İstanbul'da, bebek acil hastalarını özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine sebep oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri iddia edilen 47 sanığın yargılandığı davada bugün savunmalar alınmaya devam edilecek.
Haber Giriş Tarihi: 21.11.2024 06:30
Haber Güncellenme Tarihi: 21.11.2024 09:30
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
İstanbul Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü gününde, özel hastanedeki bebek ölümleriyle ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı'nın da aralarında bulunduğu 42 sanık ve avukatları yer aldı. Kaya bebeğin babası Mehmet Hanifi Kaya ve avukatı da duruşmaya katıldı, bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Savunmalar sırasında, tutuklu sanık Emine Avcı, Birinci Hastanesi'nde Hasta Hizmetleri Müdürü olarak çalıştığını belirterek, olayla ilgisi olmadığını savundu. Mive Serdarova adlı bebeğin cenazesinin teslim edilmemesi üzerine Avcı, şüpheli bir ödeme işlemi olduğunu fark ettiğini, ve Hakan Doğukan Taşçı ile görüştüğünü belirtti. Ancak, sonrasında hastanedeki yöneticilere durumu bildirdiğini ifade etti.
Sanık Hakan Doğukan Taşçı ve Hasan Basri Gök arasında gerçekleşen komisyon ve tehditlerle ilgili tartışmalar da duruşmaya damgasını vurdu. Emine Avcı, komisyon alındığı iddialarına da açıklık getirerek, bu tür işlemlere karşı olduğunu ifade etti.
Sanık hemşire Mehtap Sayar, suçlamaları reddederek, hiçbir örgüte üye olmadığını ve sadece hastanede çalıştığını savundu. Sayar, hastanedeki raporlar ve epikrizler hakkında da yanlışlıklar yapıldığını, ancak durumun düzeltildiğini belirtti. Özellikle, "Mehtap öldür şu bebeği." şeklindeki telefon konuşmasının, sorunlu bir bebekle ilgili psikolojik baskılara dayandığını belirterek, bu konuda konuşmak istemediğini ifade etti.
Duruşmada, sanıklar arasında da çeşitli savunmalar yapıldı. Sanık hemşire Mehmet Halis Başli, iş yerinde yasal olmayan bir işlem yapmadığını savunarak, maaş ve ek ödemelerin hastanede yaptığı fazla mesailerin karşılığı olduğunu belirtti. Başli, hastanedeki hasta takibini ve raporlamaları doğru şekilde yaptığını vurguladı.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere ertelendi. Bu davada, hastane yönetimi ve çalışanlarının sorumluluğu üzerine önemli detaylar ortaya çıkarken, birçok soru işareti de devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
'Yenidoğan çetesi' davasında 4.gün
İstanbul'da, bebek acil hastalarını özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine sebep oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri iddia edilen 47 sanığın yargılandığı davada bugün savunmalar alınmaya devam edilecek.
İstanbul Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü gününde, özel hastanedeki bebek ölümleriyle ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı'nın da aralarında bulunduğu 42 sanık ve avukatları yer aldı. Kaya bebeğin babası Mehmet Hanifi Kaya ve avukatı da duruşmaya katıldı, bazı sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.
Savunmalar sırasında, tutuklu sanık Emine Avcı, Birinci Hastanesi'nde Hasta Hizmetleri Müdürü olarak çalıştığını belirterek, olayla ilgisi olmadığını savundu. Mive Serdarova adlı bebeğin cenazesinin teslim edilmemesi üzerine Avcı, şüpheli bir ödeme işlemi olduğunu fark ettiğini, ve Hakan Doğukan Taşçı ile görüştüğünü belirtti. Ancak, sonrasında hastanedeki yöneticilere durumu bildirdiğini ifade etti.
Sanık Hakan Doğukan Taşçı ve Hasan Basri Gök arasında gerçekleşen komisyon ve tehditlerle ilgili tartışmalar da duruşmaya damgasını vurdu. Emine Avcı, komisyon alındığı iddialarına da açıklık getirerek, bu tür işlemlere karşı olduğunu ifade etti.
Sanık hemşire Mehtap Sayar, suçlamaları reddederek, hiçbir örgüte üye olmadığını ve sadece hastanede çalıştığını savundu. Sayar, hastanedeki raporlar ve epikrizler hakkında da yanlışlıklar yapıldığını, ancak durumun düzeltildiğini belirtti. Özellikle, "Mehtap öldür şu bebeği." şeklindeki telefon konuşmasının, sorunlu bir bebekle ilgili psikolojik baskılara dayandığını belirterek, bu konuda konuşmak istemediğini ifade etti.
Duruşmada, sanıklar arasında da çeşitli savunmalar yapıldı. Sanık hemşire Mehmet Halis Başli, iş yerinde yasal olmayan bir işlem yapmadığını savunarak, maaş ve ek ödemelerin hastanede yaptığı fazla mesailerin karşılığı olduğunu belirtti. Başli, hastanedeki hasta takibini ve raporlamaları doğru şekilde yaptığını vurguladı.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere ertelendi. Bu davada, hastane yönetimi ve çalışanlarının sorumluluğu üzerine önemli detaylar ortaya çıkarken, birçok soru işareti de devam ediyor.
Çok Okunanlar