ABD'den sinsi plan: İran'a ilk saldırıyı onlar yapsın!
ABD'den sinsi plan: İran'a ilk saldırıyı onlar yapsın!
Politico'ya göre Trump'ın danışmanları, İran'a ilk saldırıyı İsrail'in yapmasını istiyor. Amaç, ABD kamuoyunda askeri harekat için destek oluşturmak. ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran'ın nükleer silah elde etmeye çalıştığını, Dışişleri Bakanı Rubio ise balistik füze konusunu ele almayı reddettiğini belirtti. İran-ABD nükleer müzakereleri Cenevre'de devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.02.2026 08:32
Haber Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 09:03
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
ABD ve İran arasındaki nükleer müzakereler gündemdeki tazeliğini korurken, ABD merkezli haber sitesi Politico'dan dikkat çeken bir iddia geldi.
Politico'nun adını gizli tutan 2 hükümet kaynağına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanlarının, İran'a ilk saldırıyı İsrail'in yapmasından yana olduğu bildirildi.
İran'ı misillemeye sevk edecek bir İsrail saldırısının mantıklı görüldüğü ve bunun muhtemel bir Amerikan askeri harekatı için ABD kamuoyunda destek oluşturmaya yardımcı olacağı aktarıldı.
Bir kaynağın, "Yönetim içinde ve çevresinde, İsrail'in önce tek başına harekete geçmesinin ve İran'ın bize karşı misilleme yaparak, bize harekete geçmek için daha fazla neden vermesinin siyasi açıdan çok daha iyi olacağı düşüncesi hakim" görüşlerine yer verildi. Kaynakların her ikisinin de İran'a karşı ortak bir ABD-İsrail operasyonunu muhtemel gördüğü aktarılan haberde, Trump'a en yakın kişilerin İran'a saldırıya kesin gözüyle baktığı ifade edildi.
MİSİLLEME RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMİYOR
Muhtemel bir harekatın kapsamının belirsiz olduğunu ve potansiyel risklerin göz önüne alındığını vurgulayan kaynaklar, ABD'nin askeri kapasitesinin büyük bölümünü İran saldırısı için kullanmasının, Çin'i Tayvan'ı işgal etme konusunda cesaretlendirebileceğine dikkat çekti. Kaynaklardan birinin "Eğer rejim değişikliği hedefleyen bir saldırıdan bahsediyorsak, İran'ın elindeki her şeyle misilleme yapması çok muhtemel. Bölgede çok sayıda varlığımız var ve bunların her biri potansiyel bir hedef. Ayrıca 'Demir Kubbe' koruması altında değiller. Bu nedenle Amerika'nın kayıplarının olma ihtimali yüksek. Ve bu da çok fazla siyasi risk içeriyor" dediği aktarıldı.
"NE YAPACAĞINI YALNIZCA TRUMP BİLİR"
Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, konuyla ilgili yorum talebi üzerine, "Medya başkanın düşünceleri hakkında spekülasyon yapmayı sürdürse de, Başkan Trump'ın ne yapıp ne yapmayacağını yalnızca kendisi bilir" açıklamasında bulundu. Washington'daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
ABD BAŞKAN YARDIMCISI VANCE: İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAZ, ANCAK DENEDİKLERİNE DAİR KANITLAR VAR
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirterek, "Fakat, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" dedi. ABD Başkanı Trump'ın İran meselesini diplomasi yoluyla çözmek istediğini aktaran Vance, "Ancak, elbette başkanın başka seçenekleri de mevcut" hatırlatmasını yaptı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray'da düzenlenen bir bilgilendirme toplantısında İran konusunda sorulan bir soruya yanıt verdi. İran ile ilgili önemli duyuruları ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağını vurgulayan Vance, Tahran yönetimi ile yürütülen müzakerelere atıfta bulunarak, "Başkan, mümkün olan en iyi anlaşmayı sağlamak amacıyla yarın Cenevre'ye en iyi iki müzakerecisini gönderiyor. Ancak temel ilke basit: İran nükleer silaha sahip olamaz" dedi. İran'ın nükleer silah kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışmasının ABD açısından sorun teşkil ettiğinin altını çizen Vance, "Fakat, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" değerlendirmesinde bulundu. ABD Başkanı Trump'ın İran meselesini diplomasi yoluyla çözmek istediğini aktaran Vance, "Ancak, elbette başkanın başka seçenekleri de mevcut" hatırlatmasını yaptı.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBİO, İRAN'IN BALİSTİK FÜZELER HAKKINDA KONUŞMAYI REDDETTİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın balistik füzeler hakkında konuşmayı reddettiğini iddia ederek bunu "büyük bir sorun" olarak nitelendirdi.
ABD basınına göre, Rubio, Karayip ülkesi Saint Kitts ve Nevis ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran'ın ABD'yi bölgedeki üslerini ve ortaklarını tehdit eden, özellikle kısa menzilli olmak üzere çok sayıda balistik füzeye sahip olduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn'deki tüm üslerinin bu kapsama girdiğini söyledi.
Ayrıca deniz taşımacılığını ve ABD Donanması'nı tehdit etmeye çalışan deniz unsurlarına da sahip olduğunu öne süren Rubio, "Bu nedenle, herkesin şunu anlamasını istiyorum. Nükleer programın ötesinde, yalnızca Amerika'ya ve Amerikalılara saldırmak için tasarlanmış bu konvansiyonel silahlara da sahipler." dedi.
Rubio, bu konuların ele alınması gerektiğini ve yapılacak müzakereler ile görüşmelerin büyük ölçüde nükleer programa odaklanacağını belirterek, şunları kaydetti:
"İlerleme kaydedilebileceğini umuyoruz çünkü Başkan'ın tercihi diplomatik alanda ilerleme sağlamak ancak şunu da unutmamak önemli, İran balistik füzeler hakkında bizimle veya herhangi kimseyle konuşmayı reddediyor ve bu büyük bir sorun."
- İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERE SÜRECİ
İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
ABD'nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra ikinci tur görüşmeler 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre'de 26 Şubat'ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ABD'den sinsi plan: İran'a ilk saldırıyı onlar yapsın!
Politico'ya göre Trump'ın danışmanları, İran'a ilk saldırıyı İsrail'in yapmasını istiyor. Amaç, ABD kamuoyunda askeri harekat için destek oluşturmak. ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran'ın nükleer silah elde etmeye çalıştığını, Dışişleri Bakanı Rubio ise balistik füze konusunu ele almayı reddettiğini belirtti. İran-ABD nükleer müzakereleri Cenevre'de devam ediyor.
ABD ve İran arasındaki nükleer müzakereler gündemdeki tazeliğini korurken, ABD merkezli haber sitesi Politico'dan dikkat çeken bir iddia geldi.
Politico'nun adını gizli tutan 2 hükümet kaynağına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanlarının, İran'a ilk saldırıyı İsrail'in yapmasından yana olduğu bildirildi.
İran'ı misillemeye sevk edecek bir İsrail saldırısının mantıklı görüldüğü ve bunun muhtemel bir Amerikan askeri harekatı için ABD kamuoyunda destek oluşturmaya yardımcı olacağı aktarıldı.
Bir kaynağın, "Yönetim içinde ve çevresinde, İsrail'in önce tek başına harekete geçmesinin ve İran'ın bize karşı misilleme yaparak, bize harekete geçmek için daha fazla neden vermesinin siyasi açıdan çok daha iyi olacağı düşüncesi hakim" görüşlerine yer verildi. Kaynakların her ikisinin de İran'a karşı ortak bir ABD-İsrail operasyonunu muhtemel gördüğü aktarılan haberde, Trump'a en yakın kişilerin İran'a saldırıya kesin gözüyle baktığı ifade edildi.
MİSİLLEME RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMİYOR
Muhtemel bir harekatın kapsamının belirsiz olduğunu ve potansiyel risklerin göz önüne alındığını vurgulayan kaynaklar, ABD'nin askeri kapasitesinin büyük bölümünü İran saldırısı için kullanmasının, Çin'i Tayvan'ı işgal etme konusunda cesaretlendirebileceğine dikkat çekti. Kaynaklardan birinin "Eğer rejim değişikliği hedefleyen bir saldırıdan bahsediyorsak, İran'ın elindeki her şeyle misilleme yapması çok muhtemel. Bölgede çok sayıda varlığımız var ve bunların her biri potansiyel bir hedef. Ayrıca 'Demir Kubbe' koruması altında değiller. Bu nedenle Amerika'nın kayıplarının olma ihtimali yüksek. Ve bu da çok fazla siyasi risk içeriyor" dediği aktarıldı.
"NE YAPACAĞINI YALNIZCA TRUMP BİLİR"
Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, konuyla ilgili yorum talebi üzerine, "Medya başkanın düşünceleri hakkında spekülasyon yapmayı sürdürse de, Başkan Trump'ın ne yapıp ne yapmayacağını yalnızca kendisi bilir" açıklamasında bulundu. Washington'daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
ABD BAŞKAN YARDIMCISI VANCE: İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLAMAZ, ANCAK DENEDİKLERİNE DAİR KANITLAR VAR
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirterek, "Fakat, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" dedi. ABD Başkanı Trump'ın İran meselesini diplomasi yoluyla çözmek istediğini aktaran Vance, "Ancak, elbette başkanın başka seçenekleri de mevcut" hatırlatmasını yaptı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray'da düzenlenen bir bilgilendirme toplantısında İran konusunda sorulan bir soruya yanıt verdi. İran ile ilgili önemli duyuruları ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağını vurgulayan Vance, Tahran yönetimi ile yürütülen müzakerelere atıfta bulunarak, "Başkan, mümkün olan en iyi anlaşmayı sağlamak amacıyla yarın Cenevre'ye en iyi iki müzakerecisini gönderiyor. Ancak temel ilke basit: İran nükleer silaha sahip olamaz" dedi. İran'ın nükleer silah kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışmasının ABD açısından sorun teşkil ettiğinin altını çizen Vance, "Fakat, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" değerlendirmesinde bulundu. ABD Başkanı Trump'ın İran meselesini diplomasi yoluyla çözmek istediğini aktaran Vance, "Ancak, elbette başkanın başka seçenekleri de mevcut" hatırlatmasını yaptı.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBİO, İRAN'IN BALİSTİK FÜZELER HAKKINDA KONUŞMAYI REDDETTİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın balistik füzeler hakkında konuşmayı reddettiğini iddia ederek bunu "büyük bir sorun" olarak nitelendirdi.
ABD basınına göre, Rubio, Karayip ülkesi Saint Kitts ve Nevis ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran'ın ABD'yi bölgedeki üslerini ve ortaklarını tehdit eden, özellikle kısa menzilli olmak üzere çok sayıda balistik füzeye sahip olduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn'deki tüm üslerinin bu kapsama girdiğini söyledi.
Ayrıca deniz taşımacılığını ve ABD Donanması'nı tehdit etmeye çalışan deniz unsurlarına da sahip olduğunu öne süren Rubio, "Bu nedenle, herkesin şunu anlamasını istiyorum. Nükleer programın ötesinde, yalnızca Amerika'ya ve Amerikalılara saldırmak için tasarlanmış bu konvansiyonel silahlara da sahipler." dedi.
Rubio, bu konuların ele alınması gerektiğini ve yapılacak müzakereler ile görüşmelerin büyük ölçüde nükleer programa odaklanacağını belirterek, şunları kaydetti:
"İlerleme kaydedilebileceğini umuyoruz çünkü Başkan'ın tercihi diplomatik alanda ilerleme sağlamak ancak şunu da unutmamak önemli, İran balistik füzeler hakkında bizimle veya herhangi kimseyle konuşmayı reddediyor ve bu büyük bir sorun."
- İRAN İLE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERE SÜRECİ
İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.
ABD'nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra ikinci tur görüşmeler 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre'de 26 Şubat'ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.
Çok Okunanlar