İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, diplomasının iptaline ilişkin davada İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddeden kararını Danıştay’a taşıdı. Avukatları tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, diploma iptal kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülürken, yürütmenin durdurulması ve kararın bozulması talep edildi.
Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 18:50
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 18:54
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Danıştay’a sunulan temyiz dilekçesinde, İstanbul Üniversitesi tarafından 18 Mart 2025 tarihinde alınan diploma iptali kararının hukuk güvenliği, idari istikrar ve kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu savunuldu. Avukatlar ayrıca yargılama sürecinde doğal hakim ilkesinin ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.
Dilekçede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi sonrasında alınan diploma iptali kararının yetkisiz makam tarafından verildiği iddia edildi. Kararın kamu yararından ziyade siyasi gerekçelerle alındığı yönündeki değerlendirmeler de başvuruda yer aldı.
Üniversitenin önceki görüşlerine atıf yapıldı
Temyiz dilekçesinde, İstanbul Üniversitesi’nin daha önceki resmi yazışmalarında İmamoğlu’nun yatay geçiş işleminin mevzuata uygun olduğunun belirtildiği ifade edildi. Avukatlar, 27 Mart 2020 tarihli yazıda yatay geçiş koşullarının sağlandığının açıkça kayda geçirildiğini belirtti.
Ayrıca İstanbul Üniversitesi Rektörü imzalı 7 Ekim 2024 tarihli bilgi notunda da yatay geçiş, mezuniyet ve diploma işlemlerinin hukuka uygun olduğunun ifade edildiği öne sürüldü. Bu nedenle diploma iptali kararının önceki kurumsal değerlendirmelerle çeliştiği savunuldu.
İstinaf kararının gerekçesiz olduğu öne sürüldü
Başvuruda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf talebini reddederken yalnızca ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirttiği kaydedildi. Avukatlar, bu değerlendirmenin hukuki açıdan yeterli gerekçe oluşturmadığını ileri sürdü.
Dilekçede, davanın sonucunu etkileyebilecek temel iddia ve itirazların kararda tartışılmadığı belirtilerek, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edildi. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da atıfta bulunuldu.
Mahkeme heyetlerindeki değişiklikler gündeme taşındı
Temyiz başvurusunda, ilk derece mahkemesi ile istinaf incelemesini yapan dairede görev alan heyetlerde değişiklikler yaşandığı ifade edildi. Avukatlar, ilk derece mahkemesi heyetinin dava sürecinde dört kez değiştiğini, istinaf mahkemesi başkanının da karar aşamasında değiştirildiğini belirtti.
Bu değişikliklerin doğal hakim ilkesi bakımından değerlendirilmesi gerektiği savunulan dilekçede, Anayasa’nın 37’nci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddia edildi.
Gözler Danıştay’ın vereceği kararda
Temyiz başvurusunda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin 13 Mayıs 2026 tarihli kararının yürütmesinin durdurulması ve kararın bozulması talep edildi.
Danıştay’ın öncelikle yürütmenin durdurulması talebine ilişkin değerlendirme yapması bekleniyor. Yüksek mahkemenin vereceği karar, diploma iptaline ilişkin yargı sürecinin bir sonraki aşamasını şekillendirecek.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İmamoğlu’nun diploma davasında süreç Danıştay’a taşındı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, diplomasının iptaline ilişkin davada İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddeden kararını Danıştay’a taşıdı. Avukatları tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, diploma iptal kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülürken, yürütmenin durdurulması ve kararın bozulması talep edildi.
Danıştay’a sunulan temyiz dilekçesinde, İstanbul Üniversitesi tarafından 18 Mart 2025 tarihinde alınan diploma iptali kararının hukuk güvenliği, idari istikrar ve kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu savunuldu. Avukatlar ayrıca yargılama sürecinde doğal hakim ilkesinin ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.
Dilekçede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi sonrasında alınan diploma iptali kararının yetkisiz makam tarafından verildiği iddia edildi. Kararın kamu yararından ziyade siyasi gerekçelerle alındığı yönündeki değerlendirmeler de başvuruda yer aldı.
Üniversitenin önceki görüşlerine atıf yapıldı
Temyiz dilekçesinde, İstanbul Üniversitesi’nin daha önceki resmi yazışmalarında İmamoğlu’nun yatay geçiş işleminin mevzuata uygun olduğunun belirtildiği ifade edildi. Avukatlar, 27 Mart 2020 tarihli yazıda yatay geçiş koşullarının sağlandığının açıkça kayda geçirildiğini belirtti.
Ayrıca İstanbul Üniversitesi Rektörü imzalı 7 Ekim 2024 tarihli bilgi notunda da yatay geçiş, mezuniyet ve diploma işlemlerinin hukuka uygun olduğunun ifade edildiği öne sürüldü. Bu nedenle diploma iptali kararının önceki kurumsal değerlendirmelerle çeliştiği savunuldu.
İstinaf kararının gerekçesiz olduğu öne sürüldü
Başvuruda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf talebini reddederken yalnızca ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirttiği kaydedildi. Avukatlar, bu değerlendirmenin hukuki açıdan yeterli gerekçe oluşturmadığını ileri sürdü.
Dilekçede, davanın sonucunu etkileyebilecek temel iddia ve itirazların kararda tartışılmadığı belirtilerek, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edildi. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da atıfta bulunuldu.
Mahkeme heyetlerindeki değişiklikler gündeme taşındı
Temyiz başvurusunda, ilk derece mahkemesi ile istinaf incelemesini yapan dairede görev alan heyetlerde değişiklikler yaşandığı ifade edildi. Avukatlar, ilk derece mahkemesi heyetinin dava sürecinde dört kez değiştiğini, istinaf mahkemesi başkanının da karar aşamasında değiştirildiğini belirtti.
Bu değişikliklerin doğal hakim ilkesi bakımından değerlendirilmesi gerektiği savunulan dilekçede, Anayasa’nın 37’nci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddia edildi.
Gözler Danıştay’ın vereceği kararda
Temyiz başvurusunda, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin 13 Mayıs 2026 tarihli kararının yürütmesinin durdurulması ve kararın bozulması talep edildi.
Danıştay’ın öncelikle yürütmenin durdurulması talebine ilişkin değerlendirme yapması bekleniyor. Yüksek mahkemenin vereceği karar, diploma iptaline ilişkin yargı sürecinin bir sonraki aşamasını şekillendirecek.
Çok Okunanlar