SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erdoğan

Hür Haber - Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan'dan Katil İsrail'in saldırılarına tepki Haber

Erdoğan'dan Katil İsrail'in saldırılarına tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: Sayın Cumhurbaşkanı, değerli heyet üyeleri, kıymetli basın mensupları, sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun ve beraberindeki değerli heyeti Ankara'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kendilerine bir kez daha hepinizin huzurunda hoş geldiniz diyorum. Öncelikle, bundan 81 yıl önce binlerce Cezayirli kardeşimizin şehadet ettiği Setif ve Guelma katliamının yarınki yıldönümü münasebetiyle, Cezayir'in bağımsızlık mücadelesinde can veren tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Sayın Tebbun ile son olarak 21 Kasım 2023 tarihinde Cezayir'de bir araya gelmiş ve İşbirliği Konseyi mekanizmamızı bir üst aşamaya taşıyan kararla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi ilan etmiştik. Hamdolsun bugün kendileriyle birlikte Stratejik İşbirliği Konseyimizin ilk toplantısını gerçekleştirdik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirecek kararlar aldık. Türkiye-Cezayir ilişkilerinin temel motorunu, ortak tarihimizden gelen karşılıklı sevgi ve saygı oluşturmaktadır. Bu dayanışma ruhunu günümüzde sadece ikili ilişkilerimizde değil, birçok uluslararası meselede sergilediğimiz ortak duruşta da görmekteyiz. Afrika kıtasındaki en önemli ticaret ortaklarımızdan biri olan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere pek çok stratejik sahada geliştirmeye kararlıyız. Cezayir ile savunma sanayii alanındaki iş birliğimizin hem ülkelerimizin hem de bölgesel güvenliğin tahkim edilmesine katkı sunacağına inanıyoruz. İSRAİL'İN SALDIRILARINA TEPKİ İsrail'in tahrikleriyle tetiklenen bölgemizdeki savaş, özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik probleminin mevcut hükümetin yayılmacı, hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Türkiye ile Cezayir arasında 14 anlaşma imzalandı Haber

Türkiye ile Cezayir arasında 14 anlaşma imzalandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun diplomatik temaslarını sürdürüyor. Bu çerçevede Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile Beştepe'de bir görüşme gerçekleştirdi. İki lider, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yapmak üzere kameraların karşısına geçti. 14 ANLAŞMA İMZALANDI Öte yandan, ortak basın toplantısı öncesinde iki ülke arasında toplam 14 anlaşma imzalandı. "TİCARET HACMİ HEDEFİMİZ 10 MİLYAR DOLAR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere değinerek "Cezayir ile işbirliğimiz gelişmeye devam ediyor. Cezayir ile ticaret hacmi hedefimiz 10 milyar dolar. 2023 yılında belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı artırmış bulunuyoruz. Cezayir’de bin 600'ü aşkın firmamız, 8 milyar dolarlık yatırımlarıyla sanayi, madencilik, tarım, inşaat, ilaç sanayi ve altyapı sahalarında önemli proje ve yatırımlara imza atıyor." dedi. "ANKARA'DA AĞIRLAMAKTAN BÜYÜK BİR MEMNUNİYET DUYUYORUM" İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan bölümler: “Sayın Cumhurbaşkanı, değerli heyet üyeleri, kıymetli basın mensupları, sizleri en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun ve değerli heyetini Ankara'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kendilerine bir kez daha sizlerin huzurunda hoş geldiniz diyorum. Öncelikle bundan 81 yıl evvel binlerce Cezayirli kardeşimizin şehit düştüğü Setif ve Guelma katliamının yarınki yıldönümü münasebetiyle, Cezayir'in bağımsızlığı uğruna can veren tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.” "KARDEŞLİĞİMİZİ DAHA İLERİYE TAŞIYACAK KARARLAR ALDIK" “Sayın Tebbun'la en son 21 Kasım 2023 tarihinde Cezayir'de bir araya gelmiş, İşbirliği Konseyi mekanizmamızı bir üst seviyeye taşıyan kararla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi ilan etmiştik. Hamdolsun bugün kendileriyle beraber Stratejik İşbirliği Konseyimizin ilk toplantısına başkanlık ettik, kardeşliğimizi daha da ileriye götürecek kararlar aldık. Türkiye-Cezayir ilişkilerinin lokomotifini, ortak tarihimizden gelen karşılıklı saygı ve sevgi oluşturuyor. Bu dayanışma ruhunu bugün sadece ikili münasebetlerimizde değil, birçok uluslararası meselede sergilediğimiz ortak tavırda da görüyoruz. Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan olan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere pek çok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız.” İSRAİL'İN SALDIRILARINA TEPKİ “Değerli basın mensupları, İsrail'in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen bölgemizdeki savaş, özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Türkiye olarak Cezayir'le de yıllar önce güvenilir, istikrarlı ve sürdürülebilir enerji iş birlikleri kurduk ve geliştirdik. Gelinen noktada doğal gaz başta olmak üzere enerji tedariki güvenliği hususunda uzun vadeli iş birliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz. Yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler alanında da ortaklık imkanlarını değerlendirmemiz gerektiği kanaatindeyim. Madencilik sektöründeki iş birliği potansiyelini de müşterek yatırımlar ve karşılıklı tecrübe paylaşımı yoluyla hayata geçirmeyi hedefliyoruz.” "CEZAYİR'İN TARIMSAL REFAHINA KATKI VERMEYE HAZIRIZ" “Günümüzün en kritik konularından biri haline gelen tarım ve gıda güvenliği alanında, Cezayir'in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız. Savunma sanayi alanındaki iş birliğimizin hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğine katkı sunacağına inanıyoruz. Aramızdaki kardeşlik bağlarını güçlendirecek kültür merkezlerinin karşılıklı olarak faaliyete geçmesine büyük önem veriyoruz. Kıymetli basın mensupları, Sayın Tebbun'la bugün bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir alışverişinde bulunduk. Cezayir'le Afrika'yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum.” FİLİSTİN KONUSUNDA ORTAK TUTUM “Filistin'de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. 15 Kasım 1988 tarihinde Filistin Devleti'nin kuruluşu, bildiğiniz üzere Cezayir'de ilan edildi. Cezayir'in geçtiğimiz iki yılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği süresince Filistin davasına verdiği desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorununun mevcut hükümetin yayılmacı, hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bölgesel sahiplenme anlayışımız gereğince Suriye'nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye'nin yeniden inşasına yönelik katkılarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak bölgemizin barış ve güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak bir tutuma sahibiz.”

Erdoğan'dan CHP'ye: tepki Ortada ahlak mı bıraktınız Haber

Erdoğan'dan CHP'ye: tepki Ortada ahlak mı bıraktınız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'na katılmak üzere TBMM'ye geldi. CHP'YE SERT TEPKİ Partililer tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarında CHP'ye yönelik sert eleştirilerde de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP zihniyetinin ülkeyi karanlığa sürüklediğini söyledi. "ORTADA AHLAK MI BIRAKTINIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolsuzluk soruşturmaları üzerinden CHP'yi eleştirip, "Tehditle kimseyi sindiremezsiniz." dedi. Son dönemde ortaya saçılan yolsuzluk ve ahlak dışı görüntülere ilişkin de sert tepki gösteren Erdoğan, "Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun." ifadelerini kullandı. "YAPICI ÖNERİLERE KULAK VERDİK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye yönelik tepkilerinde şu ifadeleri kullandı: "Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik. Yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. 'Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız' gibi antidemokratik yollara asla tevessül etmedik. Bakınız, burada yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda topa tutanların ikiyüzlü tavrına kısa bir parantez açmak istiyorum. Biz hafta sonu İstanbul'da 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP Genel Başkanı, belediye başkanları ile toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı, yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı; Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. "BU MU SİZİN BASIN HÜRRİYETİNDEN ANLADIĞINIZ?" Bir defa şu derin çelişkiyi herkes görüyor. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler; bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler, kürsüden önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden, farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan, eleştirilere kulak vermekten bahsettiler; ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim: Beyler, cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz. "ALIŞIK OLDUĞUNUZ ESKİ TÜRKİYE ARTIK YOK" Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok. Gazetelerin CHP'nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız, adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye, uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Bakın şurası da çok enteresan, her gün yeni bir skandal patlak veriyor. "ALLAH BU ÜLKEYİ CHP ZİHNİYETİNİN ELİNE DÜŞÜRMESİN" CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil; bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. Yolsuzluklardan arınalım, Gazi'nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ya ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlüğü olsun? Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar; başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın hem de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenabıallah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. "BİZİM CHP'DEKİ BİZANS OYUNLARIYLA UĞRAŞACAK VAKTİMİZ YOK" Biz yoğun mesaimiz arasında esasen bunlara nefes ve vakit harcamayı tamamen israf olarak görüyoruz. Bizim CHP'deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne vaktimiz ne niyetimiz; doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak midemiz var. Biz tamamen işimize odaklanmış durumdayız. Bir taraftan 500 bin sosyal konutumuzun kurasını çekiyor, diğer taraftan ülkemizi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atıyoruz. 'Türkiye Yüzyılı'nda yatırımlar için güçlü merkez' şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz; istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek, Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaktır."

Erdoğan'dan Özgür Özel'e: Siyasi itibarın sıfırlandı Haber

Erdoğan'dan Özgür Özel'e: Siyasi itibarın sıfırlandı

Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen hafta İslam dünyası olarak Ramazan Bayramı'nı idrak ettiklerini belirterek, tüm teşkilatların geçmiş bayramını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Şubat'ta yaptıkları toplantıda, yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan ramazanı manasına mütenasip şekilde dolu dolu geçirmelerini beklediğini ifade ettiğini anımsattı. Konuşmasında, garip gurebanın kapısını çalmalarını, tenceresini kaynatamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmalarını rica ettiğini, teşkilatın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizdiğini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teşkilatımız bizi bu ramazanda da mahcup etmedi. AK Parti olarak Türkiye sathında 81 vilayetimizin dört bir yanında, ilçelerden köylere kadar 783 bin kilometrekarenin her karışında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini milletimizle birlikte yaşadık. Ramazan boyunca bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, MKYK üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık. 81 ilimizin, 922 ilçemizin tamamında kurduğumuz 1 milyonu aşkın gönül soframızda aynı suyu yudumladık, aynı çorbayı içtik, aynı pideyi bölüştük. Teravih sonrası çay sohbetlerinde her kesimden insanımızla muhabbet ettik, dayanışmamızı pekiştirdik. 'İlk Evim, İlk İftarım' programlarımızla geçtiğimiz aylarda teslim ettiğimiz yeni yuvalarında depremzede kardeşlerimizin misafiri olduk." "VEFA İFTARLARI VESİLESİYLE HASRET GİDERDİK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, rahmetli Akif İnan'ın "Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri" sözünün vücut bulmuş halinin AK Parti olduğunu ifade etti. Kökü mazide, gözü atide olan bu hareketin evvelemirde bir vefa hareketi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanını ve dinamizmi ile ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile öz güveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur değerli kardeşlerim. Bu davaya omuz vermiş, bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Bu anlayışla kuruluşundan itibaren teşkilatlarımızda görev alan partimizin emektarlarıyla genel merkezimizde, illerimizde, ilçelerimizde düzenlediğimiz vefa iftarları vesilesiyle hasret giderdik." "1 MİLYON 175 BİN KUMANYAYI İFTARA YETİŞEMEYEN VATANDAŞLARIMIZA ULAŞTIRDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla şehit aileleri, gaziler, yaşlılar ve engelli vatandaşlarla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini, kadın ve gençlik kolları ile ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarında, kampüslerde ve iftar çadırlarında olduklarını söyledi. Üniversitelerde gerçekleştirdikleri Kampüs İftarları ile yaklaşık 500 bin gençle ramazan sevincini yaşadıklarını ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "CHP'NİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMEYECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz, Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş Körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin, milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamdediyor, 'İyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor.' diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP'li aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklıyla dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın, Türkiye'nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkan'ını artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı, biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkı korumak olduğunu belirterek, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah'ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan: İsrail, Lübnan ve İran'da okulları vuruyor Haber

Erdoğan: İsrail, Lübnan ve İran'da okulları vuruyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı Münasebetiyle Verilen İftar programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında, 'Tüm kaynaklarımızı seferber ederek sağlık camiamızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Sağlık sistemimiz bugün geçmişe göre hiç olmadığı kadar güçlüdür. Biz bugüne kadar hep işimize baktık hizmete odaklandık sağlık hizmetlerimizin standartlarını yükseltmenin çabası içinde olduk' dedi. Erdoğan, İsrail'in Filistin, İran ve Lübnan'a yönelik saldırıları hakkında ise 'Gazze'de doktorlar şehit ediliyor. Gözünü kan bürümüş şebeke Gazze'de olduğu gibi İran ve Lübnan'da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor' açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle: 14 Mart'ı bizlere Tıp Bayramı olarak armağan eden Tıp Fakültesi talebelerini, onlara katılan, destek veren, güç veren tüm hekimleri de yine saygıyla, şükranla ve rahmetle anıyorum. Bazı meslekler eda mesleği; bazı meslekler feda mesleğidir. Sağlık ordumuz çok yüksek bir tempo ve özveri ile çalışarak yeri geldiğinde ailelerine ayıracakları zamandan feragat ederek kendilerini milletimiz için adeta feda eden bir karaktere sahiptir. Tüm kaynaklarımızı seferber ederek sağlık camiamızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Sağlık sistemimiz bugün geçmişe göre hiç olmadığı kadar güçlüdür. Biz bugüne kadar hep işimize baktık, hizmete odaklandık, sağlık hizmetlerimizin standartlarını yükseltmenin çabası içinde olduk. Sizlerin emeklerini, sağlık çalışanlarımızın fedakarlıklarını yok sayanları biz de ademe mahkum ediyoruz. 2002 yılında 379 bin sağlık çalışanımız vardı, yaklaşık 4 kat artışla bu sayı 1 milyona çıktı. Son 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. Toplamda 39 bin 367 yataklı 27 şehir hastanesini hizmete aldık. 14 bin 153 yataklı 11 şehir hastanesinin yapımı ise devam ediyor. Ülkemizin dört bir yanında vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Daha burada saymaya kalksak inanın saatlerimiz alacak nice hizmeti ve yatırımı ülkemize kazandırdık. Yalnızca sağlık sistemini yenilemekle kalmadık aynı zamanda hizmet sunumundaki zihniyeti değiştirerek sağlıkta bir daha asla kapanmayacak tertemiz bir sayfa açtık. Bir anne şefkatiyle hastasına kol kanat geren hemşirelerimizi, doktorlarımızı unutmadık ve unutamayız. KATİL İSRAİL'İN SALDIRILARI Maalesef bugün dünyada insan hayatının hiçe sayıldığı, gülücüklerle okula gönderilen çocukların bombalarla can verdiği vahşet sahnelerine tanık oluyoruz. Ülkemizde olduğu gibi bölgemizde ve dünyada da sadece yaşatmanın, sadece insani değerleri korumanın derdindeyiz. Hadiselere petrolün, altının, doğalgazın değerinden bakan değil; hakkın, adaletin, merhametin, şefkatin ve insanlık onurunun nazarından bakan insani tavrımızı muhafaza edeceğiz. Hükümet olarak dünyada barışı ve huzuru savunurken ülkemizde buna gölge düşürecek hiçbir eyleme kayıtsız kalamayız. Gazze'de doktorlar şehit ediliyor. Gözünü kan bürümüş şebeke İran ve Lübnan'da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hali karşısında insanları savunan, aklı selimi savunan, diyalog ve diplomasiyle krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye krize çözüm arıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen iftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı'nı kutladı. Erdoğan, “Bazı meslekler eda mesleği, bazıları ise feda mesleğidir. Sağlık ordumuz çok yüksek bir tempo ve özveri ile çalışarak yeri geldiğinde ailelerine ayıracakları zamandan feragat ederek kendilerini milletimiz için adeta feda eden bir karaktere sahiptir. Sağlık sistemimiz bugün hiç olmadığı kadar güçlü ve dayanıklıdır. Covid 19 salgınından 6 Şubat depremlerine kadar sağlık sistemimiz tüm zorlu süreçlerden alnının akıyla geçmeyi başarmıştır.” dedi. “TÜRKİYE KRİZE ÇÖZÜM ARIYOR” “Bugün dünyada insan hayatının hiçe sayıldığı, kundakta, hatta küvezlerdeki bebeklerin katledildiği, okula gönderilen çocukların bombalarla can verdiği vahşet sahnelerine tanık oluyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze'de kadın ve çocuklarla birlikte sağlık çalışanlarının da acımasızca şehit edildiğini gördük. Gözünü kan bürümüş bir şebeke Gazze'de olduğu gibi İran ve Lübnan'da da okulları ve hastaneleri vurmaya devam ediyor. Bu cinnet hali karşısında aklı selimi savunan, diplomasi ile krizlere çözüm arayan ülkelerin başında Türkiye vardır. Hadiselere petrolün, altının, doğalgazın değerinden bakan değil hakkın, adaletin, merhametin ve insanlık onurunun nazarından bakan insani tavrımızı muhafaza edeceğiz.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; "Kendi ülkesi ve milletinin başarılarını kayıtsız ve bigane olanlara ne anlatsak beyhude. Biz onları hiç dikkate almadık bugün de kaile almıyoruz. 2002 yılında 379 bin sağlık çalışanımız vardı, yaklaşık 4 kat artışla bu sayı 1 milyona çıktı. Sadece geçen yıl 75 bin 255 personel ataması gerçekleştirdik. Son 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80'ini ya yeniledik ya da yeniden yaptık. Tüm sağlık sistemindeki yatak sayımız 270 bini aşmış durumda. Toplamda 39 bin 367 yataklı 27 şehir hastanesini hizmete aldık. 14 bin 153 yataklı 11 şehir hastanesinin yapımı ise devam ediyor. Buralara bıçak parası zulmünden, yaralıların yollarda can çekiştiği zamanlardan geldik. Okullarda ve hastanelerde şiddete tahammülümüz yoktur. Menfur hadiselerle ilgili gerekli tedbiri alıyoruz ve alacağız. "

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İlber Ortaylı için taziye mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İlber Ortaylı için taziye mesajı

Türkiye'nin önde gelen tarihçilerinden olan İlber Ortaylı, son dönemlerde sağlık anlamında sorunlar yaşıyordu. Ortaylı'nın yakın dostu Fatih Altaylı da açıklama yaparak, "Dualarınızı eksik etmeyin" demişti. YAŞAMINI YİTİRDİ 1 haftadır yoğun bakımda olan ve dün entübe edilen İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TAZİYE MESAJI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hayatını kaybeden Tarihçi İlber Ortaylı için taziye mesajı yayınladı. Durumdan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında şunları kaydetti: "RABB'İM MEKANINI CENNET EYLESİN" Entelektüel kişiliği, bilgi ve birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısını kazanan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, çok değerli Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın vefatından derin üzüntü duydum. Sayın İlber Ortaylı’ya Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailesine, öğrencilerine, dostlarına, tüm sevenlerine ve akademi dünyamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Rabb’im mekânını cennet eylesin. "ONUN ADINA DERİN BİR ŞÜKRAN DUYUYORUZ" İlber Ortaylı’nın hesabından ailesi tarafından yapılan son açıklamada "Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı ve gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar. Onun adına derin bir şükran duyuyoruz. Cenazesiyle ilgili bilgileri daha sonra paylaşacağız." ifadeleri kullanıldı.

Erdoğan'ndan Özgür Özel'e tepki: Böyle bir şuursuzluk olamaz Haber

Erdoğan'ndan Özgür Özel'e tepki: Böyle bir şuursuzluk olamaz

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı. Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi. “Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.” Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dahil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde halen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz. “Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var” Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi. Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Erdoğan, “Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır.” diye konuştu. Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti. Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: “Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.” Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz.” “Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın” “86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum.” diyen Erdoğan, şunları ifade etti: “Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.