En zor zamanlarda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma .
Tevbe 40 Ümitsizlik biz Müslümanlara yakışan bir tavır değildir en zor zamanlarda bile … Ülkemiz çok zor imtihanlardan geçtiğinde ise felaket tellalları şom ağızlar kol geziyor özellikle de sosyal medyada . ‘' Ya hayır söyle ya sus ‘' sosyal medyada pek de karşılığı olmayan bir söz aslında. Hele Ankara ‘daki menfur bombalı saldırıdan sonra yazılanlara bakılınca. Zaten tüm ülkenin canı burnunda … Üzüntü acı gözyaşı arasında hemen her acı olaydan sonra pusuda bekleyen parti içi muhalafet mi dersiniz ?… Yoksa terör örgütlerine sırtını dayananların katil devlet yakıştırmaları mı ? … Yoksa saldırının önlenememesi sebebiyle tüm devlet kurumlarına güveni sarsan kin ve nefret kusan söylemler mi ?… Oyum haram olsun , şeklindeki serzenişler , değiştirilemeyen anayasanın veya kaldırılmayan dokunulmazlıkların hıncı … Hepsi birden tümü birden hep bir ağızdan söyleniyor …
Tamam herkesin her durumda metanetini koruması belki mümkün değil ama … Bu kadarı da fazla değil mi ? Hayata olumsuz bakma, derin bir karamsarlık ,her olayda kahretme , Müslüman ‘a yakışan bir tavır mıdır ? Her terörist saldırıdan sonra'' Bittik, mahvolduk, bu ne acziyettir ?'' ifadeleri hainleri sevindirmekten başka ne işe yarıyor ?
Sanal dünyada saklanıp gizlenerek bir şeyler yazmak öyle kolay ki . Sonuçlarını umursamadan veya bilinçli olarak umutsuzluk pazarlamak ,kaosa zemin hazırlamak, her olaydan sonra karşılaştığımız alışıldık bir manzara oldu artık … Oysa cumhurbaşkanımız tüm bu olanlar karşısında yüreklere su serpiyor hitabıyla … Leş kargalarına yine bildiriyor hadlerini . Yerle bir edilen Sur ‘u yeniden inşa ederiz diyor . Depremden sonra yaptığımız gibi daha modern olarak ve yeniden …Ayrıca Sokullu ‘nun İnebahtı Deniz Mağlubiyeti ‘nden sonra sarf ettiği sözleri tekrarlıyor :
‘'Paşa , sen bu devleti ne sanırsın ? Biz o yelkenlerin direklerini gümüşten yelkenlerini atlastan yaparak yolumuza devam ederiz … ‘' İşte bu tavır, bu inanç bizi bir ve beraber tutacak tavırdır . Müslüman ‘a yakışan tavırdır . Tüm yıkıntıların içinde hiç şikayet etmeden yeniden işe koyulma telaşıdır . Mevla yardımcısı olsun Hakk'a hizmet yolunda olanların, dualarımız sizinle … Arif Nihat Asya ‘nın dilinden :
Biz kısık sesleriz minareleri Sen ezansız bırakma ALLAHIM Ya çağır şurada bal yapanlarını Ya kovansız bırakma Allah ‘ım Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü Ya çobansız bırakma Allah'ım Bizi sen sevgisiz susuz havasız Ve vatansız bırakma Allah ‘ım Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allah ‘ım
Nüket BELSAN TAŞÖREN
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nüket Belsan Taşören
Gümüşten Kadırga, Atlastan Yelken
En zor zamanlarda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma .
Tevbe 40
Ümitsizlik biz Müslümanlara yakışan bir tavır değildir en zor zamanlarda bile … Ülkemiz çok zor imtihanlardan geçtiğinde ise felaket tellalları şom ağızlar kol geziyor özellikle de sosyal medyada . ‘' Ya hayır söyle ya sus ‘' sosyal medyada pek de karşılığı olmayan bir söz aslında. Hele Ankara ‘daki menfur bombalı saldırıdan sonra yazılanlara bakılınca. Zaten tüm ülkenin canı burnunda … Üzüntü acı gözyaşı arasında hemen her acı olaydan sonra pusuda bekleyen parti içi muhalafet mi dersiniz ?… Yoksa terör örgütlerine sırtını dayananların katil devlet yakıştırmaları mı ? … Yoksa saldırının önlenememesi sebebiyle tüm devlet kurumlarına güveni sarsan kin ve nefret kusan söylemler mi ?… Oyum haram olsun , şeklindeki serzenişler , değiştirilemeyen anayasanın veya kaldırılmayan dokunulmazlıkların hıncı … Hepsi birden tümü birden hep bir ağızdan söyleniyor …
Tamam herkesin her durumda metanetini koruması belki mümkün değil ama … Bu kadarı da fazla değil mi ?
Hayata olumsuz bakma, derin bir karamsarlık ,her olayda kahretme , Müslüman ‘a yakışan bir tavır mıdır ? Her terörist saldırıdan sonra'' Bittik, mahvolduk, bu ne acziyettir ?'' ifadeleri hainleri sevindirmekten başka ne işe yarıyor ?
Sanal dünyada saklanıp gizlenerek bir şeyler yazmak öyle kolay ki . Sonuçlarını umursamadan veya bilinçli olarak umutsuzluk pazarlamak ,kaosa zemin hazırlamak, her olaydan sonra karşılaştığımız alışıldık bir manzara oldu artık …
Oysa cumhurbaşkanımız tüm bu olanlar karşısında yüreklere su serpiyor hitabıyla … Leş kargalarına yine bildiriyor hadlerini . Yerle bir edilen Sur ‘u yeniden inşa ederiz diyor . Depremden sonra yaptığımız gibi daha modern olarak ve yeniden …Ayrıca Sokullu ‘nun İnebahtı Deniz Mağlubiyeti ‘nden sonra sarf ettiği sözleri tekrarlıyor :
‘'Paşa , sen bu devleti ne sanırsın ? Biz o yelkenlerin direklerini gümüşten yelkenlerini atlastan yaparak yolumuza devam ederiz … ‘'
İşte bu tavır, bu inanç bizi bir ve beraber tutacak tavırdır . Müslüman ‘a yakışan tavırdır . Tüm yıkıntıların içinde hiç şikayet etmeden yeniden işe koyulma telaşıdır . Mevla yardımcısı olsun Hakk'a hizmet yolunda olanların, dualarımız sizinle … Arif Nihat Asya ‘nın dilinden :
Biz kısık sesleriz minareleri
Sen ezansız bırakma ALLAHIM
Ya çağır şurada bal yapanlarını
Ya kovansız bırakma Allah ‘ım
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü
Ya çobansız bırakma Allah'ım
Bizi sen sevgisiz susuz havasız
Ve vatansız bırakma Allah ‘ım
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansız bırakma Allah ‘ım
Nüket BELSAN TAŞÖREN