Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında bulunduğu New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde daimi temsilcilere hitap etti. Kurum, konuşmasında COP31 sürecine ilişkin yaklaşımı ve küresel iklim gündemine dair değerlendirmeleri paylaştı.
Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 21:24
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 21:38
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dünyanın jeopolitik kırılmaların arttığı, belirsizliklerin derinleştiği bir dönemden geçtiğini belirtti. Orta Doğu’daki gerilimler, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve Rusya-Ukrayna çatışmasının enerji ve güvenlik dengeleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Küresel ölçekte kuraklık, su stresi ve aşırı hava olaylarının arttığını vurgulayan Kurum, iklim krizinin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal dönüşümleri de tetiklediğini dile getirdi.
COP31 için küresel finansman açığına dikkat çekildi
Kurum, dünya nüfusunun yarısının yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını, 2035 yılına kadar elektrik talebinin yüzde 40 ila yüzde 50’nin üzerinde artmasının beklendiğini aktardı.
Küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kurum, mevcut finansmanın 1,9 trilyon dolar düzeyinde kaldığını ifade etti. Bu farkın iklim mücadelesinin hızlanmaması durumunda maliyetlerin artacağına işaret ettiğini söyledi.
COP31 yaklaşımı üç temel ilkeye dayanıyor
COP31 Başkanı olarak süreci değerlendiren Kurum, zirveyi yalnızca taahhütlerin dile getirildiği bir platform olarak görmediklerini belirtti. COP31’in küresel bir dönüm noktası olarak ele alındığını ve hazırlıkların bu çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.
Kurum, COP31 yaklaşımının diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel ilkeye dayandığını belirterek, çok taraflı sistemde güvenin yeniden tesis edilmesinin hedeflendiğini söyledi. “Daha fazla söz söylemeyin, daha fazla sonuç üretin” ifadesiyle çözüm odaklı yaklaşımı vurguladı.
Somut adımlar öncelikli gündem olacak
COP31 kapsamında finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme başlıklarının öncelikli olacağını ifade eden Kurum, bu alanlar olmadan dönüşümün ve sürdürülebilirliğin mümkün olmayacağını belirtti.
Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, temiz enerjiye erişim, sanayide net sıfır hedefleri, iklim dirençli şehirler ve su ile gıda güvenliği gibi başlıkların gündemde olacağını aktardı. Sıfır atık hareketinin küresel ölçekte paylaşılacağı ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik adımların güçlendirileceği ifade edildi.
Küresel iş birliği çağrısı yapıldı
Kurum, konuşmasının sonunda iklim krizine karşı küresel ölçekte ortak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. İnsanlığın doğayla uyumlu bir yaklaşımı benimsemesi gerektiğini vurgulayan Kurum, ülkeleri ortak iradeyle çözüm üretmeye davet etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kurum BM’de COP31 için kritik mesaj verdi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında bulunduğu New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde daimi temsilcilere hitap etti. Kurum, konuşmasında COP31 sürecine ilişkin yaklaşımı ve küresel iklim gündemine dair değerlendirmeleri paylaştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dünyanın jeopolitik kırılmaların arttığı, belirsizliklerin derinleştiği bir dönemden geçtiğini belirtti. Orta Doğu’daki gerilimler, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve Rusya-Ukrayna çatışmasının enerji ve güvenlik dengeleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Küresel ölçekte kuraklık, su stresi ve aşırı hava olaylarının arttığını vurgulayan Kurum, iklim krizinin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal dönüşümleri de tetiklediğini dile getirdi.
COP31 için küresel finansman açığına dikkat çekildi
Kurum, dünya nüfusunun yarısının yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını, 2035 yılına kadar elektrik talebinin yüzde 40 ila yüzde 50’nin üzerinde artmasının beklendiğini aktardı.
Küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kurum, mevcut finansmanın 1,9 trilyon dolar düzeyinde kaldığını ifade etti. Bu farkın iklim mücadelesinin hızlanmaması durumunda maliyetlerin artacağına işaret ettiğini söyledi.
COP31 yaklaşımı üç temel ilkeye dayanıyor
COP31 Başkanı olarak süreci değerlendiren Kurum, zirveyi yalnızca taahhütlerin dile getirildiği bir platform olarak görmediklerini belirtti. COP31’in küresel bir dönüm noktası olarak ele alındığını ve hazırlıkların bu çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.
Kurum, COP31 yaklaşımının diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel ilkeye dayandığını belirterek, çok taraflı sistemde güvenin yeniden tesis edilmesinin hedeflendiğini söyledi. “Daha fazla söz söylemeyin, daha fazla sonuç üretin” ifadesiyle çözüm odaklı yaklaşımı vurguladı.
Somut adımlar öncelikli gündem olacak
COP31 kapsamında finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme başlıklarının öncelikli olacağını ifade eden Kurum, bu alanlar olmadan dönüşümün ve sürdürülebilirliğin mümkün olmayacağını belirtti.
Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, temiz enerjiye erişim, sanayide net sıfır hedefleri, iklim dirençli şehirler ve su ile gıda güvenliği gibi başlıkların gündemde olacağını aktardı. Sıfır atık hareketinin küresel ölçekte paylaşılacağı ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik adımların güçlendirileceği ifade edildi.
Küresel iş birliği çağrısı yapıldı
Kurum, konuşmasının sonunda iklim krizine karşı küresel ölçekte ortak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. İnsanlığın doğayla uyumlu bir yaklaşımı benimsemesi gerektiğini vurgulayan Kurum, ülkeleri ortak iradeyle çözüm üretmeye davet etti.
Çok Okunanlar