezuela'ya saldırı emri verdi. Venezuela'nın başkenti Karakas'ta patlamalar duyulmasının ardından saatler geçmişti ki Trump, Venezuela lideri Maduro'nun yakalandığını açıkladı. EŞİYLE BİRLİKTE ÜLKEDEN ÇIKARILDI ABD timlerinin gerçekleştirdiği operasyon sonucunda Maduro ve eşi yakalanarak ülkeden çıkarıldı. CNN'nin haberine göre, Maduro yatak odasından sürüklenerek çıkarıldı ve özel tim tarafından gözaltına alındı. Trump saatler sonra yaptığı açıklamada, Maduro ve eşinin New York'a götürüldüğünü dile getirdi. MADURO'NUN KONUMU CIA TARAFINDAN BELİRLENDİ Yetkililere göre, Trump'ın bu karara birkaç gün önce onay verdiği ve Maduro'nun yerinin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından belirlendiği ifade edildi. Trump'ın 19 Kasım'da CIA'e, Venezuela'ya gizli askeri operasyon düzenleme yetkisini verdiği iddia edilmişti. "MUHTEŞEM BİR OPERASYONDU" Trump, Times gazetesine verdiği röportajda, "Çok iyi bir planlama, harika askerler ve mükemmel insanlar vardı. Aslında muhteşem bir operasyondu" diye belirtti. "YARALI VAR, CAN KAYBI YOK" Trump, Fox News'e verdiği röportajda, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu ele geçiren ABD güçlerinin birkaç yaralanma yaşadığını ancak can kaybının olmadığını ifade etti. "MADURO DESTEKÇİLERİNİ ZOR BİR GELECEK BEKLİYOR" Trump sözlerine şöyle devam etti; "Maduro destekçileri halen Maduro'ya bağlı kalırlarsa onları zor bir gelecek bekliyor. Şu anda bir Başkan Yardımcısı var ama Machado'nun liderliğine de bakacağız. Çin lideri Xi ile iyi ilişkilerimiz var, bu operasyon nedeniyle Çin ile bir sorun yaşamayacağız. Petrol almaya devam edecekler. Operasyonu gerçekleştirebilmek için daha iyi hava koşullarını bekledik ve dört gün sonra harekete geçtik. "MADURO İLE GEÇEN HAFTA GÖRÜŞMÜŞTÜM" ABD tarafında birkaç yaralı var ancak kaybımız yok. Geçen hafta Maduro'yla görüşmüştüm. Venezuela petrol sektöründe güçlü bir giriş yapacağız." "CANLI İZLEDİM, DİZİ GİBİYDİ" "Askerlerimizden bunun başka bir ülkenin gerçekleştiremeyeceği bir manevra olduğunu duydum. Televizyon dizisi izler gibi canlı olarak izledim. Gerçekten etkileyici bir durumdu. Maduro son derece güvenli bir yerde saklanıyordu. Pazarlık etmeye çalıştı ama başka biri onun gibi devam edemezdi." NE OLMUŞTU? Venezuela'nın Karakas şehrinde patlamalar meydana gelmişti. Venezuela hükümetinin yaptığı açıklamada, saldırıların ABD tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülke genelinde "dış müdahale kaynaklı olağanüstü hal" ilan ettiğini açıkladığı bildirilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlendiğini, Maduro ile eşinin yakalanıp ülkeden çıkarıldığını açıklamıştı. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi'nde iddianame hazırlanarak suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmişti.

Beyaz Saray'dan itiraf: Derin devlet Pentagon'da! Haber

Beyaz Saray'dan itiraf: Derin devlet Pentagon'da!

ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde Beyaz Saray’ın en etkili figürü olarak belirtilen Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, Amerikan basınına verdiği detaylı röportajda Washington’un perde arkasını açıkladı. Vanity Fair’de yayımlanan dosya, Trump yönetiminin kriz anları, sert kararları ve iç dengeleri tüm gerçekliğiyle gözler önüne serdi. BAŞKANI YÖNLENDİREN TEK İSİM Habere göre Susie Wiles, Trump’tan sonra Beyaz Saray’daki en güçlü figür. Eski Cumhuriyetçi yetkililer, Trump’ın ani ve sert kararlarını etkileyebilen tek isim olarak Wiles’ı işaret etti. Wiles için "eşitleri olmayan ilk genel özel kalem" nitelendirmesi yapıldı. ELON MUSK KRİZİ BEYAZ SARAY’I SARSINTIYA UĞRATTI Susie Wiles, görevine başladığı ilk günden beri Beyaz Saray’da başka bir güç merkeziyle karşılaştı: Elon Musk. Wiles, Trump’ın milyarder müttefiki ve "Hükümet Verimliliği Departmanı" diye adlandırılan yıkıcı girişimin fiili lideri olan Musk hakkında, “O tamamen kendi başına hareket eden bir aktör” ifadesini kullandı. Wiles, Musk’ı güçlenmiş bir Nosferatu’ya benzetti ve şöyle konuştu: "Elon’la ilgili en büyük zorluk, onun hızına yetişebilmek. Ketamin kullandığını açıkça itiraf eden biri. Gündüzleri Yönetici Ofis Binası’nda uyku tulumunda uyuyor. Dâhiler gibi, oldukça tuhaf biri. Bu da işleri kolaylaştırmıyor." Musk, Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki ilk büyük krizi ortaya çıkaran kişi oldu. SpaceX’in kurucusu, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ile sert bir hesaplaşmaya girdi. Wiles, bu süreci şöyle anlattı: "Başlangıçta dehşete düştüm. Çünkü hükümetle uzaktan yakından ilgisi olan herkes gibi ben de USAID’in çok iyi işler yaptığını düşünüyordum." Trump, dış yardımları donduran başkanlık kararnamesinde hayat kurtaran programların devam etmesi gerektiğini açıkça belirtti. Ancak buna rağmen, bu programlar fiilen durduruldu. Wiles’a göre Musk, kararını çoktan almıştı: "Elon ‘Bunu yapacağız’ dediğinde, kararını çoktan vermişti. Programları kapattı, insanları işten çıkardı, herkesi dışarı attı. Sonra da ‘yıkıp yeniden yapmak daha iyi’ dedi. Bu benim tercih edeceğim bir yöntem değildi." Wiles, oluşan tabloyu düzeltme görevinin kendisine kaldığını belirtti ve önemli bir itirafta bulundu: "Başkan bunu bilmiyor ve asla bilmeyecek. Bu tür küçük kurumların detaylarına vakıf değil." Wiles, Musk’ı açık bir şekilde uyardığını da belirtti: “İnsanları ofislerinden bu şekilde çıkaramazsınız, dedim.” Ancak başlangıçta, USAID programlarının kesilmesinin yaratacağı insani sonuçları tam olarak kavrayamadığını kabul etti. Zamanla yardım kuruluşlarından ve eski yetkililerden gelen telefonlar durumu netleştirdi: Afrika’da aşı programları durmuştu ve binlerce hayat tehlikedeydi. Wiles, Musk’ın yaklaşımını şöyle özetledi: "Elon’un temel yaklaşımı şu: işi hızlı bitirmelisin. Aşamalı hareket edersen roketi Ay’a götüremezsin. Bu yaklaşımda bazı porselenleri kırarsın. Ama hiç kimse USAID sisteminin mükemmel olduğunu da iddia edemez." USAID’in fiilen etkisiz hale getirilmesi, George W. Bush döneminde başlatılan ve milyonlarca hayat kurtaran PEPFAR AIDS programını da felce uğrattı. Programın USAID hibelerine bağlı olduğu vurgulandı. Bu noktada Bill Gates’in sözlerine yer verildi: "Dünyanın en zengin adamının, dünyanın en fakir çocuklarını öldürmesi hoş bir görüntü değil." TÜRKİYE MASADA, GAZZE DOSYASI Trump'ın Özel Kalem Müdürü olarak atadığı Wiles, Gazze’de iki yıldır devam eden savaşın sonlandırılması adına yürütülen görüşmelerde Türkiye’nin kilit ülkelerden biri olduğunu belirtti. Trump’ın elçileri, Katar, Mısır ve Türkiye ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde ateşkes sağlandığını, neredeyse tüm rehinelerin serbest bırakıldığını aktardı. Gazze’nin geleceğine dair 20 maddelik planın gündemde olduğunu söyleyen Wiles, bu sürecin ABD iç siyasetinde büyük yankı uyandırdığını anlattı. Gazze ve İsrail konusu, Trump’ın koalisyonu içinde ciddi bir huzursuzluk alanı olarak öne çıktı. Wiles, özellikle gençler, podcast dinleyicileri ve sendika üyelerinden oluşan bir seçmen grubunun ABD’nin İsrail ile yakın ilişkilerinden rahatsız olduğunu aktardı. Bu rahatsızlığın Epstein dosyalarıyla birleştiğinde Beyaz Saray’da ciddi baskı yarattığını belirtti. İSRAİL, GAZZE VE TEPKİLİ SEÇMEN BLOĞU Wiles, Epstein dosyalarına ilgi gösteren yeni seçmenlerin, aynı zamanda Gazze savaşı ve İsrail ile kurulan yakın ilişkiden rahatsız olan gruplarla örtüştüğünü söyledi. Bu grubun Trump’ın klasik MAGA tabanından farklı olduğunu, Cumhuriyetçi Parti için yeni ve kırılgan bir alan oluşturduğunu anımsattı. TRUMP ÜÇÜNCÜ DÖNEM SORUSUNA NET CEVAP Trump’ın üçüncü kez aday olup olmayacağı sorusuna Wiles net bir yanıt verdi. Anayasanın buna olanak tanımadığını, Trump’ın da bunun farkında olduğunu belirtti. Trump’ın bu konuyu gündeme getirmesi, “insanları çılgına çevirdiği için” olduğunu söyledi. OVAL OFİS’TE GERİLİM ÖNCEDEN BİRİKMİŞTİ Haberde, Susie Wiles’ın Trump yönetimindeki kritik anlara dair aktardığı yeni perde arkası detaylara da yer verildi. Wiles’a göre Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky arasında Oval Ofis’te geçen karşılaşma, toplantıdan çok önce biriken gerilimlerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Zelensky’nin Beyaz Saray’a geldiği anda atmosferin zaten gergin olduğunu belirten Wiles, bu nedenle bir çatışmanın neredeyse kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. “KAMERALARI İÇERİ ALDIĞIMA PİŞMANIM” Wiles, Oval Ofis’e kameraların alınmasının hata olduğunu kabul etti. Tartışmanın yine yaşanacağını ancak kameralar olmadan kamuoyu gösterisine dönüşmeyeceğini söyledi. JD VANCE DETAYI: “BİLİNÇLİ BİR MÜDAHALEYDİ” Wiles, JD Vance’in öfkesine kapıldığı yönündeki yorumları reddetti. Vance’in müdahalesini “düşüncesiz değil, bilinçli” olarak tanımlayan Wiles, yaşananların plansız bir çıkış olmadığını belirtti. TRUMP–PUTİN İLİŞKİSİNE NET TANIM Vanity Fair dosyasında Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkisine dair Wiles’ın değerlendirmeleri de yer aldı. Wiles, bu ilişkiyi daha tutarlı bir çizgide değil, “dostane” olarak nitelendirdi. Wiles’a göre Trump, Putin’in Ukrayna’daki hedeflerinin yalnızca sınırlı toprak tavizlerinden ibaret olmadığı sonucuna vardı. Bazı danışmanlar ve dışarıdan uzmanlar Putin’in doğu Ukrayna’daki belirli bölgelerle yetineceği görüşündeydi, ancak Trump’ın bu görüşlere katılmadığı ifade edildi. Trump’ın bu değerlendirmeleri reddettiğini belirten Wiles, Başkan’ın Kremlin liderinin asıl hedefinin çok daha kapsamlı olduğuna inandığını söyledi. Wiles’a göre Trump, Putin’in asıl amacının Ukrayna’nın tamamı üzerinde hakimiyet kurmak olduğunu düşündü. HELSİNKİ ZİRVESİ HATIRLATMASI Trump ile Putin’in 2018 Helsinki zirvesini hatırlatan Wiles, o dönemki görüntünün dışarıdan bakıldığında sıcak bir hayranlık ve uyum izlenimi bıraktığını belirtti. İKİNCİ DÖNEMDE TELEFONLAR DEĞİŞKENDİ Wiles’ın aktardığına göre Trump’ın ikinci döneminde Putin’le yaptığı telefon görüşmeleri tutarlı bir çizgide ilerlemedi. Bazı görüşmeler samimi bir havada seyrederken, bazı temaslar belirgin şekilde gergin geçti. "TOPLANTIDA KAVGA ÇIKTI" Öte yandan 4 Kasım 2025’te Oval Ofis’te yapılan kritik toplantıda filibuster’ın kaldırılması ve Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun devrilmesi gündeme alındı. Trump konuşurken ayağa kalkan Wiles’ın, “Acil bir durum var, sizinle ilgili değil” diyerek toplantıyı terk etmesi, Beyaz Saray’daki tansiyonu yükselten anlardan biri olarak aktarıldı. TRUMP İÇİN DİKKAT ÇEKEN TANIM Röportajda en çok dikkat çeken ifadelerden biri Trump’a yönelik oldu. Wiles, ABD Başkanı’nı “alkolik bir karaktere sahip” olarak tanımladı. Trump’ın sınırsız karar alma tarzı için “yapamayacağı hiçbir şey olmadığına inanıyor” sözlerini kullandı. JD VANCE, RUBİO VE MİLLER ÜÇGENİ Wiles, Başkan Yardımcısı JD Vance’in siyasi dönüşümünü “tamamen siyasi” olarak değerlendirdi. Marco Rubio ve Stephen Miller ise Trump’ın sert çizgisini yansıtan isimler. JD Vance’in uzun zamandır komplo teorilerine eğilimli olduğu da dosyada yer aldı. SUUDİ ARABİSTAN Röportajlarda Suudi Arabistan başlığı da ön plana çıktı. Wiles, Trump’ın dış politikada Suudi Arabistan konusundan ziyade ekonomiye odaklanılmasını tercih ettiğini belirtti. Başkan, Suudi Arabistan’a ilişkin konuların gereğinden fazla gündeme gelmesinden rahatsız olduğunu ve ikinci dönemde ekonomik konuları ön plana çıkarmayı yeğlediğini söyledi. 6 OCAK AFFI Trump’ın görevine başladığı ilk gün çıkardığı 26 başkanlık kararnamesi ve 6 Ocak olaylarına karışan kişileri affetmesi de dosyalara geniş yer bulmuştu. Wiles, bu kararlarda Trump’la birçok kez karşı karşıya geldiğini ancak son sözün her zaman başkanda olduğunu belirtti. Haberde, Trump yönetiminin ideolojik katılığına dair dikkat çeken ifadeler de yer aldı. Susie Wiles, Project 2025’in mimarı ve Bütçe ve Yönetim Ofisi Başkanı Russell Vought için "sağcı bir fanatik" sözlerini kullandı. DERİN DEVLET NEREDE? Wiles, Washington’daki güç dengelerine dair değerlendirmesinde “derin devlet Dışişleri’nde değil, askeri-endüstriyel kompleks içinde” ifadesiyle Pentagon’u işaret etti. TRUMP NASIL BİR BAŞKAN? Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü, Trump’ın siyasi rakiplerine yönelik hamlelerinde intikam duygusunun önemli bir rol oynadığını belirtti. Açılan davalar için “insanlar bunu intikamcı bulabilir, neden böyle düşünülmemesi gerektiğini söyleyemem" dedi. Trump’ın her sabah intikam düşüncesiyle hareket etmediği, fakat fırsat doğduğunda bu yönde adım attığı ifade edildi. Trump’ın yakın çevresine yönelik değerlendirmelerde Elon Musk ve Adalet Bakanı Pam Bondi yer aldı. Musk için “ketamin kullandığını açıkça itiraf eden, tuhaf bir adam” ifadesini kullandı. Bondi’nin Epstein dosyalarını ele alış tarzının “tamamen başarısız” olduğunu belirtti. Epstein dosyalarında Trump’ın adının geçtiği, uçuş kayıtlarında yer aldığı ancak bu durumun suç teşkil eden bir duruma işaret etmediği belirtildi. Trump ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişki sosyal çevreyle sınırlıydı ve ikisi de aynı dönemde "genç, bekar playboylar" olarak benzer çevrelerde bulundu. Wiles’a göre dosyalarda Trump’a yönelik yasa dışı ya da taciz edici bir eylem bulunmadı. BEYAZ SARAY’DA GÜÇ DENGESİ SUSİE WİLES’IN ELİNDE Bunlara ek olarak, Trump’ın en uzun süre görevde kalması beklenen baş danışmanlarından biri olan Wiles, Beyaz Saray’daki rolünü "ne destekçi ne de cadaloz" olarak tanımladı. Trump ile her gün zorlu konuşmalar yaptığını ancak bugüne kadar anayasal kriz yaratacak bir durumla karşılaşmadığını belirtti. Trump’ın ikinci döneminin ilk dönemden çok daha kritik olduğunu vurgulayan Wiles, 2026 ara seçimlerinin Beyaz Saray için bir kader anı olacağını dile getirdi. YAYIN SONRASI İTİRAZ ETTİ Haberde yer alan iddiaların ardından Trump’ın özel kalem müdürü Susie Wiles, X hesabından bir paylaşım yaptı. Wiles, Vanity Fair’de yayımlanan makale için "yalancı bir şekilde kurgulanmış bir saldırı yazısı" olduğunu söyledi. Paylaşımında, "önemli bağlamlar görmezden gelindi, benim ve başkalarının Başkan ve ekip hakkında söylediklerinin büyük bölümü hikayeden çıkarıldı" dedi. Wiles, metnin “Başkan ve ekibi hakkında son derece kaotik ve olumsuz bir tablo çizmeye yönelik kaleme alındığını” belirtti. Trump yönetiminin kısa sürede elde ettiği sonuçlara da değinen Wiles, “Trump Beyaz Sarayı’nın 11 ayda, başka hiçbir başkanın sekiz yılda başaramadığından fazlasını başardığını” yazdı. SUSİE WİLES KİMDİR? ABD'nin New Jersey eyaletinde 1957'de doğan Wiles, Maryland Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra dönemin Temsilciler Meclisi üyesi Jack Kemp’in yardımcısı olarak siyasi kariyerine başladı. Daha sonra 1980'lerde dönemin Cumhuriyetçi başkan adayı Ronald Reagan'ın kampanyasında çalıştı. Kariyeri boyunca farklı Cumhuriyetçi isimlerle çalışan Wiles, daha sonra Florida'da valilik için yarışan Ron DeSantis'in kampanyasında görev aldı. Cumhuriyetçi Parti içinde önemli bir figür olarak tanınan Wiles, özellikle Trump'ın 2016 ve 2020'de düzenlediği seçim kampanyalarındaki rolüyle öne çıktı. Wiles, kampanya yönetimi, strateji geliştirme ve kriz yönetimi konularında uzmanlaşarak Trump'ın kampanyalarında etkili bir şekilde görev aldı. 67 yaşındaki Wiles, aynı zamanda uzun yıllar boyunca Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen figürleriyle yakın ilişkiler kurarak partinin stratejik vizyonunu etkileyen bir isim olarak tanınıyor. TRUMP ÖZEL YETKİ VERDİ Trump’ın Özel Kalem Müdürü olarak seçtiği Susie Wiles’a, klasik görev tanımının ötesinde stratejik yetkiler sağladı. Wiles, sadece günlük programı yöneten biri olmadı; Beyaz Saray’daki karar akışını kontrol eden, kritik dosyaların başkana hangi aşamada ve hangi içerikle iletileceğini belirleyen merkez figürlerden biri haline geldi. Kaynak:TürkiyeGazetesi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.