SON DAKİKA
Hava Durumu

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı

İran, ABD ve İsrail'in ortaklaşa başlattığı saldırıların ardından yaptığı misillemelere ek olarak Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattı. Bu kapanma haberi, neredeyse tüm dünya ülkelerini ekonomik anlamda olumsuz etkilemesi anlamına geliyor.

Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 20:42
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 21:11
Kaynak: Haber Merkezi
hurhaber.com
İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı

ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı.

Açıklamanın ardından bölgede tanker hareketliliğinin durduğu, gemi takip sistemlerinde boğazdaki tanker ve yük gemilerinin hızlarının sıfıra düştüğü görüldü.

GÜNLÜK 20 MİLYON VARİLLİK SEVKİYAT DURACAK

Arap Yarımadası ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin ana arterlerinden biri.

Günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol türevi bu geçiş noktasından dünya pazarlarına ulaşıyor. Bu hacim, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.

PETROLÜN VARİLİ 150 DOLARI GÖREBİLİR

Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, boğazın kapanmasının küresel piyasalar üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini belirtiyor.

Rizvi’ye göre tam kapanma senaryosunda petrol fiyatları varil başına 150 dolara kadar yükselebilir. Bu durum küresel büyümeyi yaklaşık yüzde 1,5 oranında baskılayabilir, altın fiyatlarını 6 bin 500 doların üzerine taşıyabilir ve ABD enflasyonunu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaştırabilir.

PETROL VE DOĞAL GAZDA SERT FİYATLANMALAR GÖRÜLEBİLİR

Enerji akışında yaşanacak en küçük bir aksamada dahi fiyatların yukarı yönlü hareket etmesi bekleniyor. Goldman Sachs değerlendirmelerine göre, boğazdan geçen enerji akışının yalnızca yarıya düşmesi halinde petrol fiyatları 110 dolar seviyesine ulaşabilir.

İran kaynaklı sınırlı bir arz azalması bile fiyatları 90 dolar bandına taşıyabilirken, tam kapanma halinde Brent petrolün 130–150 dolar aralığına yükselmesi olası görülüyor.

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının ise TTF referansında 74 euro/MWh seviyesine çıkabileceği tahmin ediliyor. ABD’nin LNG’ye görece daha az bağımlı olması nedeniyle bu krizden Avrupa’ya kıyasla daha sınırlı etkilenmesi bekleniyor.

KÜRESEL BÜYÜME VE ÜLKE ENFLASYONLARI DARBE ALABİLİR

Yükselen enerji maliyetleri, üretim ve lojistik giderlerini artırarak maliyet enflasyonunu tetikleyecek. Enerjiye bağımlı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarı bozulabilir.

Boğazın tamamen kapanması halinde küresel gayrisafi yurtiçi hasılada (GSYH) yaklaşık yüzde 0,8 oranında daralma yaşanabileceği öngörülüyor.

Uzun süreli bir çatışma ortamı ise en çok gelişmekte olan ekonomileri etkileyecek. Enerji bağımlılığının bazı ülkelerde yüzde 80-95 seviyelerine ulaşması, gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini daha da derinleştirebilir.

BOĞAZIN KAPANMASI TEDARİK ZİNCİRİNİN BOZULMASI DEMEK

Jeopolitik gerilim yalnızca enerji fiyatlarını değil, deniz taşımacılığını da doğrudan etkiliyor. Bölgedeki askeri ve siyasi tansiyonun artması, sigorta primleri ve navlun ücretlerinde yükselişe yol açıyor. Alternatif güzergâhlar, örneğin BAE’nin Fujairah hattı ya da Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e uzanan boru hatları, sınırlı kapasiteye sahip olduğu için küresel tedarik zincirindeki kırılganlık artıyor.

HANGİ ÜLKELER DAHA FAZLA ETKİLENİR?

Petrol fiyatlarında yaşanan artış, karbon kaynakları ithal eden ülkeleri ekonomik olarak zor durumda bıraksa da üretici ülke ekonomileri için gelir artışı sağlayacaktır.

Özellikle Ukrayna Savaşı'nda ciddi mali yük altında kalan Rusya için petrol gelirleri artışı bütçeyi rahatlatacaktır. Benzer şekilde Körfez ülkeleri için de petrol fiyatlarında yaşanan artış uzun dönemde avantaj haline gelebilir.

Boğaz kapandığında petrol tedariki açısından hangi ülkeler risk altında diye bakıldığında, başta Avrupa Birliği (AB) üyeleri ve Çin karşımıza çıkmaktadır. Rusya'ya uygulanan ambargolardan sonra AB, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için Körfez ülkelerine daha fazla yönelmiştir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda en büyük zararı AB üyesi ülkeler alacaktır.

Çin kısa vadede sıkıntı yaşasa da Rusya'dan sağlayacağı ek arzla açığını kapatacaktır. ABD, geçtiğimiz yıllarda üretimi artırarak net ihracatçı konuma yükselmiştir. AB için Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda en önemli kaynak ABD olacaktır. Bu ise AB ülkeleri için daha fazla ABD'ye bağımlılık demektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.