SON DAKİKA
Hava Durumu

Minnak İdareciler

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2020 12:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2020 12:27

Büsbüyük koltuklarından tanırsınız onları, Demokles ' in kılıcını falan dikkate almadan sere serpe otururken üzerinde...
Minnaktırlar , koltuk biraz yükseltir egolarını...
İyi hissederler , güzeldir böyle...
Omuzladıkları dava taşı nerde diye bakanlara hazırdır cevapları hem...
Minnak idareciler , idare ederler bir süre...
Vakit saat gelince kopar bir vâveylâ...
Biz olmadan olmaz ki bu dava !
Bâki olaydı iyiydi şu minnak koltuk bana !
Hem ben kadar zekisi çevik ve atik' i geldi mi daha önce Allasen siz söyleyin a dostlar !
Yaw devir dâim... Hani metal bu eskir , dinlenseniz dense de kibarca, olamaz ki !
Onlardan daha liyâkatlısı yoktur ki gelsin...
Herkes hırsız herkes uğursuz her yol usulsüzdürkine aniden...
Halef selef , oyuncu değişikliği böyledir bu işler diyenlere diş bilenir hemen...
Minnak koltuklarından kalkmaları teklif dahi edilmemelidir oysa...
Ya hani dava ?.
Hani diğergamlık ?
Hani kendini feda ?
Bu sefer dönüp en eleştirel bakışlarla en entelektüelinden gelir acı sözler...
Teorisyenler karıştırılıp özlü aforizmalarla saldırıya geçilir milattan önceden sonraya, aleyhte olabilecek ne varsa düşer payımıza...
Haddimizi kâh Marx bildirir kâh Lenin...
Sahi hocam , onlar kim ?
A ' dan Z ' ye yanlışmış o bir zamanlar doğru dedikleri işler minnakların... O zaman niye sus pus otururlardı ki acaba ? Koltuk konforlu olmasındı ya ?
Az önce birlikte oynadığına mızıkçı diyen çocuk mızıkçılığı ile küskünler , küsükler , düşmanın her dostuyla el ele kol kola girerler birden...
Hayretle açılan gözlere inat , yeniden her bozuk sathı düzeltmeye aday oluverirler birden...
Ama bozan kim ?
Siz...
Neden ? Silah zoru ile mi oradaydınız?
Minnak idareciler bu sorulara muhatap olunca mağdur olurlar birden...
Özgürlükçülülük ( !) ortamı sekteye uğrar ve sesleri kesilmiş olurdurlardır, köşeye sıkışmak demeyelim de...
Bangır bangır susturulma (!) ortamında yazar çizer, koltuklarının yasını tutarlar,en feci feryatlarla...
Bu... Çirkin bir ses...
Farkında olsalar keşke...
Basiretsiz , kukla diyenlere maskara olmasalar, kol kola komik olmasalar keşke...
Keşke vakar nedir bilseler...
Dava nedir bilseler keşke...
Oysa Üstad ne der bu hususta?

" Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!
Kimdir bu gençlik? “Halka değil, Hakk'a inanan; meclisinin duvarında ‘Hâkimiyet Hakk'ındır' düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakk'a kölelikte bilen bir gençlik...

Yetmez, aynı zamanda: “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik...”

Üstadım !
Kinimin davası dipdiridir....
Unutmam unutturmam, öz vatanımda parya olduğum günleri de dinimin ilmimin davası benimle, bizimle bil !
Hem...
Minnak idarecilere teslim edilmeyecek kadar ağır bizim davamız...
Hem...
Beyninin kalbinin davacısı minnak koltuklara bağlamaz gönlünü, gözü ufuktadır her daim...
Nüket Belsan Taşören

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.