SON DAKİKA
Hava Durumu

Masum Musunuz? Hiç Sanmıyorum

Yazının Giriş Tarihi: 18.02.2026 13:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 13:39

Öğleden sonra okuldan gelirken sitenin kedisi siyah beyaz kalpli Bıttımsu ' yu beslerken güvenlik görevlisi ve bir başka kedi sevdalısı site ahalisi :

-Ah canım ya ne kadar sevimli , inşallah kız değildir, kız ise yandı, çok yazık, zavallı, erkekler bırakmaz peşini, kısırlaştırmak gerekir bunu yazık garibim!

Evet dedim içimden dümdük, evet erkekler bırakmaz peşini, çok doğru... Yıllar önce yardım derneğinde gönüllü olarak çalışan arkadaşım, sokakta kirli bir şekilde yaşayan akıl engelli kadının sık sık kürtaj masraflarını karşıladıklarını anlattığında çok üzülmüştüm... Neden demiştim ya kim ne ister bu kadından, günah ya ! Ah , ah demişti hem de kimler kimler bu zavallıya ilişenler, biliyor musun ? Erkek , yani erkek... Ey Orhan Pamuk , Ortadoğulu(!) olduklarından mı acaba başta kedilerimiz olmak üzere bu iflah olmaz hallerimiz ? Yüksekten atmalar, tek bir gün tek bir an için gözü dönen nefslerine uyup Van Gölü ' ne atmalar... Misallerden seçmeler: Rojin olayında çok etkilendiğim bir sosyal medya yorumu :

"O saatte dışarı çıkmaması gerekirdi , erkekler acımaz! "

Masumiyet Müzesi... Edebiyat öğretmeni olmam , Kutadgu Bilig ' dir , Mantıkut Tayr ' dır gibi envai çeşit eserle yıllardır haşir neşir olmam söz konusu olsa da dili o ağır aksak dili pek sarmaz beni açıkçası Nobel ödüllü yazarımızın... Masumiyet Müzesi de kütüphanede elimden geçmiş, hasbelkader okuduğum bir kitaptır hattezatında... Allah ' ım Kar da çok zor bitirdiğim romanı ki itiraf edeyim Masumiyet Müzesi benim en iyi romanım değildir demiş kendileri...

Diziye gelince tek bir oturumda bitirdim... Platform pek sever böyle sosyolojik(!) konuları hemen el atmış tabi... Ülkemizin önemli sorunsallarına cesurcana parmak basılmış tabiki eserde... Adım adım cinsel devrime doğru gidiş ! Şimdilerde sonuna kadar gitmeler 13 yaşına kadar inmiş deniyor , kaldı ki aileler , bari hemcinsiyle olmadığı için şükreder hale gelmiş, bir artı sıfır apartlar liseli çocuk dolu , müjdeler olsun mu demeliyim ? Başardınız!

Şöyle söyleyeyim Cüneyt Özdemir "Hayatımın en mutlu günüymüş, farkında değildim." Repliği üzerinden Ah ne romantik , ah be güzel roman , ah ne güzel film diye söz edince cidden beğeni eşiğimiz bu kadar düşük mü hayret ettim...

Dizide küçük Burjuvazi annesi , oğluşuna, oğlum bu coğrafyada aşk olmaz , aşk sanılan şey, hemen ilk beraber olabildiğine sımsıkı yapışıp takılıp kalmaktır, diyor ya... Sonuna kadar giden(!) elit kızların dramı bir tarafta... Diğer tarafta birini seven fakat ortada bırakıldığı için mecburiyetten evlilik yapan kenar mahalle dilberleri...

Kalitesiz olana ucuz basit kolay elde edilebilir olana erkeklerin derin ilgisi... Kalitenin, incilerle dolu gelinliğin, beklentisi olmayan güçlü kadının aldığı gardından delicesine korkan minnak burjuvamızın hem pastam dursun hem karnım doysun çabası, bu muymuş aşk? Aşk, kızın izmaritlerini biriktirmek ve evlendikten sonra evine uzak bir akraba olarak gidip patates soğan biber getirip her akşam o sofraya oturup tuzluk , peçete aşırmak mıymış ?

Ben çocukken çok konuşulurdu, ordan aşinayım : Bir doktor komşumuz vardı, uzun boylu manken gibi güzel karısı... Komşular, güzel ama soğuk diyorlardı onun için... Onun için eşi, onun kadar güzel olmayan ama şen kahkahalı o hemşireye gidiyormuş diyorlardı. Ne yapsalar ondan vazgeçiremiyorlarmış...

Çok küçükken aymıştım bazı şeylere, tesettürlü ama eşinden zerre saygı görmeyen teyzeler , açılın kızım açılın eşiniz başkasına bakacağına size baksın diye o malum gönül kırıklıkları yüzünden konuşuyorlardı. İsmet Özel ' den mülhem biz başörtülüler , felsefe bilince açılmadık çok şükür elhamdülillah...

Kemal ve Füsun aşkına gelince. Ne kadar güzel, sorumluluk almadan , o da olsun, bu da burda dursun vs. demeler...

Füsun, erkeklerin kendisini ilkokul yıllarından beri nasıl rahatsız ettiklerini anlattığında Nişantaşı çocuğu yazarımızın yaşadığı şaşkınlık... Tabi kendisi az Ortadoğulu, çok değil! Bilmez bu realiteyi...

Kemal ' in söylediği, söylemediği yalanlar... Söylemesi istenen yalanlar... Oysa yürekli olarak bazı gerçeklerle yüzleşebilen değil, kendisine gösterilen her ilgiye delicesine muhtaç, yarı aydın , ne doğulu ne batılı olabilmiş ara yerde heba olmuş insanın trajedisi...

Aşk, nedir sorusuna izmarit biriktirmek değil de mütedeyyin bir insanın sözü ile cevap vereyim :

" Biz kadının bir tel saçına, ömrümüzü ipotek edenlerdeniz... "

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.