JPMorgan altın rallisinin süreceğini açıkladı. Banka, merkez bankası alımları ve jeopolitik riskler nedeniyle talebin 2026’ya kadar güçlü kalmasını bekliyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 18:54
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 18:58
Kaynak:
Haber Merkezi
hurhaber.com
JPMorgan, altın fiyatlarındaki yükselişin hız keseceği yönündeki beklentilere katılmadığını duyurdu. Banka, son beş yılda yüzde 170’i aşan artışın küresel gerilimler ve rezerv çeşitlendirme eğilimiyle desteklendiğini belirtirken, merkez bankalarının güçlü alımlarının 2026’ya kadar talebi yüksek tutmasının beklendiğini bildirdi. Küresel jeopolitik risklerin seyri, altının yönü açısından önümüzdeki dönemde de yakından izlenecek.
Jeopolitik riskler ve rezerv tercihi öne çıkıyor
JPMorgan’a göre artan jeopolitik riskler ve küresel bloklaşma eğilimi yatırımcıları güvenli liman varlıklara yönlendiriyor. Banka, bu ortamın devam etmesi halinde altına yönelik talebin kalıcı biçimde yüksek seyredeceğini ifade etti.
2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında küresel net altın alımlarının yaklaşık iki katına çıktığına dikkat çeken kurum, bu gelişmenin altının rezervlerdeki güvenli varlık rolünü güçlendirdiğini kaydetti. Bankaya göre altın fiyatlarının temel belirleyicisi resmi kurum alımları olmaya devam ediyor.
Rezervlerde gelişen ülke farkı
2025 itibarıyla gelişen piyasalarda altının rezervler içindeki payı yüzde 19 seviyesine ulaştı. Gelişmiş ekonomilerde ise bu oran yüzde 47 düzeyinde bulunuyor. JPMorgan, bu farkın özellikle gelişen ülkelerde altın ağırlığının artırılabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Çin’de altının rezerv payının yüzde 8,6 seviyesinde olduğu ve ek alım için alan bulunduğu ifade edildi. Merkez bankalarına yönelik ankete göre kurumların yüzde 95’i küresel altın rezervlerinin artmasını bekliyor. Bu görünüm, resmi alımların önümüzdeki dönemde de güçlü kalabileceğine işaret ediyor.
ETF varlıkları zirvenin gerisinde
Banka, bireysel yatırımcıların güvenli liman arayışıyla altına yönelmeyi sürdürdüğünü ancak altın destekli ETF’lerdeki varlıkların pandemi dönemindeki zirvenin altında kaldığını bildirdi. Küresel ETF’lerde yaklaşık 100 milyon ons altın bulunurken, bu miktar 2020’de görülen yaklaşık 110 milyon ons seviyesinin gerisinde yer alıyor.
ETF’lerde tutulan altının dünya genelindeki resmi merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 8’ine karşılık geldiği aktarıldı. JPMorgan, bu verinin altın fiyatları ve toplam talep üzerinde merkez bankalarının bireysel yatırımcılara kıyasla daha belirleyici konumda olduğunu gösterdiğini belirtti.
2026’ya kadar güçlü talep projeksiyonu
JPMorgan Global Research, 2026 yılına kadar hem yatırımcı talebinin hem de merkez bankası alımlarının yüksek seyretmesini bekliyor. Araştırma notunda, merkez bankalarının altın talebinin 2026 yılında çeyrek başına ortalama 585 ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi.
Banka, jeopolitik riskler ve rezerv çeşitlendirme ihtiyacının altına olan ilgiyi desteklemeye devam edeceğini öngörürken, resmi kurum alımlarının orta vadede piyasada güçlü bir temel oluşturmasının beklendiğini bildirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
JPMorgan altın rallisinin süreceğini açıkladı
JPMorgan altın rallisinin süreceğini açıkladı. Banka, merkez bankası alımları ve jeopolitik riskler nedeniyle talebin 2026’ya kadar güçlü kalmasını bekliyor.
JPMorgan, altın fiyatlarındaki yükselişin hız keseceği yönündeki beklentilere katılmadığını duyurdu. Banka, son beş yılda yüzde 170’i aşan artışın küresel gerilimler ve rezerv çeşitlendirme eğilimiyle desteklendiğini belirtirken, merkez bankalarının güçlü alımlarının 2026’ya kadar talebi yüksek tutmasının beklendiğini bildirdi. Küresel jeopolitik risklerin seyri, altının yönü açısından önümüzdeki dönemde de yakından izlenecek.
Jeopolitik riskler ve rezerv tercihi öne çıkıyor
JPMorgan’a göre artan jeopolitik riskler ve küresel bloklaşma eğilimi yatırımcıları güvenli liman varlıklara yönlendiriyor. Banka, bu ortamın devam etmesi halinde altına yönelik talebin kalıcı biçimde yüksek seyredeceğini ifade etti.
2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında küresel net altın alımlarının yaklaşık iki katına çıktığına dikkat çeken kurum, bu gelişmenin altının rezervlerdeki güvenli varlık rolünü güçlendirdiğini kaydetti. Bankaya göre altın fiyatlarının temel belirleyicisi resmi kurum alımları olmaya devam ediyor.
Rezervlerde gelişen ülke farkı
2025 itibarıyla gelişen piyasalarda altının rezervler içindeki payı yüzde 19 seviyesine ulaştı. Gelişmiş ekonomilerde ise bu oran yüzde 47 düzeyinde bulunuyor. JPMorgan, bu farkın özellikle gelişen ülkelerde altın ağırlığının artırılabileceğine işaret ettiğini belirtti.
Çin’de altının rezerv payının yüzde 8,6 seviyesinde olduğu ve ek alım için alan bulunduğu ifade edildi. Merkez bankalarına yönelik ankete göre kurumların yüzde 95’i küresel altın rezervlerinin artmasını bekliyor. Bu görünüm, resmi alımların önümüzdeki dönemde de güçlü kalabileceğine işaret ediyor.
ETF varlıkları zirvenin gerisinde
Banka, bireysel yatırımcıların güvenli liman arayışıyla altına yönelmeyi sürdürdüğünü ancak altın destekli ETF’lerdeki varlıkların pandemi dönemindeki zirvenin altında kaldığını bildirdi. Küresel ETF’lerde yaklaşık 100 milyon ons altın bulunurken, bu miktar 2020’de görülen yaklaşık 110 milyon ons seviyesinin gerisinde yer alıyor.
ETF’lerde tutulan altının dünya genelindeki resmi merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 8’ine karşılık geldiği aktarıldı. JPMorgan, bu verinin altın fiyatları ve toplam talep üzerinde merkez bankalarının bireysel yatırımcılara kıyasla daha belirleyici konumda olduğunu gösterdiğini belirtti.
2026’ya kadar güçlü talep projeksiyonu
JPMorgan Global Research, 2026 yılına kadar hem yatırımcı talebinin hem de merkez bankası alımlarının yüksek seyretmesini bekliyor. Araştırma notunda, merkez bankalarının altın talebinin 2026 yılında çeyrek başına ortalama 585 ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi.
Banka, jeopolitik riskler ve rezerv çeşitlendirme ihtiyacının altına olan ilgiyi desteklemeye devam edeceğini öngörürken, resmi kurum alımlarının orta vadede piyasada güçlü bir temel oluşturmasının beklendiğini bildirdi.
Çok Okunanlar