Eblenkamp: Türkiye tüm insanlık adına baskı yapmalı
Eblenkamp: Türkiye tüm insanlık adına baskı yapmalı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğine dikkat çeken ICAN Savunuculuk Koordinatörü Eblenkamp, ABD-İran ateşkesin nükleerden bahsedilmediğini belirtti. Eblenkamp, Orta Doğu'daki savaşa dahil olmayan ancak İran'da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, 'Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır.' diye konuştu.
Haber Giriş Tarihi: 15.04.2026 12:27
Haber Güncellenme Tarihi: 15.04.2026 12:28
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'ın nükleer altyapısına düzenlediği saldırılar, bölgedeki stratejik dengeleri kökten sarstı.
İran'ın nükleer tesislerinin doğrudan hedef alınmasıyla tırmanan gerilim, Tahran yönetiminin misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı trafiğe kapatmasıyla zirveye çıktı.
Pakistan'ın diplomatik girişimlerinin ardından söz konusu gerilim nisan ayı itibarıyla ateşkesle biraz sakinleşse de ülkelerin kriz sonrası güvenlik politikalarını gözden geçirmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Savunma analistleri ve nükleer silahsızlanma uzmanlarına göre, konvansiyonel saldırılarla nükleer kapasitenin fiziksel olarak zayıflatılması, uzun vadede tam tersi bir etki yaratarak bölgesel bir nükleer domino etkisi yapabilir.
İran'ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) yükümlülüklerini askıya alma sinyalleri, Orta Doğu'daki diğer bölgesel güçlerin de "kendi güvenlik şemsiyelerini" oluşturma arayışı ışığında Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Savunuculuk Koordinatörü Florian Eblenkamp, AA muhabirine konuştu.
Eblenkamp, halihazırda, "nükleer silaha sahip ABD ve İsrail'in" nükleer silahı olmayan İran'ı hedef aldığını vurgulayarak, "Bu durum kaçınılmaz olarak nükleer silahsızlanmayı ve hatta nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını sürdürmeyi çok ama çok zorlaştıracaktır." dedi.
Bölgedeki gerilimin gıda, enerji ve çevresel krizleri beraberinde getirdiği ve silahlanma yarışını da artıracağını kaydeden Eblenkamp, "Risk, bu savaştan ülkelerin kendilerini nükleer silahlı devletlerden korumak için nükleer silahlara ihtiyaç duyduğu dersini çıkarmasıdır." ifadesini kullandı.
Eblenkamp, İsrail ve ABD'nin başlattığı savaşın amacının "nükleer silahların yayılmasının önlenmesi" olarak gösterildiğini ancak askeri harekatların bu hedefe ulaşmak için uygulanabilir bir seçenek olmadığını dile getirdi.
- İSRAİL, NÜKLEER SİLAHLARLA İLGİLİ ULUSLARARASI ANLAŞMALARA KATILMAYI REDDEDİYOR
Eblenkamp, İran'ın nükleer silahı olmayan, ABD'nin ise nükleer silahı olan bir devlet olarak NPT'ye taraf olduğunun altını çizerek, "İsrail ise nükleer silahlarla ilgili uluslararası anlaşmalara katılmayı her zaman reddetmiştir." dedi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD istihbaratı gibi uluslararası kuruluşların bile defalarca İran'ın nükleer silaha veya nükleer silaha yol açacak bir programa sahip olmadığını değerlendirdiği hatırlatan Eblenkamp, İsrail'in nükleer cephanelikleri üzerinde ise hiçbir denetim yapılamadığını ancak nükleer silahlarının olduğunu savundu.
Eblenkamp, nükleer silahların yayılma riskinin arttığını, İran veya diğer ülkelerin kendilerinin hayatta kalmaları için nükleer silahlara ihtiyaç duyabileceklerini düşünmeye başlayacaklarını ileri sürerek, "Çünkü artık karşımızda uluslararası hukuku, uluslararası anlaşmaları, BM Şartı gibi en temel unsurları ve nükleer silahların yayılmasını durdurmak ve nükleer silahı olmayan ülkelere güvenlik sunmak için tasarlanmış özel anlaşmaları tamamen görmezden gelen iki nükleer silahlı devlet var." değerlendirmesinde bulundu.
- ATEŞKESTE NÜKLEERDEN BAHSEDİLMİYOR
ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan'ın aracılığıyla başlayan ateşkes sürecinden önce yaptığı "Koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek." açıklamasını hatırlatan Eblenkamp, bu ifadenin "ABD'nin İran'a nükleer silah kullanabileceği" şeklinde yorumlandığına dikkati çekti.
Eblenkamp, Orta Doğu'daki savaşa dahil olmayan ancak İran'da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, "Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır." diye konuştu.
İsrail ve ABD'nin "nükleer yayılmayı önleme" adı altında İran'a karşı savaş başlattığının altını çizen Eblenkamp, "Ateşkes anlaşması artık bu konudan bahsetmiyor bile. Bu nedenle diplomasi yıllarca geriye gitti." dedi.
Eblenkamp, nükleer silahların ortadan kaldırılması için silah kullanımının "sorumsuzluk" olduğunu ve bunun işe yaramadığını belirterek, bu alanda küresel desteğin önemli olduğuna ve daha fazla ülkenin bu yöndeki çabalara destek vermesi gerektiğine işaret etti.
NPT'de ABD gibi bazı ülkelerin nükleer silahlara sahip olmasına izin verildiğine ancak İran gibi diğer ülkelere izin verilmediğine dikkati çeken Eblenkamp, "Nükleer silahlı devletler cephaneliklerini yok etmediği sürece, diğer ülkeler için her zaman nükleer yayılma teşviki yaratacaktır. Bu yüzden Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması (TPNW) çıkış yoludur." ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eblenkamp: Türkiye tüm insanlık adına baskı yapmalı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğine dikkat çeken ICAN Savunuculuk Koordinatörü Eblenkamp, ABD-İran ateşkesin nükleerden bahsedilmediğini belirtti. Eblenkamp, Orta Doğu'daki savaşa dahil olmayan ancak İran'da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, 'Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır.' diye konuştu.
ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'ın nükleer altyapısına düzenlediği saldırılar, bölgedeki stratejik dengeleri kökten sarstı.
İran'ın nükleer tesislerinin doğrudan hedef alınmasıyla tırmanan gerilim, Tahran yönetiminin misillemeleri ve Hürmüz Boğazı'nı trafiğe kapatmasıyla zirveye çıktı.
Pakistan'ın diplomatik girişimlerinin ardından söz konusu gerilim nisan ayı itibarıyla ateşkesle biraz sakinleşse de ülkelerin kriz sonrası güvenlik politikalarını gözden geçirmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Savunma analistleri ve nükleer silahsızlanma uzmanlarına göre, konvansiyonel saldırılarla nükleer kapasitenin fiziksel olarak zayıflatılması, uzun vadede tam tersi bir etki yaratarak bölgesel bir nükleer domino etkisi yapabilir.
İran'ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) yükümlülüklerini askıya alma sinyalleri, Orta Doğu'daki diğer bölgesel güçlerin de "kendi güvenlik şemsiyelerini" oluşturma arayışı ışığında Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Savunuculuk Koordinatörü Florian Eblenkamp, AA muhabirine konuştu.
Eblenkamp, halihazırda, "nükleer silaha sahip ABD ve İsrail'in" nükleer silahı olmayan İran'ı hedef aldığını vurgulayarak, "Bu durum kaçınılmaz olarak nükleer silahsızlanmayı ve hatta nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını sürdürmeyi çok ama çok zorlaştıracaktır." dedi.
Bölgedeki gerilimin gıda, enerji ve çevresel krizleri beraberinde getirdiği ve silahlanma yarışını da artıracağını kaydeden Eblenkamp, "Risk, bu savaştan ülkelerin kendilerini nükleer silahlı devletlerden korumak için nükleer silahlara ihtiyaç duyduğu dersini çıkarmasıdır." ifadesini kullandı.
Eblenkamp, İsrail ve ABD'nin başlattığı savaşın amacının "nükleer silahların yayılmasının önlenmesi" olarak gösterildiğini ancak askeri harekatların bu hedefe ulaşmak için uygulanabilir bir seçenek olmadığını dile getirdi.
- İSRAİL, NÜKLEER SİLAHLARLA İLGİLİ ULUSLARARASI ANLAŞMALARA KATILMAYI REDDEDİYOR
Eblenkamp, İran'ın nükleer silahı olmayan, ABD'nin ise nükleer silahı olan bir devlet olarak NPT'ye taraf olduğunun altını çizerek, "İsrail ise nükleer silahlarla ilgili uluslararası anlaşmalara katılmayı her zaman reddetmiştir." dedi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD istihbaratı gibi uluslararası kuruluşların bile defalarca İran'ın nükleer silaha veya nükleer silaha yol açacak bir programa sahip olmadığını değerlendirdiği hatırlatan Eblenkamp, İsrail'in nükleer cephanelikleri üzerinde ise hiçbir denetim yapılamadığını ancak nükleer silahlarının olduğunu savundu.
Eblenkamp, nükleer silahların yayılma riskinin arttığını, İran veya diğer ülkelerin kendilerinin hayatta kalmaları için nükleer silahlara ihtiyaç duyabileceklerini düşünmeye başlayacaklarını ileri sürerek, "Çünkü artık karşımızda uluslararası hukuku, uluslararası anlaşmaları, BM Şartı gibi en temel unsurları ve nükleer silahların yayılmasını durdurmak ve nükleer silahı olmayan ülkelere güvenlik sunmak için tasarlanmış özel anlaşmaları tamamen görmezden gelen iki nükleer silahlı devlet var." değerlendirmesinde bulundu.
- ATEŞKESTE NÜKLEERDEN BAHSEDİLMİYOR
ABD Başkanı Donald Trump'ın Pakistan'ın aracılığıyla başlayan ateşkes sürecinden önce yaptığı "Koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek." açıklamasını hatırlatan Eblenkamp, bu ifadenin "ABD'nin İran'a nükleer silah kullanabileceği" şeklinde yorumlandığına dikkati çekti.
Eblenkamp, Orta Doğu'daki savaşa dahil olmayan ancak İran'da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, "Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır." diye konuştu.
İsrail ve ABD'nin "nükleer yayılmayı önleme" adı altında İran'a karşı savaş başlattığının altını çizen Eblenkamp, "Ateşkes anlaşması artık bu konudan bahsetmiyor bile. Bu nedenle diplomasi yıllarca geriye gitti." dedi.
- "NÜKLEER SİLAHLARIN KALDIRILMASI İÇİN SİLAH KULLANIMI SORUMSUZLUK"
Eblenkamp, nükleer silahların ortadan kaldırılması için silah kullanımının "sorumsuzluk" olduğunu ve bunun işe yaramadığını belirterek, bu alanda küresel desteğin önemli olduğuna ve daha fazla ülkenin bu yöndeki çabalara destek vermesi gerektiğine işaret etti.
NPT'de ABD gibi bazı ülkelerin nükleer silahlara sahip olmasına izin verildiğine ancak İran gibi diğer ülkelere izin verilmediğine dikkati çeken Eblenkamp, "Nükleer silahlı devletler cephaneliklerini yok etmediği sürece, diğer ülkeler için her zaman nükleer yayılma teşviki yaratacaktır. Bu yüzden Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması (TPNW) çıkış yoludur." ifadelerini kullandı.
Çok Okunanlar