"Bıktın belki yaşamaktan; Amerika'dan, Avrupa'dan, ekonomiden, geçim derdi ve sınavlardan. Usandın zayıflara ağlayıp cenaze taşımaktan, dişlerini sıkıp uykusuz kalmaktan belki ama bebeğim üzülme, öleceğiz sonunda, her şey düzelecek..." BÜLENT AKYÜREK
Ne çok sevmişimdir ne çok içime işlemiştir bu sözü , az önce vefat haberini aldım da ne bileyim; gözyaşlarım belli ki Amerika 'dan bıkmaktan , belli ki usandım zayıflara ağlamaktan...
İki bacağını da hastalıktan kaybetmiş Derviş gönüllü yazar ne çok ibret ne çok söz bırakarak göçtü bu âlemden ötelere... Rabbim rahmet eylesin , yazdıkları söyledikleri sadaka- i câriye olsun inşallah...
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? Kitabı ile tanımıştım kendisini o şahsına münhasır ironik dilini... Ne kadar zekice ne kadar enteresan bulmuştum serencâmını... Sonra diğer kitaplarını da almış okumuş arkadaşlarıma tavsiye etmiştim, hep yoktu ortalıklarda medyalarda falan... İnsan, bir gün çok ünlü, çok kıymeti bilinesi olacak sanıyor önem atfettiği yazarların... Evet , hayat bu kadarcık işte...
Kimimiz göbeğini sallayan kolunu bacağını açan cesurlar kadar meşhur olamıyor, sessizce gidiyoruz iki kapılı bu handan...
Biz bağırıp çağırmayan, olaysız dağılan grubuz işte...
Okullara seminerlere davet edilmesi gereken, çocuklara deizme karşı yaşadıklarından söz etmesi gereken bir aydındı bence kendisi...
Ama yok biz o sırada havanda su döverekren "yavrum senden ufak tefek diye arkadaşını kucağına alma ona zorbalık yapıp elinden telefonunu alıp karıştırma" diye son ses çığrınmakla meşgulüz...
Amerika tek dişi kalmış canavar ' ına karşı böyle kuvvetli uyarıcılara daha çok ihtiyacımız var...
Dünya sergüzeşti güzel olan insanlardan güzel anılar dinlemeye onları anlamaya ne çok ihtiyacımız var...
Vallahi lisede sınıflarda kitapta Nurullah Genç ' in bir şiirini görünce kimdir bilene performans notu vereceğim diyorum , bir kişi erkektir diğer kişi yazardır diyor öğrenciler de Yağmur Naatını günümüz şairi olduğunu ekonomi prof. olduğunu değil de neleri neleri biliyorlar söyleyeyim mi ?
Boya badana medyası şimdilerde kat kat yüz boyasında level atlamışlar , kaş " ın arkası şakak var ya şakak... E işte sabah kahvaltı falan etmeden kaşın arkasını şeftali ve karpuz tonlarında boyayıp geliyorlar aynı tornadan çıkmış gibi... Hem yüzde yanak kızarır bazı insanî durumlarda fakat şakak kızarmaz ki !...
Şakak ' a kar yağar normal akışta saçı boyamazsanız... Ne menem iştir, anlayan beri gelsin erenler!
Hem bu boya moya işlerini bir kenara bırakıp Yunus Emre ne der bu hususta dinleyelim mi ?
" Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun
Ecel büke belimizi söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi soranlara selam olsun
Tenim ortaya açıla yakasız gömlek biçile
Bizi bir arı veçhile yuyanlara selam olsun
Azrail alır canımız kurur damarda kanımız
Yayıcağız kefenimiz saranlara selam olsun
Sözdür söylenir araya kimse döymez bu yaraya
İltip bizi makbereye koyanlara selam olsun
Bunda hep gelenler gider hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber soranlara selam olsun
Aşık oldur Hakk’ı seve Hakk derdine kıla deva
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun
Miskin Yunus söyler sözü kan yaş ile doldu gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun"
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nüket Belsan Taşören
Üzülme Bebeğim
"Bıktın belki yaşamaktan; Amerika'dan, Avrupa'dan, ekonomiden, geçim derdi ve sınavlardan. Usandın zayıflara ağlayıp cenaze taşımaktan, dişlerini sıkıp uykusuz kalmaktan belki ama bebeğim üzülme, öleceğiz sonunda, her şey düzelecek..." BÜLENT AKYÜREK
Ne çok sevmişimdir ne çok içime işlemiştir bu sözü , az önce vefat haberini aldım da ne bileyim; gözyaşlarım belli ki Amerika 'dan bıkmaktan , belli ki usandım zayıflara ağlamaktan...
İki bacağını da hastalıktan kaybetmiş Derviş gönüllü yazar ne çok ibret ne çok söz bırakarak göçtü bu âlemden ötelere... Rabbim rahmet eylesin , yazdıkları söyledikleri sadaka- i câriye olsun inşallah...
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? Kitabı ile tanımıştım kendisini o şahsına münhasır ironik dilini... Ne kadar zekice ne kadar enteresan bulmuştum serencâmını... Sonra diğer kitaplarını da almış okumuş arkadaşlarıma tavsiye etmiştim, hep yoktu ortalıklarda medyalarda falan... İnsan, bir gün çok ünlü, çok kıymeti bilinesi olacak sanıyor önem atfettiği yazarların... Evet , hayat bu kadarcık işte...
Kimimiz göbeğini sallayan kolunu bacağını açan cesurlar kadar meşhur olamıyor, sessizce gidiyoruz iki kapılı bu handan...
Biz bağırıp çağırmayan, olaysız dağılan grubuz işte...
Okullara seminerlere davet edilmesi gereken, çocuklara deizme karşı yaşadıklarından söz etmesi gereken bir aydındı bence kendisi...
Ama yok biz o sırada havanda su döverekren "yavrum senden ufak tefek diye arkadaşını kucağına alma ona zorbalık yapıp elinden telefonunu alıp karıştırma" diye son ses çığrınmakla meşgulüz...
Amerika tek dişi kalmış canavar ' ına karşı böyle kuvvetli uyarıcılara daha çok ihtiyacımız var...
Dünya sergüzeşti güzel olan insanlardan güzel anılar dinlemeye onları anlamaya ne çok ihtiyacımız var...
Vallahi lisede sınıflarda kitapta Nurullah Genç ' in bir şiirini görünce kimdir bilene performans notu vereceğim diyorum , bir kişi erkektir diğer kişi yazardır diyor öğrenciler de Yağmur Naatını günümüz şairi olduğunu ekonomi prof. olduğunu değil de neleri neleri biliyorlar söyleyeyim mi ?
Boya badana medyası şimdilerde kat kat yüz boyasında level atlamışlar , kaş " ın arkası şakak var ya şakak... E işte sabah kahvaltı falan etmeden kaşın arkasını şeftali ve karpuz tonlarında boyayıp geliyorlar aynı tornadan çıkmış gibi... Hem yüzde yanak kızarır bazı insanî durumlarda fakat şakak kızarmaz ki !...
Şakak ' a kar yağar normal akışta saçı boyamazsanız... Ne menem iştir, anlayan beri gelsin erenler!
Hem bu boya moya işlerini bir kenara bırakıp Yunus Emre ne der bu hususta dinleyelim mi ?
" Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun
Ecel büke belimizi söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi soranlara selam olsun
Tenim ortaya açıla yakasız gömlek biçile
Bizi bir arı veçhile yuyanlara selam olsun
Azrail alır canımız kurur damarda kanımız
Yayıcağız kefenimiz saranlara selam olsun
Sözdür söylenir araya kimse döymez bu yaraya
İltip bizi makbereye koyanlara selam olsun
Bunda hep gelenler gider hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber soranlara selam olsun
Aşık oldur Hakk’ı seve Hakk derdine kıla deva
Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun
Miskin Yunus söyler sözü kan yaş ile doldu gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun"