Bakan Çavuşoğlu, açlık grevindeki akademisyenlerin tutuklanmasını soran İtalyan gazeteciye, 'Sizin bahsettiğiniz, açlık grevini başlatan kişi DHKP-C terör örgütü üyesidir' dedi.
Haber Giriş Tarihi: 24.05.2017 21:00
Haber Güncellenme Tarihi: 25.05.2017 00:00
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Roma'ya giderken burada kendisine yöneltilen akademisyenlerin tutuklanması sorusu üzerine, İtalyan gazeteciye bu kişilerin terör örgütü üyesi olduğunu söyledi.
Mevlüt Çavuşoğlu, Roma ziyareti kapsamında ilk olarak İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni, ardından Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile Quirinnale Sarayı'nda ikili görüşme gerçekleştirdi.
Bakan Çavuşoğlu İtalyan bir gazetecinin darbe girişimi sonrasındaki süreçle ilgili sorusu üzerine şöyle konuştu:
''Geçen sene 15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu. 249 vatandaşımızı kaybettik, 2 binden fazla vatandaşımız yaralandı ve birçok vatandaşımız değişik organlarını kaybettiler. Çünkü uçaklardan üzerlerine bomba atıldı, tanklar üzerlerinden geçti, Meclis, Emniyet Binası ve değişik kurumlarımız bombalandı. Helikopterlerden insanların üzerine gelişi güzel ateş açıldı. Bunların hepsi bizim kendi askerimizdi. Milletimizin vergileriyle alınan silahlar bunlara teslim edilmişti ve bunlar o silahları millete döndürdü.''
BUNLARA BİZ KARAR VERMİYORUZ
Şimdi burada İtalya'da, İtalya Parlamentosu'na, Senatosu'na, Cumhurbaşkanlığı Binası'na bu saldırılar olsa bunu yapanların kim olduğu bilinse İtalyan hükümeti ne yapar veya herhangi bir Avrupa ülkesi? Doğal olarak bunlarla mücadele eder. Eğer darbeye aktif bir şekilde katılmış veya destek vermiş kişiler varsa bunlar tutuklanıyor ama yargı karar veriyor bunlara, ben karar vermiyorum veya Erdoğan karar vermiyor, veya Başbakan karar vermiyor. Adalet Bakanı da karar vermez. Eğer bu örgüte üye olup da devlet kurumlarında çalışanlar varsa bunlar da devlet kurumlarından uzaklaştırılmıştır.
AÇLIK GREVİNDEKİ KİŞİ TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİDİR
Açlık grevindeki akademisyenlerin tutuklanmasıyla ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, "Sizin bahsettiğiniz, açlık grevini başlatan kişi DHKP-C terör örgütü üyesidir. DHKP-C de PKK ile birlikte terör faaliyetlerini sürdürmektedir. Terör örgütlerine üye olan ve aktif destek veren kimse karşılığını bulmalıdır. İfade özgürlüğüyle bir ilgisi yoktur bunun. DHKP-C Marksist, komünist bir terör örgütüdür, PKK ile aynı çizgidedir. Bundan yaklaşık 3 buçuk sene önce ABD Büyükelçiliğine canlı bombayla saldırıda bulunmuştur. O yüzden bu kişileri masum kişiler olarak göstermek de doğru değildir. Siz ne bilgi istiyorsanız biz size sunarız, bizim gizlimiz saklımız yoktur. Demokratikleşme, reform bizim önceliğimiz olmuştur.
15 sene Türkiye'yi reforma tabi tutan sessiz devrimleri gerçekleştiren aynı hükümettir, Recep Tayyip Erdoğan'dır ve arkadaşlarıdır. Şimdi referandumdan sonra yeni dönemde yine reform, yine dönüşüm, yine gelişim olacaktır. Ama iki şeyi ayıralım: terörle mücadele ve demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü. Bunları çok iyi bir şekilde ayırdığımız zaman ne bizde sorun kalır, ne de dışarıdan bakıldığında. Biz bu konularda samimiyiz ve adımlar atmaya da devam edeceğiz" yanıtını verdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mevlüt Çavuşoğlu'ndan İtalyan gazeteciye ayar
Bakan Çavuşoğlu, açlık grevindeki akademisyenlerin tutuklanmasını soran İtalyan gazeteciye, 'Sizin bahsettiğiniz, açlık grevini başlatan kişi DHKP-C terör örgütü üyesidir' dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Roma'ya giderken burada kendisine yöneltilen akademisyenlerin tutuklanması sorusu üzerine, İtalyan gazeteciye bu kişilerin terör örgütü üyesi olduğunu söyledi.
Mevlüt Çavuşoğlu, Roma ziyareti kapsamında ilk olarak İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni, ardından Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile Quirinnale Sarayı'nda ikili görüşme gerçekleştirdi.
Bakan Çavuşoğlu İtalyan bir gazetecinin darbe girişimi sonrasındaki süreçle ilgili sorusu üzerine şöyle konuştu:
''Geçen sene 15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu. 249 vatandaşımızı kaybettik, 2 binden fazla vatandaşımız yaralandı ve birçok vatandaşımız değişik organlarını kaybettiler. Çünkü uçaklardan üzerlerine bomba atıldı, tanklar üzerlerinden geçti, Meclis, Emniyet Binası ve değişik kurumlarımız bombalandı. Helikopterlerden insanların üzerine gelişi güzel ateş açıldı. Bunların hepsi bizim kendi askerimizdi. Milletimizin vergileriyle alınan silahlar bunlara teslim edilmişti ve bunlar o silahları millete döndürdü.''
BUNLARA BİZ KARAR VERMİYORUZ
Şimdi burada İtalya'da, İtalya Parlamentosu'na, Senatosu'na, Cumhurbaşkanlığı Binası'na bu saldırılar olsa bunu yapanların kim olduğu bilinse İtalyan hükümeti ne yapar veya herhangi bir Avrupa ülkesi? Doğal olarak bunlarla mücadele eder. Eğer darbeye aktif bir şekilde katılmış veya destek vermiş kişiler varsa bunlar tutuklanıyor ama yargı karar veriyor bunlara, ben karar vermiyorum veya Erdoğan karar vermiyor, veya Başbakan karar vermiyor. Adalet Bakanı da karar vermez. Eğer bu örgüte üye olup da devlet kurumlarında çalışanlar varsa bunlar da devlet kurumlarından uzaklaştırılmıştır.
AÇLIK GREVİNDEKİ KİŞİ TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİDİR
Açlık grevindeki akademisyenlerin tutuklanmasıyla ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, "Sizin bahsettiğiniz, açlık grevini başlatan kişi DHKP-C terör örgütü üyesidir. DHKP-C de PKK ile birlikte terör faaliyetlerini sürdürmektedir. Terör örgütlerine üye olan ve aktif destek veren kimse karşılığını bulmalıdır. İfade özgürlüğüyle bir ilgisi yoktur bunun. DHKP-C Marksist, komünist bir terör örgütüdür, PKK ile aynı çizgidedir. Bundan yaklaşık 3 buçuk sene önce ABD Büyükelçiliğine canlı bombayla saldırıda bulunmuştur. O yüzden bu kişileri masum kişiler olarak göstermek de doğru değildir. Siz ne bilgi istiyorsanız biz size sunarız, bizim gizlimiz saklımız yoktur. Demokratikleşme, reform bizim önceliğimiz olmuştur.
15 sene Türkiye'yi reforma tabi tutan sessiz devrimleri gerçekleştiren aynı hükümettir, Recep Tayyip Erdoğan'dır ve arkadaşlarıdır. Şimdi referandumdan sonra yeni dönemde yine reform, yine dönüşüm, yine gelişim olacaktır. Ama iki şeyi ayıralım: terörle mücadele ve demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü. Bunları çok iyi bir şekilde ayırdığımız zaman ne bizde sorun kalır, ne de dışarıdan bakıldığında. Biz bu konularda samimiyiz ve adımlar atmaya da devam edeceğiz" yanıtını verdi.
Çok Okunanlar