Balkon ve Masa şiirleri çok düşündürür beni... Enteresan temalar değil mi sizce de ? Balkon... Mahremiyeti kurban etmek, uyduruk karman çorman arabesk bir mimariye... Atletli erkeklerin sosyal yaşama sarktığı bir alan sanki... Ya şairin dediği gibi düşüp ölen çocuklar? Balkon... Yalnızlık demek mi ? Bireyselleşen dünyamızda bilinçli ya da bilinçsiz intihar demek mi ?Kaçış mı evdekilerden / herkesten ? Hem... Kim sığar ki bir Fransız balkonuna, üstelik Osmanlı usulü gizemli avlularımız varken? Mimarî, ruhu daraltmamalı , taciz etmemeli yabancı gözler, korunaklı olmalı yuva...
Eve gelince masaya koyarız ya dışarıdan getirdiklerimizi... Ondan... Sırf ondan işte... Cansever demiş ya :
" Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kaseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu "
Modern insan neler getiriyor akşamları masaya ? Ne dersiniz ? Metropollerde robotik koşturma hay huy içinde ihmal edilen maneviyatımız mı evlatlarımız anne babalarımız mı ? Onlar da konuyor mu masaya? Yoksa sadece istediğimiz spor ayakkabılar o takma ipek kirpikler o pahalı ipekli başörtüler / şallar bambu kahve ve sunum takımları mı aklımızdakiler ? Bazen ne dar bir kafes oluyor dünya... Öyle değil mi sizce de ? Labirentte kaybolmuş ruhlarımız çarpıyor istemsizce başka ruhlara... "Yolcuyuz, dünyada yaşamıyoruz dünyadan geçiyoruz sadece... " Böyle söylemiş ya büyüklerimiz... Balkonda, masada çok oyalanmamak lâzım... Eşya, beyhude yer işgal etmesin gönlümüzde diye... Maksuda giden yolda... "Uzatma dünya sürgünümü... " sözünden mülhem... İnsan, sürgünde vatanından uzakta ne kadar eğlenir ne kadar avunursa o kadar... Daha fazla değil bu mecburi yolculuk... Bu mecburi yolculuk... Balkonda masada... Daracık apartman dairelerinde bir avuç balkonda minicik masada inşirah diliyorum hepimiz için Rabbimden... Elimden bu kadarı geliyor çünkü... Çünkü bakıyorum...
Balkon ve Masa... Ne kadar da "muşamba dekor dünya ! "
Nüket Belsan Taşören
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nüket Belsan Taşören
Balkon ve masa
Balkon ve Masa şiirleri çok düşündürür beni...
Enteresan temalar değil mi sizce de ?
Balkon... Mahremiyeti kurban etmek, uyduruk karman çorman arabesk bir mimariye... Atletli erkeklerin sosyal yaşama sarktığı bir alan sanki... Ya şairin dediği gibi düşüp ölen çocuklar?
Balkon... Yalnızlık demek mi ? Bireyselleşen dünyamızda bilinçli ya da bilinçsiz intihar demek mi ?Kaçış mı evdekilerden / herkesten ? Hem... Kim sığar ki bir Fransız balkonuna, üstelik Osmanlı usulü gizemli avlularımız varken?
Mimarî, ruhu daraltmamalı , taciz etmemeli yabancı gözler, korunaklı olmalı yuva...
Eve gelince masaya koyarız ya dışarıdan getirdiklerimizi... Ondan... Sırf ondan işte...
Cansever demiş ya :
" Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu "
Modern insan neler getiriyor akşamları masaya ?
Ne dersiniz ?
Metropollerde robotik koşturma hay huy içinde ihmal edilen maneviyatımız mı evlatlarımız anne babalarımız mı ?
Onlar da konuyor mu masaya?
Yoksa sadece istediğimiz spor ayakkabılar o takma ipek kirpikler o pahalı ipekli başörtüler / şallar bambu kahve ve sunum takımları mı aklımızdakiler ?
Bazen ne dar bir kafes oluyor dünya... Öyle değil mi sizce de ? Labirentte kaybolmuş ruhlarımız çarpıyor istemsizce başka ruhlara...
"Yolcuyuz, dünyada yaşamıyoruz dünyadan geçiyoruz sadece... " Böyle söylemiş ya büyüklerimiz...
Balkonda, masada çok oyalanmamak lâzım...
Eşya, beyhude yer işgal etmesin gönlümüzde diye...
Maksuda giden yolda...
"Uzatma dünya sürgünümü... " sözünden mülhem... İnsan, sürgünde vatanından uzakta ne kadar eğlenir ne kadar avunursa o kadar... Daha fazla değil bu mecburi yolculuk...
Bu mecburi yolculuk...
Balkonda masada...
Daracık apartman dairelerinde bir avuç balkonda minicik masada inşirah diliyorum hepimiz için Rabbimden...
Elimden bu kadarı geliyor çünkü...
Çünkü bakıyorum...
Balkon ve Masa...
Ne kadar da "muşamba dekor dünya ! "
Nüket Belsan Taşören