Prof. Dr. Üşümezsoy Simav hattındaki riski işaret etti
Prof. Dr. Üşümezsoy Simav hattındaki riski işaret etti
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Simav hattındaki risk uyarısı yaptı. Kütahya’daki fayların durumuna ilişkin açıklamalar, bölgedeki deprem potansiyeline dair yeni soruları gündeme taşıdı.
Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 09:52
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 09:54
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 28 Mart 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü kapsamında Kütahya’nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansta, bölgedeki fay hatlarının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, özellikle Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını ve 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını açıkladı. Açıklamalar, bölgedeki sismik riskin hangi hatlarda yoğunlaştığına yönelik yeni bir odak oluşturdu.
Simav fayında biriken stres dikkat çekiyor
Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Üşümezsoy, Kütahya’daki deprem hareketliliğini “piyano tuşları” benzetmesiyle tanımladı. Simav fayının yeterli düzeyde enerji boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu hattın 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Bölgedeki ana riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını, Kütahya merkezinin ise daha düşük risk taşıdığını dile getirdi.
2011 Simav depremi süreci tamamlamadı
2011 yılında meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki Simav depreminin fay üzerindeki süreci sona erdirmediğini belirten Üşümezsoy, yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fay segmentinin tek parça kırılması halinde daha büyük bir deprem oluşabileceğini kaydetti. Simav yerleşiminin doğrudan fay hattı üzerinde bulunmasının risk düzeyini artırdığı ifade edildi.
Emet ve Yeşildere çevresinde deprem hareketliliği
Üşümezsoy, Emet ve Yeşildere çevresinde gözlenen sık sarsıntıları “deprem fırtınası” olarak tanımladı. Bu bölgede sıcak su kaynaklarının fay hareketleri üzerinde etkili olabileceğini belirten Üşümezsoy, tek büyük kırılmadan ziyade çok sayıda küçük ölçekli kırılmanın öne çıktığını söyledi.
Gediz 1970 depremi sonrası enerji boşalımı
Gediz ilçesinin 1970 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremle önemli ölçüde enerji boşalttığını belirten Üşümezsoy, Sındırgı’daki fayların parçalı yapısının daha büyük depremleri sınırlayıcı bir unsur olduğunu ifade etti. 28 Mart 1970’te meydana gelen depremde 1086 kişi hayatını kaybetmiş, 1260 kişi yaralanmış ve ilçe merkezi daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Üşümezsoy Simav hattındaki riski işaret etti
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Simav hattındaki risk uyarısı yaptı. Kütahya’daki fayların durumuna ilişkin açıklamalar, bölgedeki deprem potansiyeline dair yeni soruları gündeme taşıdı.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 28 Mart 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü kapsamında Kütahya’nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansta, bölgedeki fay hatlarının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, özellikle Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını ve 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını açıkladı. Açıklamalar, bölgedeki sismik riskin hangi hatlarda yoğunlaştığına yönelik yeni bir odak oluşturdu.
Simav fayında biriken stres dikkat çekiyor
Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Üşümezsoy, Kütahya’daki deprem hareketliliğini “piyano tuşları” benzetmesiyle tanımladı. Simav fayının yeterli düzeyde enerji boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu hattın 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Bölgedeki ana riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını, Kütahya merkezinin ise daha düşük risk taşıdığını dile getirdi.
2011 Simav depremi süreci tamamlamadı
2011 yılında meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki Simav depreminin fay üzerindeki süreci sona erdirmediğini belirten Üşümezsoy, yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fay segmentinin tek parça kırılması halinde daha büyük bir deprem oluşabileceğini kaydetti. Simav yerleşiminin doğrudan fay hattı üzerinde bulunmasının risk düzeyini artırdığı ifade edildi.
Emet ve Yeşildere çevresinde deprem hareketliliği
Üşümezsoy, Emet ve Yeşildere çevresinde gözlenen sık sarsıntıları “deprem fırtınası” olarak tanımladı. Bu bölgede sıcak su kaynaklarının fay hareketleri üzerinde etkili olabileceğini belirten Üşümezsoy, tek büyük kırılmadan ziyade çok sayıda küçük ölçekli kırılmanın öne çıktığını söyledi.
Gediz 1970 depremi sonrası enerji boşalımı
Gediz ilçesinin 1970 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremle önemli ölçüde enerji boşalttığını belirten Üşümezsoy, Sındırgı’daki fayların parçalı yapısının daha büyük depremleri sınırlayıcı bir unsur olduğunu ifade etti. 28 Mart 1970’te meydana gelen depremde 1086 kişi hayatını kaybetmiş, 1260 kişi yaralanmış ve ilçe merkezi daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.
Çok Okunanlar