Uzman isim açıkladı: Adalar Fayı’ndaki mikrodepremler neye işaret ediyor?
Uzman isim açıkladı: Adalar Fayı’ndaki mikrodepremler neye işaret ediyor?
Marmara Denizi’nde Adalar Fayı ve Çınarcık Fayı çevresinde son günlerde kaydedilen mikrodeprem hareketliliği devam ediyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan depremlerin fayların derin kesimlerindeki olası sürünme hareketiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Bölgedeki sismik aktivitenin seyri, yeni kayıtlarla birlikte izlenmeye devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 19.08.2026 20:11
Haber Güncellenme Tarihi: 19.08.2026 20:12
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, son 1-2 günlük mikrodeprem aktivitesinin Çınarcık Havzası’nın doğusundaki Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca yoğunlaştığını bildirdi.
Bölgede son saatlerde art arda depremler kaydedilirken, paylaşılan bilgilere göre bunların en büyüğünün büyüklüğü 3,2 olarak ölçüldü. Bektaş, mikrodepremlerin özellikle 10-13 kilometre derinlik aralığında gerçekleşmesine dikkat çekti.
1963 Çınarcık depremine işaret etti
Bektaş, değerlendirmesinde geçmişte yapılan bilimsel çalışmalara da değindi. Baştürk ve arkadaşlarının çalışmasına atıfta bulunan Bektaş, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini aktardı.
Bektaş’a göre mevcut mikrodepremlerin benzer derinliklerde meydana gelmesi, Adalar Fayı’nın derin kesimlerindeki hareketlerin incelenmesi açısından önemli bir gözlem oluşturuyor.
Fayın derin kesimlerinde sürünme olasılığı
Bektaş, 10-13 kilometre derinlikte kaydedilen mikrodepremlerin, Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde “creep” olarak adlandırılan sürünme hareketi veya geçişli deformasyon olasılığıyla ilişkili olabileceğini ifade etti.
Fay sürünmesi, fayın belirli kesimlerinde enerjinin ani kırılma yerine yavaş hareketle açığa çıkması olarak tanımlanıyor. Bektaş’ın açıklamasındaki sürünme bağlantısı ise mevcut mikrodeprem kayıtlarına dayanan bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
Silivri depremi sonrası stres değişimine dikkat çekti
Bektaş, hareketliliğin olası nedenleri arasında 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ardından oluşan stres değişimini de gösterdi. Söz konusu değişimin mevcut mikrodeprem aktivitesini tetiklemiş olabileceğini belirtti.
Ana Marmara Fayı’nın birçok bölümünde sürünme hareketinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu ifade eden Bektaş, İstanbul çevresindeki deprem riskinin değerlendirilmesinde zemin koşullarının da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Bektaş ayrıca aletsel dönemde 1935, 1963 ve 2025 yıllarında bölgede 6 ve üzeri büyüklükte depremler meydana geldiğine dikkat çekti. Adalar Fayı ve Çınarcık Fayı çevresindeki mikrodeprem kayıtlarının derinlik, konum ve zaman dağılımındaki değişimler bölgedeki sismik hareketliliğin takibinde öne çıkacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uzman isim açıkladı: Adalar Fayı’ndaki mikrodepremler neye işaret ediyor?
Marmara Denizi’nde Adalar Fayı ve Çınarcık Fayı çevresinde son günlerde kaydedilen mikrodeprem hareketliliği devam ediyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan depremlerin fayların derin kesimlerindeki olası sürünme hareketiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Bölgedeki sismik aktivitenin seyri, yeni kayıtlarla birlikte izlenmeye devam ediyor.
Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, son 1-2 günlük mikrodeprem aktivitesinin Çınarcık Havzası’nın doğusundaki Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca yoğunlaştığını bildirdi.
Bölgede son saatlerde art arda depremler kaydedilirken, paylaşılan bilgilere göre bunların en büyüğünün büyüklüğü 3,2 olarak ölçüldü. Bektaş, mikrodepremlerin özellikle 10-13 kilometre derinlik aralığında gerçekleşmesine dikkat çekti.
1963 Çınarcık depremine işaret etti
Bektaş, değerlendirmesinde geçmişte yapılan bilimsel çalışmalara da değindi. Baştürk ve arkadaşlarının çalışmasına atıfta bulunan Bektaş, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini aktardı.
Bektaş’a göre mevcut mikrodepremlerin benzer derinliklerde meydana gelmesi, Adalar Fayı’nın derin kesimlerindeki hareketlerin incelenmesi açısından önemli bir gözlem oluşturuyor.
Fayın derin kesimlerinde sürünme olasılığı
Bektaş, 10-13 kilometre derinlikte kaydedilen mikrodepremlerin, Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde “creep” olarak adlandırılan sürünme hareketi veya geçişli deformasyon olasılığıyla ilişkili olabileceğini ifade etti.
Fay sürünmesi, fayın belirli kesimlerinde enerjinin ani kırılma yerine yavaş hareketle açığa çıkması olarak tanımlanıyor. Bektaş’ın açıklamasındaki sürünme bağlantısı ise mevcut mikrodeprem kayıtlarına dayanan bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
Silivri depremi sonrası stres değişimine dikkat çekti
Bektaş, hareketliliğin olası nedenleri arasında 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ardından oluşan stres değişimini de gösterdi. Söz konusu değişimin mevcut mikrodeprem aktivitesini tetiklemiş olabileceğini belirtti.
Ana Marmara Fayı’nın birçok bölümünde sürünme hareketinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu ifade eden Bektaş, İstanbul çevresindeki deprem riskinin değerlendirilmesinde zemin koşullarının da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Bektaş ayrıca aletsel dönemde 1935, 1963 ve 2025 yıllarında bölgede 6 ve üzeri büyüklükte depremler meydana geldiğine dikkat çekti. Adalar Fayı ve Çınarcık Fayı çevresindeki mikrodeprem kayıtlarının derinlik, konum ve zaman dağılımındaki değişimler bölgedeki sismik hareketliliğin takibinde öne çıkacak.
Çok Okunanlar