Hikâye bunlar , hep hikâye... Yılın en hülyâlı zamanları... Pandemi bitermiş , doğru İzmir ' e... İzmir sınırına gelince arabanın camını açar , nefes alırım, mmmmis gibi İzmir havası... Bu , bu kadarı bana yeter ki ! Oysa şimdi dalıp gitmek uzaklara... Ne kadar uzağa gidebilir ki insan pencerenin önünden kalkmadan... Çay koyayım en iyisi... Bir bardak bile içmeden soğuturum ya oracıkta... Kahve severim ben... Unuttum mu yoksa ? Nisyan, ah nisyan ? Kanepeden sokağı izlemek...Şu ilerideki nar ağacı çiçek mi açmış yoksa ? Narçiçeği... Çiçeğin de nârı , yangını olur mu acaba ? Neden olmasın ki ? Kül - gül gibi... Hem Doğu Perinçek konuşuyor tv de... Popüler olmak zor zanaat :))) Hem "Hocam , sen Abdülhamit ' i savundun " deyinceye kadar öğrencim, komiklik olsun diye , bihaberdim ya olaydan... Gülümsüyorum işte! Hem kocaman kocaman sözlerim yok artık, büyüyor muyum git gide ? Nedamet gözyaşlarım var sadece , yıkar mı bilmem geçmiş zamanları, beyhude voltaları? " Şüphesiz kendime zulmettim " dua olup doğar ya böyle vakitlerde insanın içine içine... A bi de kırgınlık var işte belimi büken... Kahvem de bitti eyvah ! Daha daha uzaklara bakarken... Kırgınlığımı düşünmek, boşuna boşuna gücümü üzmek... "Ağlama değmez hayat" rindlerin dayanağı değil midir sanki ? Hem kırılıyorsan hâlâ kâmil değilsin der ya dervişler... Tokat atana kaldırıp başını bakmayan miskinlik makamındakiler... Hem günleri falan da bilmiyorum artık zaman kavramını kaybettim iyice... Kuşlar var sadece akşam olunca bir telaş bir telaş, duygulandiriyor beni bu halleri... Hem Ahmet Haşim de geliyor inadına aklıma: " Kuşlar mıdır ki onlar her akşam âlemlerimizden sefer eyler... " Minicik yüreklerindeki o telaş... Akşam telaşı... " Sakın sen kuşlara uyma " şarkısı da mırıldanır bir yandan fonda zihnimde bu anlarda... Yağmur... Şimdi İzmir ' de olmak vardı... Deniz , ıslanır ya sessizce... Sessizce durup izlesem... Attila İlhan gibi : " Sana kullanılmamış bir gök getirsem... "
Nüket Belsan Taşören
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nüket Belsan Taşören
Pandemik hikaye
Hikâye bunlar , hep hikâye...
Yılın en hülyâlı zamanları...
Pandemi bitermiş , doğru İzmir ' e...
İzmir sınırına gelince arabanın camını açar , nefes alırım, mmmmis gibi İzmir havası...
Bu , bu kadarı bana yeter ki !
Oysa şimdi dalıp gitmek uzaklara...
Ne kadar uzağa gidebilir ki insan pencerenin önünden kalkmadan... Çay koyayım en iyisi... Bir bardak bile içmeden soğuturum ya oracıkta...
Kahve severim ben...
Unuttum mu yoksa ?
Nisyan, ah nisyan ? Kanepeden sokağı izlemek...Şu ilerideki nar ağacı çiçek mi açmış yoksa ? Narçiçeği... Çiçeğin de nârı , yangını olur mu acaba ? Neden olmasın ki ?
Kül - gül gibi...
Hem Doğu Perinçek konuşuyor tv de... Popüler olmak zor zanaat :))) Hem "Hocam , sen Abdülhamit ' i savundun " deyinceye kadar öğrencim, komiklik olsun diye , bihaberdim ya olaydan... Gülümsüyorum işte!
Hem kocaman kocaman sözlerim yok artık, büyüyor muyum git gide ?
Nedamet gözyaşlarım var sadece , yıkar mı bilmem geçmiş zamanları, beyhude voltaları?
" Şüphesiz kendime zulmettim " dua olup doğar ya böyle vakitlerde insanın içine içine...
A bi de kırgınlık var işte belimi büken...
Kahvem de bitti eyvah !
Daha daha uzaklara bakarken... Kırgınlığımı düşünmek, boşuna boşuna gücümü üzmek...
"Ağlama değmez hayat" rindlerin dayanağı değil midir sanki ? Hem kırılıyorsan hâlâ kâmil değilsin der ya dervişler... Tokat atana kaldırıp başını bakmayan miskinlik makamındakiler...
Hem günleri falan da bilmiyorum artık zaman kavramını kaybettim iyice... Kuşlar var sadece akşam olunca bir telaş bir telaş, duygulandiriyor beni bu halleri... Hem Ahmet Haşim de geliyor inadına aklıma:
" Kuşlar mıdır ki onlar her akşam âlemlerimizden sefer eyler... "
Minicik yüreklerindeki o telaş... Akşam telaşı...
" Sakın sen kuşlara uyma " şarkısı da mırıldanır bir yandan fonda zihnimde bu anlarda...
Yağmur...
Şimdi İzmir ' de olmak vardı... Deniz , ıslanır ya sessizce... Sessizce durup izlesem...
Attila İlhan gibi :
" Sana kullanılmamış bir gök getirsem... "
Nüket Belsan Taşören