SON DAKİKA
Hava Durumu

#İsrail

Hür Haber - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Katil İsrail ordusu: Yedek askerlerimiz de tükendi Haber

Katil İsrail ordusu: Yedek askerlerimiz de tükendi

Lapid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “13 yıldır başbakanlık dahil ülkenin en kritik görevlerinde bulunduğunu ve Genelkurmay Başkanı Zamir'in güvenlik kabinesinde yaptığı uyarılar kadar ciddi bir değerlendirmeyi hatırlamadığını” vurguladı. Zamir'in “İsrail ordusunun çöküşün eşiğinde olduğunu” söylediğine işaret eden Lapid, “Yeni bir güvenlik kriziyle karşı karşıyayız.” ifadelerini yineledi. Lapid, hükümete şu sözlerle tepki gösterdi: “Genelkurmay Başkanı dün kabineye, artık yedek kuvvetleri sürekli olarak göreve çağırmaya devam etme imkanlarının kalmadığını bildirdi. Altıncı ve yedinci kez göreve çağrılan yedek askerler tükenmiş durumda ve güvenlik ihtiyaçlarımıza cevap veremiyorlar. Genelkurmay Başkanı dün kabineye, muvazzaf personelin de ciddi bir yıpranma içinde olduğunu iletti. Ordunun görevlerini yerine getirecek yeterli askeri personeli bulunmuyor. Hükümetin Ultra-Ortodoks (Haredi) kesimin askerlikten kaçmasını görmezden gelmesi, bir güvenlik riski oluşturuyor ve ordunun hazır durumuna ciddi bir darbe vuruyor. Hükümet çekingenliği bir kenara bırakmalı, askerlikten kaçan Haredilere ayrılan tüm bütçeleri derhal kesmeli, askeri polisi firarilerin peşine düşürmeli ve Haredileri hiç tereddüt etmeden askere almalıdır. Lapid, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını hedef alan İsrailli yerleşimcilerin son dönemdeki saldırıları sonucu artan Filistinli can kayıplarına dikkati çekerek, hükümete şu çağrıda bulundu: “Hükümet, Yahudi terörüne karşı her türlü imkanı kullanarak mücadele etmelidir. Yahudi teröristleri açıkça destekleyen (Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı) Itamar Ben Gvir'in yetkileri kısıtlanmalı ve tüm denetim mekanizmaları harekete geçirilmelidir.” Hükümetin orduyu “stratejisiz, imkansız ve yetersiz askerlerle çok cepheli bir savaşa gönderdiğini” söyleyen Lapid, “Hükümet bu kez 'habersizdim' diyemeyecek. (Eyal Zamir) kendilerinin atadığı Genelkurmay Başkanıdır. Onu siyasi olarak itibarsızlaştıramaz ve suçu ona yükleyemezler. Dün geceden itibaren Başbakan Netanyahu, ‘sorumlu değilim’ dememelidir.” açıklamasını yaptı. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, dün akşamki güvenlik kabinesi toplantısında bakanlara önemli uyarılar yapmıştı. Zamir, İsrail ordusunun büyük bir personel açığı içerisinde olduğunu belirterek, “Personel sorununa çözüm bulamazsak ordu çökecektir.” demişti.

Katil İsrail İran saldırılarının bilançosunu açıkladı Haber

Katil İsrail İran saldırılarının bilançosunu açıkladı

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’a 28 Şubat’tan bu yana düzenledikleri 2 binin üzerindeki hava saldırısında İran ordusuna ait karargahların ve askeri altyapısının hedef alındığı belirtildi. Açıklamada, İsrail savaş uçaklarının İran’ın balistik füze kapasitesine yönelik yaklaşık 4 bin 700 hava saldırısı gerçekleştirdiği ifade edildi. Açıklamada geri kalan saldırıların detaylarına ilişkin ise bilgi verilmedi. Öte yandan İsrail jetlerinin 2 Mart'tan bu yana Lübnan’a bin 100 hava saldırısı gerçekleştirdiği de aktarıldı. Söz konusu saldırılarda Hizbullah’a ait 200 füze ve fırlatma rampasının imha edildiği, 35 komuta ve kontrol merkezinin hedef alındığı ve 380’den fazla Hizbullah mensubunun etkisiz hale getirildiği öne sürüldü. İsrail ordusu, İran’ın orta ve batı kesimlerinde gün içinde 150 hedefe hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Hedefler arasında balistik füze depolama tesisleri, füze rampaları, insansız hava aracı (İHA) depoları ve hava savunma sistemleri üretim tesislerinin bulunduğu iddia edildi. 90 İsrail savaş uçağının son 24 saatte Tahran’a gerçekleştirdiği saldırılarda ise çok sayıda güvenlik karagahına 200 bomba atıldığı kaydedildi. Söz konusu hedefler arasında İran Gönüllü Güvenlik Güçleri'nin (Besic) Merkez Karargahı ile Devrim Muhafızları Ordusu’nun bölgesel karargahının yanı sıra güvenlik güçlerine ait çok sayıda tesisin vurulduğu belirtildi.

İsrail'in ''gizli'' operasyonu fiyaskoyla bitti Haber

İsrail'in ''gizli'' operasyonu fiyaskoyla bitti

Ordudan yapılan açıklamada, 1986'da Lübnan'da uçağı düşen ve o günden beri kayıp olan İsrailli askeri pilot Ron Arad'ın kalıntılarını bulmak amacıyla Lübnan'a hava operasyonu düzenlendiği ifade edildi. Hava operasyonu sırasında İsrail askerlerinden yaralanan olmadığı vurgulanan açıklamada, arama yapılan bölgede Arad'a dair herhangi bir ize rastlanmadığı kaydedildi. Açıklamada, Lübnan medyasında yer alan çatışma iddialarına değinilmedi. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberinde, İsrail ordusunun Lübnan-Suriye sınır hattına yakın Doğu Sıradağları'nda, Nebi Şit–Ham istikametinde hava indirme girişimi yaptığı belirtildi. Hizbullah, İsrail ordusunun ülkenin doğusundaki Baalbek kenti çevresinde helikopterlerle gerçekleştirdiği hava indirme girişimine karşı Nebi Şit kasabası yakınlarında çatışma çıktığını ve girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını bildirdi. - HİZBULLAH'IN RIDVAN GÜCÜ'NE YÖNELİK OPERASYONLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ İDDİASI İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanlarına ve komuta noktalarına yönelik saldırı düzenlendiğini ileri sürdü. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen çeşitli hedeflere operasyonlar düzenlendiği aktarıldı. Lübnan'ın güneyinde ve doğusundaki Bekaa bölgesinde Hizbullah'a ait roketatar sistemleri, silah depoları ve diğer askeri tesislerin hedef alındığı belirtilen açıklamada, Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanları ile iki komuta merkezinin güneydeki Mecdel Silim'de etkisiz hale getirildiği iddia edildi. Açıklamada, ülkeye yönelik eylemlerin devam edeceği konusunda uyarı yapıldı.

Somaliland krizi! Netanyahu'nun alçak planına tepki yağıyor Haber

Somaliland krizi! Netanyahu'nun alçak planına tepki yağıyor

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail'in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönünde yaptığı açıklamanın Tel Aviv yönetiminin hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneğini teşkil ettiğini bildirdi. İsrail, Somaliland'ı "ülke" olarak tanıdı "İsrail'in, Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönünde yaptığı açıklama, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneğini teşkil etmiştir." ifadesini kullanan Keçeli, yayılmacı politikalarını sürdüren ve Filistin Devleti'nin tanınmasını engellemek için her türlü çabayı gösteren İsrail'in bu adımının Somali'nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşıdığını vurguladı. Keçeli, Somali Federal Cumhuriyeti ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararların, tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde alınması gerektiğinin altını çizerek, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'nda barış ve güvenliğe önem verdiğini hatırlattı. Dışişleri Sözcüsü, ayrıca Ankara'nın Somali'nin toprak bütünlüğünü "kararlılıkla desteklediğini" belirterek, Somali halkının yanında olmanın sürdürüleceği mesajını verdi. Somali ve Somali'nin Güneybatı Eyaleti Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, İsrail'in bu adımına ilişkin açıklamasında, "Başbakan Netanyahu'nun Somali'nin kuzeyindeki bir bölgeyi tanımasına yönelik yasa dışı saldırgan tutumu, uluslararası hukuka aykırıdır." ifadesini kullandı. Somali'nin iç işlerine müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirten Mahmud, "Somali ve Somali halkı birdir, bölünme yoluyla birbirinden koparılamaz." dedi. Somali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Somali'nin egemenliği, ulusal birliği ve toprak bütünlüğünün, Somali Federal Cumhuriyeti Geçici Anayasası, Birleşmiş Milletler Şartı ve Afrika Birliği Kurucu Senedi'nde güvence altına alındığına işaret edildi. İsrail'in Somali'nin kuzeyine ilişkin tanıma anlamına geldiği belirtilen adımının, Somali'nin egemenliğine yönelik hukuka aykırı bir girişim olduğu, bu adımın kesin bir dille reddedildiği belirtildi. Somali Güneybatı Eyaleti Başkanlık Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada da İsrail'in Somaliland'i "ülke olarak tanıma" yönündeki girişiminin uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunun altı çizildi. AB'den İsrail'in Somaliland bölgesinin "bağımsızlığını tanıma" kararına tepki Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Servisi (EEAS), İsrail'in Somali'nin bir parçası olan Somaliland'i dün "bağımsız devlet" olarak tanıma kararının ardından açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail'in 26 Aralık'ta Somaliland'i bağımsız bir devlet olarak tanıdığı anımsatılarak, "AB anayasası, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler Şartları uyarınca Somali Federal Cumhuriyeti'nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmasının önemini yeniden teyit etmektedir." ifadesi kullanıldı. Somali'nin toprak bütünlüğünün bütün Afrika Boynuzu bölgesinin barış ve istikrarı için kilit öneme sahip olduğuna işaret edilen açıklamada, AB'nin, Somaliland ile Somali Federal Hükümeti arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlıkları çözmek için anlamlı bir diyalog kurulmasını teşvik ettiği belirtildi. Mısır Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin Somali Dışişleri Bakanı Abdüsselam Abdi Ali, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cibuti Dışişleri Bakanı Abdulkadir Hüseyin Ömer ile yaptığı telefon görüşmelerinde İsrail'in bu kararının tamamen reddedildiği ve kınandığı belirtildi. Somali'nin egemenliğini ihlal edecek veya ülkedeki istikrarın temellerini sarsacak her türlü tek taraflı eylemin, Somali devletinin birliğine aykırı paralel oluşumlar dayatma girişimlerinin reddedildiği ifade edildi. Afrika Birliği Afrika Birliği (AfB), Somaliland bölgesini bağımsız bir devlet olarak tanıma yönündeki herhangi bir adımı reddederek, Somali'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savundu. AfB'den yapılan yazılı açıklamada, "Somaliland'i bağımsız bir varlık olarak tanımayı amaçlayan her türlü girişim veya eylemin kesinlikle reddedildiği ve Somaliland'in Somali Federal Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ettiği" bildirildi. Somali'nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü zayıflatmaya yönelik her türlü girişimin reddedildiği açıklamada, "Bu adım, Afrika Birliği'nin temel ilkelerine aykırıdır ve kıta genelinde barış ve istikrar için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracak tehlikeli bir emsal oluşturma riski taşır." değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, AfB'nin "Somali'nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığı ve Somali yetkililerinin barışı pekiştirme, devlet kurumlarını güçlendirme ve kapsayıcı yönetimi geliştirme çabalarına tam desteği" vurgulandı. Körfez İşbirliği Konseyi Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de açıklamasında, İsrail'in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıyan kararını şiddetle kınadığını ve reddettiğini ifade etti. Budeyvi, söz konusu tanımanın, Afrika Boynuzu bölgesindeki istikrarın temellerini sarsacak ve bölgedeki uluslararası barış ve güvenliği güçlendirmeyi amaçlayan bölgesel ve uluslararası çabalara aykırı olarak daha fazla gerilim ve çatışmaya yol açacak tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini belirtti. Arap Birliği Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in söz konusu kararının "kabul edilemez" olduğunu vurguladı. İsrail'in bu adımını "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendiren Ebu Gayt, tek taraflı tanıma girişimlerinin Somali'nin iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ve tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ifade etti. İslam İşbirliği Teşkilatı İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan (İİT) yapılan açıklamada, bu adımın, Somali'nin egemenliği, ulusal birliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu vurgulandı. Söz konusu kararın kınandığı açıklamada, İİT'nin Somali ile tam dayanışma içinde olduğu ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğüne destek vermeye devam edeceği kaydedildi. Birleşmiş Milletler Anlaşması ve uluslararası hukuk ilkelerinin, üye devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygıyı öngördüğüne dikkati çekilen açıklamada, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik, barış ve istikrarın korunması gerektiği vurgulandı ve bölgesel istikrarı zayıflatabilecek her türlü eylemin reddedildiği belirtildi. ABD ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine telefonla verdiği röportajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Somaliland'in bağımsızlığını tanıması konusunda kendisinin Netanyahu'nun adımının aynısını atmaya hazır olmadığını dile getirdi. Trump, "Her şey çalışma altında. Bu konuyu çalışacağız. Birçok şey üzerinde çalışıyoruz ve muhteşem kararlar veriyorum, bunlar da doğru kararlar." dedi. Trump, "Somaliland'i bilen var mı gerçekten?" diye sordu. IGAD Doğu Afrika'daki Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Somali'nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan güçlü ve sarsılmaz bağlılığını yineledi. IGAD'dan yapılan açıklamada, Somali'nin uluslararası hukuk çerçevesinde birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğü tanınan egemen bir IGAD üyesi devlet olduğu vurgulanarak, herhangi bir tek taraflı tanıma girişiminin, Birleşmiş Milletler Şartı, Afrika Birliği Kurucu Senedi ve IGAD'ı kuran anlaşmaya aykırı olduğu ifade edildi. Açıklamada, uluslararası ortaklar ve ilgili tüm paydaşlara uluslararası hukuka saygı göstermeleri ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğini güçlendirecek diyalog ve süreçleri desteklemeleri çağrısında bulunuldu. Somali hükümeti ve Somali halkıyla dayanışma içinde olunduğu belirtilen açıklamada, Somali ve IGAD bölgesinde kalıcı barış, istikrar ve refahın sağlanmasına yönelik kapsayıcı siyasi süreçler ve bölgesel işbirliğine olan bağlılığın sürdüğü kaydedildi. Katar Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Katar'ın, Somali'nin birliğini zayıflatacak paralel oluşumlar yaratmayı veya dayatmayı amaçlayan her türlü girişimi reddettiği belirtildi. İsrail makamları ile Somaliland bölgesi arasındaki karşılıklı tanımanın, "uluslararası hukuk ilkelerine aykırı, tek taraflı ve tehlikeli bir emsal teşkil eden, Somali'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne tecavüz anlamına gelen bir eylem" olarak değerlendirildiği açıklamada, Katar'ın, Somali devletinin meşru kurumlarını tam desteklediği ve güvenliği ile istikrarını korumaya ve halkının çıkarlarını savunmaya önem verdiği kaydedildi. Katar'ın, Somali'nin egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğü konusundaki kararlı ve destekleyici duruşu yinelenerek, uluslararası hukuka uyulması ve uluslararası meşruiyet kararlarına saygı gösterilmesi çağrısı yapılan açıklamada, Afrika Boynuzu bölgesinde güvenlik ve istikrarın korunması için uluslararası düzeyde koordineli çabalara ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin "Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğini" vurguladı. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, görüşmede, İsrail'in Somaliland'i tanıma kararının reddedilmesi yönünde uluslararası bir tutum sergilenmesindeki rolü ve desteği için Katar Emiri Temim'e teşekkür ve memnuniyetini iletti. Emir Temim de "Katar'ın, Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğini, ayrıca ülkenin güvenliği, istikrarı ve kardeş Somali halkının çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını" ifade etti. Yemen Yemen Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da Yemen'in, Somali'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiği belirtildi. Somali'nin ulusal birliğini tehlikeye atacak veya egemenliğine aykırı bir oldubitti dayatmaya çalışacak her türlü önlem ve uygulamanın reddedildiği bildirilen açıklamada, "İsrail makamları ile Somaliland bölgesi arasında yapılan her türlü bildiri, anlaşma veya karşılıklı tanımayı reddediyoruz, zira bu, uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlalidir." denildi. Filistin Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Filistin'in Somali'nin birliğine, egemenliğine ve siyasi bağımsızlığına tam desteği ifade edildi. İsrail'in Somaliland'i tanıması ve ayrılıkçılığı destekleyen, Somali'nin egemenliğini ve birliğini ihlal eden, istikrarını zayıflatan her türlü adımın reddedildiği açıklamada, söz konusu tanımanın, "başta Orta Doğu ve Arap ülkelerinin güvenliği olmak üzere İsrail'in sömürgeci bir güç olarak uluslararası barışı ve güvenliği baltalama girişimlerinin bir parçası" olduğuna işaret edildi. Açıklamada, tanımanın bölgesel bir tehdit oluşturduğu ve bölgeyi istikrarsızlık içinde tutmayı sürdürdüğü belirtilerek, "İsrail, özellikle Gazze Şeridi'ndekiler olmak üzere Filistin halkını yerinden etmek için Somaliland'i bir hedef ülke olarak kullandı." denildi. Hamas Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, Somaliland ile İsrail arasında yapılan karşılıklı tanımanın reddedildiği vurgulandı. Hamas, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri zorla yerlerinden etmeyi amaçlayan tüm planlarını ve özellikle de bu yerinden etme için olası bir hedef olarak "Somaliland" bölgesinin kullanılmasını öngören girişimleri kesinlikle reddettiğini bildirdi. Açıklamada, bu tanıma "tehlikeli bir emsal ve Filistin topraklarını işgal eden, savaş suçları ve soykırıma karışan ve giderek artan uluslararası izolasyonla karşı karşıya olan faşist bir oluşumdan sahte meşruiyet kazanmaya yönelik kabul edilemez bir girişim" olarak değerlendirildi. Hamas'ın açıklamasında, İsrail'in Filistin halkını zorla yerinden etme ve özellikle de Somali topraklarını Gazze halkı için bir hedef olarak kullanma planlarının tamamen reddedildiği yinelendi. Açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Somali'de ayrılıkçı bir yönetimi tanıma yoluna başvurması, İsrail'in soykırım suçları nedeniyle maruz kaldığı uluslararası tecridin derinliğinin bir yansıması olarak değerlendirildi. Hamas'ın açıklamasında, İsrail'i kuşatma altına almak ve liderlerini insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı hesap vermeye zorlamak için uluslararası çabaların sürdürülmesinin yanı sıra halk ve resmi düzeylerde tecridin güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu. İran İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Dışişleri Bakanlığı sitesinden yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in Somaliland bölgesinin "bağımsızlığını tanıma" kararını kınadı. Bekayi, İsrail'in Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü parçalamaya yönelik girişimlerde bulunarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. İsrail'i, bölge ülkelerini istikrarsızlaştırmak ve Kızıldeniz'de güvensizliği artırmakla suçlayan Bekayi, İran'ın, Somali'nin ulusal egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması yönünde tavır sergileyeceğini bildirdi. Bekayi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliğinin İsrail'i kınayan tutumuna destek verdiklerini vurgulayarak, uluslararası toplumdan, İsrail'in bölgedeki yayılmacı tutumunu kınamasını istedi. Sudan Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığından yapılan açıklamada, "Sudan, işgalci İsrail'in Somaliland bölgesini ülke olarak tanımasını kesin bir dille reddettiğini ve şiddetle kınadığını ifade etmektedir." denildi. Açıklamada, bu adımın, uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, bölgenin tamamında istikrar ve güvenliği zedeleyecek tehlikeli bir emsal teşkil ettiği belirtildi. Kardeş Somali halkıyla tam dayanışmanın vurgulandığı açıklamada, Somali Federal Cumhuriyeti'nin birliğine ve uluslararası alanda tanınmış sınırları dahilinde tüm toprakları üzerindeki tam egemenliğine olan güçlü destek ifade edildi. Pakistan Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Somali'nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü zedeleyen her türlü girişimin şiddetle kınandığı belirtilerek, bu bağlamda İsrail'in Somaliland bölgesinin "bağımsızlığını tanıma" kararının reddedildiği kaydedildi. Bu tür "yasa dışı ve kışkırtıcı eylemlerin" uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu belirtilen açıklamada, bu durumun sadece Somali'nin değil tüm bölgenin barış ve istikrarını tehdit ettiği vurgulandı. Açıklamada, "Uluslararası toplum, bu tür eylemleri reddetmek ve İsrail'in daha geniş bölgede barış ve istikrar için sürdürülen çabaları baltalamasını önlemek ve caydırmak için harekete geçmelidir." ifadesi kullanıldı. Pakistan'ın, Somali'nin egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğü ile ülkede kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara tam desteğini yinelediği vurgulanan açıklamada, Filistinlilerin topraklarından zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü adımın da kesin bir dille reddedildiği bildirildi. Suudi Arabistan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Somali'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verildiği ifade edildi. İsrail ile Somaliland bölgesi arasındaki karşılıklı tanıma bildirisinin, uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı ayrılıkçı fiilleri güçlendirdiği kaydedilen açıklamada, Somali'nin birliği aleyhinde paralel oluşumlar dayatma girişimlerinin reddedildiği vurgulandı. ⁠Somaliland bölgesi, kararı memnuniyetle karşıladı Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland'in Başkanı Abdirahman Mohamed Abdillahi, İsrail'in ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını tanıma kararını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Abdillahi, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in söz konusu kararının, Somaliland'in uzun yıllardır sürdürdüğü uluslararası meşruiyet arayışında önemli bir dönüm noktası olduğunu öne sürdü. "İsrail'in Somaliland'ın egemenliğini ve bağımsızlığını resmen tanıma yönünde aldığı tarihi ve ilkesel kararı memnuniyetle karşıladıklarını" belirten Abdillahi, İsrail'in tanıma kararının ardından Somaliland'in bölgesel ve küresel barış vizyonu doğrultusunda İbrahim Anlaşmaları'na katılma niyetini ortaya koyduğunu kaydetti. İsrail Somaliland'i tanıyan ilk ülke İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Somaliland bölgesini "bağımsız ve egemen devlet" olarak tanıdıklarını duyurmuştu. Bu kararla İsrail, Somaliland'i tanıyan ilk ülke oldu. Somaliland, 1991'de Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı. Somali ise Somaliland'i ülkenin ayrılmaz parçası olarak görüyor ve bölgeyle ilgili tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu vurguluyor.

ABD'nin skandal İsrail kararına tepki yağıyor Haber

ABD'nin skandal İsrail kararına tepki yağıyor

ABD yönetimi tarafından, UCM'nin İsrail'in savaş suçlarıyla ilgili itirazının reddedilmesi üzerine iki yargıca karşı yaptırım kararı alınmıştı. ABD'nin bu tutumu dünya genelinde tepkilere yol açtı. FRANSA'DAN TEPKİ,Fransa Dışişleri Bakanlığı, Paris hükümetinin, iki UCM yargıcına yeni yaptırım uygulama kararından haberdar olduğunu dile getirdi. Açıklamada, bu yaptırımların, ABD'nin daha önce UCM’nin dokuz yargıcına yönelik aldığı yaptırımlara eklendiği belirtilerek, “Fransa, Mahkemeye, personeline ve ona hizmet eden sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskıcı adımları kınıyor. Fransa, ABD'yi 6 Şubat 2025 başkanlık kararnamesi doğrultusunda bu yaptırımları kaldırmaya çağırıyor.” denildi. Açıklamada, ABD'nin bu hamlesinin, 125 ülkenin taraf olduğu Roma Statüsü'ne ve UCM’ye yönelik bir ihlal oluşturduğu, ayrıca “yargı bağımsızlığı ilkesiyle” çeliştiği ifade edildi. Fransa’nın konuyla ilgili yargıçlarla dayanışma içinde olduğu belirtilerek, UCM ve personeline koşulsuz destek sağlama çağrısı yapıldı ve UCM'nin cezasızlıkla mücadeledeki önemli rolüne vurgu yapıldı. Fransa ayrıca, Avrupa'daki ortakları ve Roma Statüsü'ne taraf devletlerle birlikte, UCM'nin adaletin sağlanması için bağımsız ve adil bir biçimde çalışabilmesi konusunda seferber olduğunu ifade etti. İSPANYA'DAN UCM'YE DESTEK İspanya, ABD'nin UCM'nin iki yargıcına yaptırım uygulama kararına karşı çıktı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, ABD'nin iki UCM yargıcına aldığı yaptırımların kabul edilmediği belirtildi. Söz konusu yaptırımların, "mahkemenin bağımsızlığına, bütünlüğüne ve tarafsızlığına karşı bir saldırı olduğu ve çalışmalarını tehlikeye attığı" belirtilirken, "UCM, insanlığa karşı işlenen en ağır suçlardan sorumlu olanların hesap vermesinde ve mağdurlara tazminat sağlanmasında önemli bir rol üstlenmektedir." dendi. "UCM'ye tam destek verdiğini belirten ve etkilenen yargıçlara, savcılara ve UCM personeliyle dayanışma içinde olduğunu kaydeden" İspanya yönetimi, "Roma Statüsü ve uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine sadık kalma ve UCM'nin yargı erkinin kullanımını güvence altına alma" sözünü vermiştir. BELÇİKA'DAN ABD'YE ELEŞTİRİ Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, ABD'nin UCM yargıçlarına yönelik uygulamalarını "derin üzüntüyle" karşıladığını açıkladı. Prevot, bu adımın yargının bağımsızlığına ve cezasızlıkla mücadelesine engel teşkil ettiğini belirterek, "Mahkemenin bu zorluklarla mücadelesini takdir ediyoruz. Mağdur haklarının korunması adına Mahkeme'nin bağımsız ve tarafsız görevine devam etmesi için desteğimiz sürecektir." dedi. BM: ABD YAPTIRIMLARINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, UCM’nin iki yargıcına yönelik ABD yaptırımlarını "ciddi bir endişe" olarak değerlendirdi. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, "Genel Sekreter, yürütme emri kapsamında cezalandırılacak iki UCM yargıcının yanı sıra UCM ve BM yetkililerine yönelik devam eden yaptırımlardan ciddi endişe duyuyor." şeklinde konuştu. BM ile UCM’nin farklı yetkilere sahip iki önemli yapı olduğuna vurgu yapan Haq, Genel Sekreter Guterres'in UCM'nin çalışmalarına duyduğu saygıyı dile getirdi. Genel Sekreterin, yargı bağımsızlığının bir temel ilke olduğunu belirttiği açıklamasında, BM'nin UCM ile 2004 yılında imzalanan işbirliği anlaşmasına bağlı kaldığı ifade edildi. UCM, ABD yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’a yönelik tutuklama emirlerini itibarsızlaştırma itirazını reddeden iki yargıca yaptırım kararı almasını kınadı. NETANYAHU ABD'NİN KARARINDAN MEMNUN Gazze Şeridi'nde işlenen savaş suçları nedeniyle hakkında tutuklama kararı çıkarılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, UCM'nin iki yargıcına ABD'nin yaptırım uygulama kararını memnuniyetle karşıladı. ABD YAPTIRIMLARI DEVREYE KOYDU ABD, UCM’nin İsrail’in savaş suçlarına ilişkin itirazını reddeden Gürcü yargıç Gocha Lordkipanidze ve Moğol yargıç Erdenebalsuren Damdin'e yaptırım uygulama kararı aldı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "UCM yargıçlarının, İsrail’in rızası olmadan, UCM'nin İsrail vatandaşlarına yönelik soruşturma, tutuklama veya yargılama girişimlerinde doğrudan yer aldıklarını" ifade etti. ABD yönetimi, Binyamin Netanyahu dahil bazı İsrailli yetkililerle ilgili tutuklama kararlarının ardından UCM Başsavcısı Kerim Han’ı yaptırım listesine aldığını duyurdu. Trump yönetimi ayrıca ağustos ayında bazı UCM yargıç ve savcılarını, "İsrail'e karşı önyargılı tutumları" gerekçesiyle yaptırım listesine eklemişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.