Karbonhidrat ve yağ dengesi nefes almayı etkiliyor mu?
Karbonhidrat ve yağ dengesi nefes almayı etkiliyor mu?
Karbonhidrat ve yağ dengesi, metabolizma ve solunum ilişkisi üzerinden akciğer sağlığını etkiliyor. Uzman görüşüyle beslenmenin nefese etkisi ele alındı.
Haber Giriş Tarihi: 08.02.2026 12:25
Haber Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 12:27
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun besinleri yakıt olarak kullandığını belirterek, bu sürecin sağlıklı işlemesi için solunum sisteminin kritik rol oynadığını söyledi. Güngör’e göre, metabolizma sırasında oksijenle işlenen gıdaların doğru şekilde kullanılabilmesi, akciğer sağlığıyla doğrudan bağlantı taşıyor. Bu ilişki, özellikle besin öğeleri dağılımının solunum üzerindeki etkisini gündeme getiriyor.
Metabolizma ve solunum arasındaki ilişki
Gıdaların vücutta enerjiye dönüştürülmesi metabolizma olarak tanımlanıyor. Bu süreçte oksijen kullanımı temel unsur olurken, sağlıklı bir solunum sistemi metabolik dengenin korunmasına katkı sağlıyor. Güngör, dengeli ve çeşitli besinlerle oluşturulan beslenme planlarının, sağlıklı nefes almayı desteklediğini ifade etti.
Karbonhidrat–yağ dengesi neden önemli
Karbonhidratların metabolize edilirken daha fazla karbondioksit ürettiğini, yağların ise bu açıdan daha düşük yük oluşturduğunu belirten Güngör, solunum sıkıntısı yaşayan bireylerde bu dengenin önem kazandığını aktardı. Daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağ içeren beslenme düzenlerinin, bazı kişilerde nefes almayı kolaylaştırabildiği bilgisi paylaşıldı.
Akciğer sağlığını destekleyen besin grupları
Güngör’ün değerlendirmesine göre, akciğer sağlığını korumada taze meyve ve sebzeler öne çıkıyor. Liften zengin arpa, yulaf ve mercimek; flavonoid içeriği yüksek pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana ve pazı gibi sebzeler akciğer fonksiyonlarını destekliyor. Elma ve yaban mersini gibi meyveler oksidatif hasara karşı koruma sağlarken, zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi fonksiyonel gıdalar damar sağlığı üzerinden olumlu etki gösteriyor.
Sıvı tüketimi ve ideal kilo vurgusu
Omega-3 kaynakları olan hamsi, sardalya ve deniz somonu; zeytinyağı, yoğurt ve kuruyemişlerin de akciğer sağlığıyla ilişkilendirildiğini belirten Güngör, yeterli sıvı tüketiminin mukus yapısının korunması açısından gerekli olduğunu ifade etti. Kilo başına günlük 30–33 mililitre su tüketiminin genel sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olduğu bilgisi paylaşıldı. Dengeli beslenme ve ideal kilonun korunmasının, enfeksiyon riskini azaltarak vücut direncini desteklediği belirtildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Karbonhidrat ve yağ dengesi nefes almayı etkiliyor mu?
Karbonhidrat ve yağ dengesi, metabolizma ve solunum ilişkisi üzerinden akciğer sağlığını etkiliyor. Uzman görüşüyle beslenmenin nefese etkisi ele alındı.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun besinleri yakıt olarak kullandığını belirterek, bu sürecin sağlıklı işlemesi için solunum sisteminin kritik rol oynadığını söyledi. Güngör’e göre, metabolizma sırasında oksijenle işlenen gıdaların doğru şekilde kullanılabilmesi, akciğer sağlığıyla doğrudan bağlantı taşıyor. Bu ilişki, özellikle besin öğeleri dağılımının solunum üzerindeki etkisini gündeme getiriyor.
Metabolizma ve solunum arasındaki ilişki
Gıdaların vücutta enerjiye dönüştürülmesi metabolizma olarak tanımlanıyor. Bu süreçte oksijen kullanımı temel unsur olurken, sağlıklı bir solunum sistemi metabolik dengenin korunmasına katkı sağlıyor. Güngör, dengeli ve çeşitli besinlerle oluşturulan beslenme planlarının, sağlıklı nefes almayı desteklediğini ifade etti.
Karbonhidrat–yağ dengesi neden önemli
Karbonhidratların metabolize edilirken daha fazla karbondioksit ürettiğini, yağların ise bu açıdan daha düşük yük oluşturduğunu belirten Güngör, solunum sıkıntısı yaşayan bireylerde bu dengenin önem kazandığını aktardı. Daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağ içeren beslenme düzenlerinin, bazı kişilerde nefes almayı kolaylaştırabildiği bilgisi paylaşıldı.
Akciğer sağlığını destekleyen besin grupları
Güngör’ün değerlendirmesine göre, akciğer sağlığını korumada taze meyve ve sebzeler öne çıkıyor. Liften zengin arpa, yulaf ve mercimek; flavonoid içeriği yüksek pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana ve pazı gibi sebzeler akciğer fonksiyonlarını destekliyor. Elma ve yaban mersini gibi meyveler oksidatif hasara karşı koruma sağlarken, zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi fonksiyonel gıdalar damar sağlığı üzerinden olumlu etki gösteriyor.
Sıvı tüketimi ve ideal kilo vurgusu
Omega-3 kaynakları olan hamsi, sardalya ve deniz somonu; zeytinyağı, yoğurt ve kuruyemişlerin de akciğer sağlığıyla ilişkilendirildiğini belirten Güngör, yeterli sıvı tüketiminin mukus yapısının korunması açısından gerekli olduğunu ifade etti. Kilo başına günlük 30–33 mililitre su tüketiminin genel sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olduğu bilgisi paylaşıldı. Dengeli beslenme ve ideal kilonun korunmasının, enfeksiyon riskini azaltarak vücut direncini desteklediği belirtildi.
Çok Okunanlar