Sarıgül soruşturmasında altın ve para transferi iddiası
Sarıgül soruşturmasında altın ve para transferi iddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirilen kara para aklama soruşturmasında, Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 24 kişinin tutuklandığı aktarılırken, Cihan Tunç'un 28 Ekim 2026 tarihli ek ifadesine ilişkin yeni ayrıntılar gündeme geldi. Hürriyet'in aktardığı ifadeye göre Tunç, Kapalıçarşı'dan alınan altın ve pırlantaların özel jetle yurt dışına taşındığını, İsviçre'ye para transferleri gerçekleştirildiğini ve İstanbul Boğazı'ndaki bir yalının devrine ilişkin görüşmeler yapıldığını iddia etti.
Haber Giriş Tarihi: 01.11.2026 09:46
Haber Güncellenme Tarihi: 01.11.2026 09:50
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Hürriyet'in haberine göre Cihan Tunç, 28 Ekim 2026'da verdiği ek ifadede, ilk ifadesinin alındığı sırada yaşadığı olayın etkisiyle bildiklerinin tamamını anlatamadığını belirtti. Emir Sarıgül'ü yaklaşık 25 yıldır tanıdığını söyleyen Tunç, geçmiş yıllardaki belediye faaliyetleri ve iş ilişkileri hakkında çeşitli iddialarda bulundu.
Tunç, Mustafa Sarıgül'ün belediye başkanlığı döneminde Emir Sarıgül'e belediye binasında özel bir oda tahsis edildiğini ve burada inşaat sektörüyle bağlantılı görüşmeler yapıldığını öne sürdü. Belediye kayıtlarında değişiklik yapıldığına ilişkin anlatımlarının ise doğrudan gözleme değil, kurum içinden duyduğunu söylediği bilgilere dayandığı anlaşılıyor.
İsviçre'ye para transferi iddiası
Tunç'un ek ifadesindeki başlıklardan biri, İsviçre'ye gerçekleştirildiği öne sürülen para transferleri oldu. Tunç, Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül'ün İlhami Kaymak ile kurdukları ilişkiler üzerinden gerçeği yansıtmayan alacak ve borç işlemleri oluşturduklarını iddia etti.
Bu işlemler aracılığıyla İsviçre'ye para gönderildiğini düşündüğünü belirten Tunç, söz konusu değerlendirmesini Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerine dayandırdı. Aktarılan ifadede transferlerin banka kayıtları, tarihleri ve toplam tutarlarına ilişkin doğrulanmış bir belgeye yer verilmedi.
Kapalıçarşı'dan alınan altın ve pırlantalar gündemde
Tunç, Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş'ın evli oldukları dönemde özel jetle yurt dışı seyahatleri gerçekleştirdiklerini ileri sürdü. İfadesinde, Fatoş Altınbaş'ın Kapalıçarşı'dan altın ve pırlanta satın aldığını ve bunların Burak Kaya'ya ait olduğu belirtilen özel jetle yurt dışına götürüleceğini Emir Sarıgül'den duyduğunu söyledi.
Atatürk Havalimanı'nda görevli olduğu öne sürülen bir kişinin işlemlerde yardımcı olduğu ve güvenlik kontrollerinin aşılmasını sağladığı da Tunç'un aktardığı iddialar arasında yer aldı. Tunç, söz konusu olayların hatırladığı kadarıyla 2014-2015 yıllarında başladığını ifade etti.
Bu anlatımlar, Tunç'un başka kişilerden duyduğunu belirttiği beyanlardan oluşuyor. Altın ve pırlantaların gerçekten taşındığına veya gümrük işlemlerinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin kesinleşmiş bir adli tespit aktarılmadı.
Boğaz'daki yalı için 30 milyon dolar iddiası
Soruşturma kapsamında gündeme gelen bir diğer konu, İstanbul Boğazı'ndaki bir yalının mülkiyet devri oldu. Tunç, Ali Altınbaş'a ait olduğunu söylediği yalının 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül'e devredildiğini iddia etti.
Tunç'un anlatımına göre Emir Sarıgül, daha sonra yalının bir bölümünü Serkan Korkutata'ya devrettiğini ve taşınmazı satmak amacıyla Alman vatandaşlarla görüşmeler yaptığını kendisine söyledi. Yalının satış bedeli olarak 30 milyon dolar istendiği de ifadede yer aldı.
Satış görüşmelerinin anlaşmazlık nedeniyle tamamlanmadığını ileri süren Tunç, süreçte bir teknenin bedelsiz olarak devralındığını belirtti. Teknenin olası bir komisyon bedeline karşılık verilmiş olabileceğine ilişkin anlatımının ise kendi değerlendirmesi olduğunu ifade etti.
Yalının tapu kayıtları, satış sözleşmeleri ve tekne devrine ilişkin resmî belgeler paylaşılan haber metninde bulunmuyor.
Lüks araçların devri de ifadeye yansıdı
Tunç, Emir Sarıgül'e ait olduğunu belirttiği Mercedes-Maybach ve Range Rover marka araçların Sercan Korkutata'ya devredildiğini öne sürdü. Devir işlemlerinin ifadesinden yaklaşık bir veya iki ay önce gerçekleştiğini söyledi.
Araçların devri karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığını bilmediğini de belirten Tunç'un bu anlatımı, söz konusu işlemlerin niteliğine ilişkin kesin bir tespit içermiyor.
Soruşturmanın merkezinde yüksek tutarlı işlemler bulunuyor
Paylaşılan haberde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atfedilen açıklamaya göre soruşturma, Alman vatandaşı K.P. ve M.B.'nin yurt içinde ve dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı yönündeki iddiaları üzerine başlatıldı.
Müştekilerin başvurularında farklı finansal işlemlere ilişkin yüksek tutarlar yer aldı.
Bu tutarlar, müşteki anlatımları ve Tunç'a atfedilen ifadede geçen iddialardır. Gerçekleşmiş ve hukuka aykırılığı kanıtlanmış finansal işlemler olarak değerlendirilmemelidir.
Soruşturmada 24 kişinin tutuklandığı bildirildi
Soruşturma kapsamında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül ve Cihan Tunç'un da aralarında bulunduğu 24 kişinin tutuklandığı bildirildi. Farklı operasyonlarda bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanırken, başka şüphelilerin de gözaltına alınarak adliyeye sevk edildiği aktarıldı.
Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise milletvekilliği statüsü nedeniyle ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği belirtildi.
Tutuklama kararları, şüphelilerin isnat edilen suçları işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturmanın sonraki aşamalarında mali kayıtlar, taşınmaz devirleri ve tanık anlatımlarına ilişkin yapılacak adli değerlendirmeler belirleyici olacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sarıgül soruşturmasında altın ve para transferi iddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirilen kara para aklama soruşturmasında, Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 24 kişinin tutuklandığı aktarılırken, Cihan Tunç'un 28 Ekim 2026 tarihli ek ifadesine ilişkin yeni ayrıntılar gündeme geldi. Hürriyet'in aktardığı ifadeye göre Tunç, Kapalıçarşı'dan alınan altın ve pırlantaların özel jetle yurt dışına taşındığını, İsviçre'ye para transferleri gerçekleştirildiğini ve İstanbul Boğazı'ndaki bir yalının devrine ilişkin görüşmeler yapıldığını iddia etti.
Hürriyet'in haberine göre Cihan Tunç, 28 Ekim 2026'da verdiği ek ifadede, ilk ifadesinin alındığı sırada yaşadığı olayın etkisiyle bildiklerinin tamamını anlatamadığını belirtti. Emir Sarıgül'ü yaklaşık 25 yıldır tanıdığını söyleyen Tunç, geçmiş yıllardaki belediye faaliyetleri ve iş ilişkileri hakkında çeşitli iddialarda bulundu.
Tunç, Mustafa Sarıgül'ün belediye başkanlığı döneminde Emir Sarıgül'e belediye binasında özel bir oda tahsis edildiğini ve burada inşaat sektörüyle bağlantılı görüşmeler yapıldığını öne sürdü. Belediye kayıtlarında değişiklik yapıldığına ilişkin anlatımlarının ise doğrudan gözleme değil, kurum içinden duyduğunu söylediği bilgilere dayandığı anlaşılıyor.
İsviçre'ye para transferi iddiası
Tunç'un ek ifadesindeki başlıklardan biri, İsviçre'ye gerçekleştirildiği öne sürülen para transferleri oldu. Tunç, Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül'ün İlhami Kaymak ile kurdukları ilişkiler üzerinden gerçeği yansıtmayan alacak ve borç işlemleri oluşturduklarını iddia etti.
Bu işlemler aracılığıyla İsviçre'ye para gönderildiğini düşündüğünü belirten Tunç, söz konusu değerlendirmesini Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerine dayandırdı. Aktarılan ifadede transferlerin banka kayıtları, tarihleri ve toplam tutarlarına ilişkin doğrulanmış bir belgeye yer verilmedi.
Kapalıçarşı'dan alınan altın ve pırlantalar gündemde
Tunç, Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş'ın evli oldukları dönemde özel jetle yurt dışı seyahatleri gerçekleştirdiklerini ileri sürdü. İfadesinde, Fatoş Altınbaş'ın Kapalıçarşı'dan altın ve pırlanta satın aldığını ve bunların Burak Kaya'ya ait olduğu belirtilen özel jetle yurt dışına götürüleceğini Emir Sarıgül'den duyduğunu söyledi.
Atatürk Havalimanı'nda görevli olduğu öne sürülen bir kişinin işlemlerde yardımcı olduğu ve güvenlik kontrollerinin aşılmasını sağladığı da Tunç'un aktardığı iddialar arasında yer aldı. Tunç, söz konusu olayların hatırladığı kadarıyla 2014-2015 yıllarında başladığını ifade etti.
Bu anlatımlar, Tunç'un başka kişilerden duyduğunu belirttiği beyanlardan oluşuyor. Altın ve pırlantaların gerçekten taşındığına veya gümrük işlemlerinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin kesinleşmiş bir adli tespit aktarılmadı.
Boğaz'daki yalı için 30 milyon dolar iddiası
Soruşturma kapsamında gündeme gelen bir diğer konu, İstanbul Boğazı'ndaki bir yalının mülkiyet devri oldu. Tunç, Ali Altınbaş'a ait olduğunu söylediği yalının 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül'e devredildiğini iddia etti.
Tunç'un anlatımına göre Emir Sarıgül, daha sonra yalının bir bölümünü Serkan Korkutata'ya devrettiğini ve taşınmazı satmak amacıyla Alman vatandaşlarla görüşmeler yaptığını kendisine söyledi. Yalının satış bedeli olarak 30 milyon dolar istendiği de ifadede yer aldı.
Satış görüşmelerinin anlaşmazlık nedeniyle tamamlanmadığını ileri süren Tunç, süreçte bir teknenin bedelsiz olarak devralındığını belirtti. Teknenin olası bir komisyon bedeline karşılık verilmiş olabileceğine ilişkin anlatımının ise kendi değerlendirmesi olduğunu ifade etti.
Yalının tapu kayıtları, satış sözleşmeleri ve tekne devrine ilişkin resmî belgeler paylaşılan haber metninde bulunmuyor.
Lüks araçların devri de ifadeye yansıdı
Tunç, Emir Sarıgül'e ait olduğunu belirttiği Mercedes-Maybach ve Range Rover marka araçların Sercan Korkutata'ya devredildiğini öne sürdü. Devir işlemlerinin ifadesinden yaklaşık bir veya iki ay önce gerçekleştiğini söyledi.
Araçların devri karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığını bilmediğini de belirten Tunç'un bu anlatımı, söz konusu işlemlerin niteliğine ilişkin kesin bir tespit içermiyor.
Soruşturmanın merkezinde yüksek tutarlı işlemler bulunuyor
Paylaşılan haberde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atfedilen açıklamaya göre soruşturma, Alman vatandaşı K.P. ve M.B.'nin yurt içinde ve dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı yönündeki iddiaları üzerine başlatıldı.
Müştekilerin başvurularında farklı finansal işlemlere ilişkin yüksek tutarlar yer aldı.
Bu tutarlar, müşteki anlatımları ve Tunç'a atfedilen ifadede geçen iddialardır. Gerçekleşmiş ve hukuka aykırılığı kanıtlanmış finansal işlemler olarak değerlendirilmemelidir.
Soruşturmada 24 kişinin tutuklandığı bildirildi
Soruşturma kapsamında Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül ve Cihan Tunç'un da aralarında bulunduğu 24 kişinin tutuklandığı bildirildi. Farklı operasyonlarda bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanırken, başka şüphelilerin de gözaltına alınarak adliyeye sevk edildiği aktarıldı.
Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise milletvekilliği statüsü nedeniyle ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği belirtildi.
Tutuklama kararları, şüphelilerin isnat edilen suçları işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturmanın sonraki aşamalarında mali kayıtlar, taşınmaz devirleri ve tanık anlatımlarına ilişkin yapılacak adli değerlendirmeler belirleyici olacak.
Çok Okunanlar