Rusya-Ukrayna Savaşı’nın son bulması için ABD ve Rusya delegasyonlarının 18 Şubat 2025 tarihinde
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelerek, bu krizin çözümü noktasında fikir teatisinde
bulundular.
Bu krizin çözüm noktası Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad bölgesinin seçilmiş olması da yetkililerin
ifadelerine göre ise tarafsız bir ülke konumunda olduklarıdır.
Riyad’da yapılan bu barış görüşmelerinde Zelenski’nin ülkesinin davet edilmemesinin hayal kırıklığı
içinde olması sebebiyle Trump ile karşılıklı bir atışmanın içerisine girdiler.
Bu masada Ukraynalılara yer verilmemesi hususunda Trump, ‘‘Masada olmadıkları için üzgün
olduklarını duyuyorum, aslında üç yıldır hatta çok daha önce masadalardı. Bu çok kolay bir şekilde
çözülebilirdi’’ diyerek yanıt verdi. Akabinde Trump aynı basın toplantısında verdiği demeçte Ukrayna
nezdinde Ukrayna liderinin onaylanma oranlarının %4’e düştüğünü iddia etti.
Trump’ın bu ifadelerine karşılık Zelenski bir anketi kaynak gösterip, Ukrayna halkının %58’inin
kendisine bir lider olarak güvendiğini öne sürdü. Zelenski bir de ‘‘Donald Trump, Rusya’nın
dezenformasyon ortamında yaşıyor’’ ifadesinde bulundu. Zelenski ayrıca, Ukrayna’nın %4’lük onay
dezenformasyonunu Rusya’nın yaydığına dair ‘‘kanıtlara’’ sahip olduğunu belirtti.
Bu konuşmaların üzerine Trump, Ukrayna liderine ‘‘Diktatör’’ yakıştırması yapması ile ipler iyice
koptu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşımları ve ifadelerine bakacak olursak Ukrayna’da bu kadar kaotik
ve sancılı sürecin çığırtkanlığını yapan tarafın Zelenski olduğunu düşünüyor. Aslında Rusya ile
yaptıkları ikili temasta barışa giden sürecin en yakın tarafın Rusya olduğunu ima ediyor.
Donald Trump, Avrupa’nın barış getiremediğini ve Zelenski’nin korkunç bir iş çıkardığını ifade
etmesiyle Biden ise barış denemesi yapmamasını eleştirmiş, açıkçası kendi şahsi ikbalinin bu barışı
getirebileceğine kendisini ikna ettiği görülüyor.
Temenni ederiz ki barış Ukrayna için bir an önce gelir. Milyonlarca insanın yerinden edinmesi,
binlerce insanın ölüme mahkûm edilmesini kim isteyebilir ki.
*Barışın kaybedeni olmaz…
Donald Trump’ın şahsi ikbali kendisini nereye götürür bilmem, Zelenski hangi maceralara atılır
bilmem, iki liderin bu atışmaları yapmasındaki maksadı bizleri yakın zamanda nereye götürür
göreceğiz. Temennimiz o ki bu süreçte bizi götüreceği yerin insanların kendi ülkesinde huzur ve barış
içerisinde yaşadığı bir iklimin var olmasıdır.
Rusya, Batı’nın Ukrayna üzerinden kendi bölgesinin güvenliğini tehdit eder anlayışı doğrultusunda bu
gerekçelerle Ukrayna’ya bir askeri saldırı girişiminde bulundu. Hala üç yıldır bu savaşın devam ettiğini
görüyoruz.
Rusya’nın ABD’li yetkililerle Riyad’da yaptığı görüşmenin olumlu geçtiğini ifade ettiler. Rusya’nın bu
müzakereden Ukrayna ile barışa giden sürecin ehemmiyetine inanıyor. Tabi bu açıkçası olumlu bir
havanın var olduğunu da karşımıza çıkartıyor.
ABD, Rusya’yı muhatap alarak bu barışın bir an önce az kayıplı atlatılması noktasında elini hızlı
tutuyor. Rusya’nın Ukrayna’dan daha fazla toprak kazandığını dillendiren ABD tarafı bu sürecin barışa
hızlı bir şekilde evrilmesi gerektiğini biliyor.
Üç yıldır Ukrayna’da yaşanılan bu savaş iklimi acı, gözyaşı, yıkım, yerinden edinme bu senaryo kime
ne kazandırdı?
*Savaş’ın kazananı olmaz.
Batı’nın siyaset üretememe iflası, savaşın Ukrayna için kaçınılmaz bir iklime sürükledi.
Ukrayna-Rusya savaşı çıktığı esnada Avrupa bu tabloyu çaresizce izlemiş, Rusya’ya bazı yaptırımları
devreye almıştı.
Bu yaptırımlar Rusya’yı etkilememiş, aksi takdir de ülkesinin Batı’ya karşı keskin kozunu daha da
güçlendirmişti. Bu tabloda savaşın seyri daha fazla tırmanarak üç yıldır çıkılmaz bir sürece evrildi.
Savaş’ın ne ülkelere ne de topluma ne de insanlığa asla hizmet etmediğini görüyoruz.
Türkiye’de her fırsatta barışın kaybedeninin olmadığı, savaşın kazananı olmadığını tüm platformlarda
dillendirmiştir.
ABD’li yetkililer Riyad Görüşmeleri kapsamında Ukrayna’da barışın temasını kuran ülke olarak
gözükse de Türkiye’nin bu konuda yıllardır ortaya koyduğu çaba tüm dünyanın gözü önündedir. Tabi
ki hangi ülke barışa giden süreçte samimi gayret ortaya koyarsa bu tüm insanlığı mutlu ettiği kadar
başta Türkiye’yi de mutlu eder.
Türkiye, küresel barışın anahtar rolüdür.
Dünya’da bir taraftan Ukrayna ile temas halinde olan, bir taraftan Rusya tarafıyla temas halinde olan
ve aynı zamanda Batı ile temas halinde olan ülke Türkiye’dir.
Bu kolay bir şey değil.
Türkiye barış diplomasisini en güzel çalıştıran ülke konumundadır.
Bunu başardı.
Eğer ki önümüzdeki süreçte Ukrayna-Rusya krizinin barışa giden dinamosunu Türkiye üstleneceğini
söylemek beni şaşırtmaz.
Bakıp, göreceğiz…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yusuf Türknaz
Zelenski – Trump İhtilafı: Riyad Görüşmeleri
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın son bulması için ABD ve Rusya delegasyonlarının 18 Şubat 2025 tarihinde
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelerek, bu krizin çözümü noktasında fikir teatisinde
bulundular.
Bu krizin çözüm noktası Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad bölgesinin seçilmiş olması da yetkililerin
ifadelerine göre ise tarafsız bir ülke konumunda olduklarıdır.
Riyad’da yapılan bu barış görüşmelerinde Zelenski’nin ülkesinin davet edilmemesinin hayal kırıklığı
içinde olması sebebiyle Trump ile karşılıklı bir atışmanın içerisine girdiler.
Bu masada Ukraynalılara yer verilmemesi hususunda Trump, ‘‘Masada olmadıkları için üzgün
olduklarını duyuyorum, aslında üç yıldır hatta çok daha önce masadalardı. Bu çok kolay bir şekilde
çözülebilirdi’’ diyerek yanıt verdi. Akabinde Trump aynı basın toplantısında verdiği demeçte Ukrayna
nezdinde Ukrayna liderinin onaylanma oranlarının %4’e düştüğünü iddia etti.
Trump’ın bu ifadelerine karşılık Zelenski bir anketi kaynak gösterip, Ukrayna halkının %58’inin
kendisine bir lider olarak güvendiğini öne sürdü. Zelenski bir de ‘‘Donald Trump, Rusya’nın
dezenformasyon ortamında yaşıyor’’ ifadesinde bulundu. Zelenski ayrıca, Ukrayna’nın %4’lük onay
dezenformasyonunu Rusya’nın yaydığına dair ‘‘kanıtlara’’ sahip olduğunu belirtti.
Bu konuşmaların üzerine Trump, Ukrayna liderine ‘‘Diktatör’’ yakıştırması yapması ile ipler iyice
koptu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşımları ve ifadelerine bakacak olursak Ukrayna’da bu kadar kaotik
ve sancılı sürecin çığırtkanlığını yapan tarafın Zelenski olduğunu düşünüyor. Aslında Rusya ile
yaptıkları ikili temasta barışa giden sürecin en yakın tarafın Rusya olduğunu ima ediyor.
Donald Trump, Avrupa’nın barış getiremediğini ve Zelenski’nin korkunç bir iş çıkardığını ifade
etmesiyle Biden ise barış denemesi yapmamasını eleştirmiş, açıkçası kendi şahsi ikbalinin bu barışı
getirebileceğine kendisini ikna ettiği görülüyor.
Temenni ederiz ki barış Ukrayna için bir an önce gelir. Milyonlarca insanın yerinden edinmesi,
binlerce insanın ölüme mahkûm edilmesini kim isteyebilir ki.
*Barışın kaybedeni olmaz…
Donald Trump’ın şahsi ikbali kendisini nereye götürür bilmem, Zelenski hangi maceralara atılır
bilmem, iki liderin bu atışmaları yapmasındaki maksadı bizleri yakın zamanda nereye götürür
göreceğiz. Temennimiz o ki bu süreçte bizi götüreceği yerin insanların kendi ülkesinde huzur ve barış
içerisinde yaşadığı bir iklimin var olmasıdır.
Rusya, Batı’nın Ukrayna üzerinden kendi bölgesinin güvenliğini tehdit eder anlayışı doğrultusunda bu
gerekçelerle Ukrayna’ya bir askeri saldırı girişiminde bulundu. Hala üç yıldır bu savaşın devam ettiğini
görüyoruz.
Rusya’nın ABD’li yetkililerle Riyad’da yaptığı görüşmenin olumlu geçtiğini ifade ettiler. Rusya’nın bu
müzakereden Ukrayna ile barışa giden sürecin ehemmiyetine inanıyor. Tabi bu açıkçası olumlu bir
havanın var olduğunu da karşımıza çıkartıyor.
ABD, Rusya’yı muhatap alarak bu barışın bir an önce az kayıplı atlatılması noktasında elini hızlı
tutuyor. Rusya’nın Ukrayna’dan daha fazla toprak kazandığını dillendiren ABD tarafı bu sürecin barışa
hızlı bir şekilde evrilmesi gerektiğini biliyor.
Üç yıldır Ukrayna’da yaşanılan bu savaş iklimi acı, gözyaşı, yıkım, yerinden edinme bu senaryo kime
ne kazandırdı?
*Savaş’ın kazananı olmaz.
Batı’nın siyaset üretememe iflası, savaşın Ukrayna için kaçınılmaz bir iklime sürükledi.
Ukrayna-Rusya savaşı çıktığı esnada Avrupa bu tabloyu çaresizce izlemiş, Rusya’ya bazı yaptırımları
devreye almıştı.
Bu yaptırımlar Rusya’yı etkilememiş, aksi takdir de ülkesinin Batı’ya karşı keskin kozunu daha da
güçlendirmişti. Bu tabloda savaşın seyri daha fazla tırmanarak üç yıldır çıkılmaz bir sürece evrildi.
Savaş’ın ne ülkelere ne de topluma ne de insanlığa asla hizmet etmediğini görüyoruz.
Türkiye’de her fırsatta barışın kaybedeninin olmadığı, savaşın kazananı olmadığını tüm platformlarda
dillendirmiştir.
ABD’li yetkililer Riyad Görüşmeleri kapsamında Ukrayna’da barışın temasını kuran ülke olarak
gözükse de Türkiye’nin bu konuda yıllardır ortaya koyduğu çaba tüm dünyanın gözü önündedir. Tabi
ki hangi ülke barışa giden süreçte samimi gayret ortaya koyarsa bu tüm insanlığı mutlu ettiği kadar
başta Türkiye’yi de mutlu eder.
Türkiye, küresel barışın anahtar rolüdür.
Dünya’da bir taraftan Ukrayna ile temas halinde olan, bir taraftan Rusya tarafıyla temas halinde olan
ve aynı zamanda Batı ile temas halinde olan ülke Türkiye’dir.
Bu kolay bir şey değil.
Türkiye barış diplomasisini en güzel çalıştıran ülke konumundadır.
Bunu başardı.
Eğer ki önümüzdeki süreçte Ukrayna-Rusya krizinin barışa giden dinamosunu Türkiye üstleneceğini
söylemek beni şaşırtmaz.
Bakıp, göreceğiz…