Zonguldak'ta yer altındaki zorlu mesailerini sürdüren maden işçileri, ramazan ayının ilk sahurunu yerin 120 metre altında kömür üretiminde kullanılan ağaç direklerden kurdukları sofrada yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 08:02
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 08:20
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında mesaide olan işçiler, sahur vaktinin yaklaşmasıyla ahşap direk ve kalaslardan masalarını kurdu.
Baretlerinin ışığının aydınlattığı ocak içinde ilk sahurlarını yapmanın heyecanını yaşayan maden işçileri, yanlarında getirdikleri domates, salatalık, soğan, biber, peynir, zeytin, konserve ve ekmeği kömürden kararmış elleriyle yedi.
Ailelerinden uzak, yerin 120 metre altında ilk sahurun heyecanını yaşayan işçiler, yapılan duanın ardından oruç için niyet etti.
İşçiler, daha sonra maden ocağındaki mesailerini sürdürdü.
"ARKADAŞLARLA EVDEN NE GETİRDİYSEK BURADA PAYLAŞIP BİRLİKTE YİYORUZ"
Yaklaşık 15 yıldır maden işçiliği yapan 45 yaşındaki maden işçisi Şener Zurnalı, gazetecilere, çalışma şartlarının zor olduğunu ve gurbette sahur yapmanın kendilerini duygusallaştırdığını söyledi.
Mesleğe ilk başladığında çalışma şartlarının kendisini yormadığını ancak zamanla zorlaştığını ifade eden Zurnalı, "Yer üstüne bakarak, yer altı daha zor ama yapacak bir şey yok, ekmek parası. Mecburen çalışıyoruz. Yine bir ramazan geldi, Allah'a şükürler olsun. İnşallah bu ramazanı da mutlu, sevinçli bir şekilde geçiririz. Allah'ım inşallah bayrama da ermeyi nasip eder" dedi.
Zurnalı, ilk sahuru ailelerinden ayrı yapmanın burukluğunu yaşadıklarını dile getirerek, "Yapacak bir şey yok. Ekmek parası, mecburiyetten çalışmak zorundayız. Onlar da ekmek bekliyor. Sofrada peynirimiz, zeytinimiz, domatesimiz, salatalığımız, soğanımız, barbunyamız vardı. Arkadaşlarla evden ne getirdiysek burada paylaşıp beraber bir şekilde oturup yiyoruz. Sahurdan sonra işimize devam ediyoruz" diye konuştu.
"KISA SÜRELİĞİNE HER ŞEYİ UNUTUYORUZ"
Maden işçisi olarak 12 yıldır çalışan 46 yaşındaki Selahattin Ordu şöyle konuştu:
"Oraya girdiğinizde her şeyle bağınızı kesiyorsunuz.120 metre yer altına iniyoruz, şartlar ağır. Kısa süreliğine her şeyi unutuyoruz. Bir ramazan ayına daha ulaştık. Arkadaşlarla birlikte ilk sahurumuzu yaptık. Herkes evinden getirmiş olduğu yolluklarla sahurumuzu eda ettik. Ailemiz ön planda oluyor ama buradaki iş ortamında arkadaşlarımız da bizim bir ailemiz oluyor. Destek olabiliyoruz birbirimize. Buruk oluyor. Evde yapmak tabii ki farklı oluyor. Şartların bunları gerektirdiği ve ekmek paramızın peşinde olduğumuz için, ailemizin geçimini sağlamak için bu şartları kabul ediyoruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yerin 120 metre altında sahur sofrası
Zonguldak'ta yer altındaki zorlu mesailerini sürdüren maden işçileri, ramazan ayının ilk sahurunu yerin 120 metre altında kömür üretiminde kullanılan ağaç direklerden kurdukları sofrada yaptı.
Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında mesaide olan işçiler, sahur vaktinin yaklaşmasıyla ahşap direk ve kalaslardan masalarını kurdu.
Baretlerinin ışığının aydınlattığı ocak içinde ilk sahurlarını yapmanın heyecanını yaşayan maden işçileri, yanlarında getirdikleri domates, salatalık, soğan, biber, peynir, zeytin, konserve ve ekmeği kömürden kararmış elleriyle yedi.
Ailelerinden uzak, yerin 120 metre altında ilk sahurun heyecanını yaşayan işçiler, yapılan duanın ardından oruç için niyet etti.
İşçiler, daha sonra maden ocağındaki mesailerini sürdürdü.
"ARKADAŞLARLA EVDEN NE GETİRDİYSEK BURADA PAYLAŞIP BİRLİKTE YİYORUZ"
Yaklaşık 15 yıldır maden işçiliği yapan 45 yaşındaki maden işçisi Şener Zurnalı, gazetecilere, çalışma şartlarının zor olduğunu ve gurbette sahur yapmanın kendilerini duygusallaştırdığını söyledi.
Mesleğe ilk başladığında çalışma şartlarının kendisini yormadığını ancak zamanla zorlaştığını ifade eden Zurnalı, "Yer üstüne bakarak, yer altı daha zor ama yapacak bir şey yok, ekmek parası. Mecburen çalışıyoruz. Yine bir ramazan geldi, Allah'a şükürler olsun. İnşallah bu ramazanı da mutlu, sevinçli bir şekilde geçiririz. Allah'ım inşallah bayrama da ermeyi nasip eder" dedi.
Zurnalı, ilk sahuru ailelerinden ayrı yapmanın burukluğunu yaşadıklarını dile getirerek, "Yapacak bir şey yok. Ekmek parası, mecburiyetten çalışmak zorundayız. Onlar da ekmek bekliyor. Sofrada peynirimiz, zeytinimiz, domatesimiz, salatalığımız, soğanımız, barbunyamız vardı. Arkadaşlarla evden ne getirdiysek burada paylaşıp beraber bir şekilde oturup yiyoruz. Sahurdan sonra işimize devam ediyoruz" diye konuştu.
"KISA SÜRELİĞİNE HER ŞEYİ UNUTUYORUZ"
Maden işçisi olarak 12 yıldır çalışan 46 yaşındaki Selahattin Ordu şöyle konuştu:
"Oraya girdiğinizde her şeyle bağınızı kesiyorsunuz.120 metre yer altına iniyoruz, şartlar ağır. Kısa süreliğine her şeyi unutuyoruz. Bir ramazan ayına daha ulaştık. Arkadaşlarla birlikte ilk sahurumuzu yaptık. Herkes evinden getirmiş olduğu yolluklarla sahurumuzu eda ettik. Ailemiz ön planda oluyor ama buradaki iş ortamında arkadaşlarımız da bizim bir ailemiz oluyor. Destek olabiliyoruz birbirimize. Buruk oluyor. Evde yapmak tabii ki farklı oluyor. Şartların bunları gerektirdiği ve ekmek paramızın peşinde olduğumuz için, ailemizin geçimini sağlamak için bu şartları kabul ediyoruz."
Çok Okunanlar