SON DAKİKA
Hava Durumu

Betonla Gelen İllüzyon

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2026 12:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 12:19



Türkiye, spor alanında son on yılda çok büyük bir inşaat hamlesi yaptı. Her şehre devasa stadyumlar, olimpiyat köyleriyle yarışacak salonlar dikildi. Ancak o parıltılı cam binaların kapısından içeri girdiğinizde karşınıza çıkan manzara sporun geleceği değil, bürokrasinin soğuk yüzü oluyor.

Aman Zemin Bozulmasın
Şehirlerimizin göbeğine diktiğimiz o milyon dolarlık tesisler, ne yazık ki birer spor fabrikası değil, birer modern müze gibi işletiliyor. Akşam saat 6’dan sonra ışıkları sönen, hafta sonu kapısına kilit vurulan, mahallenin çocuğunun içeri girmek istediğinde yasak duvarına çarptığı bir yapıdan bahsediyoruz. Biz tesisi sporcu için değil, envanter listesinde yapıldı görünsün diye inşa ediyoruz. O parkeler eskimiyor, o havuzlar kirlenmiyor; çünkü içindeki sporcu sayısı çok az. Betonla övünen akıl, o betonun içindeki insan faktörünü denkleme katmayı yine unuttu.

Liyakatsiz İşletmecilik ve Memur Antrenörler
Bir tesisin kalitesi, dış cephesindeki kompozit kaplamayla değil, içindeki uzman kadronun vizyonuyla ölçülür. Bugün birçok Anadolu şehrindeki devasa kompleksler, sporun içinden gelmeyen, tesis yönetimini sadece anahtar teslimi sanan kadroların elinde çürüyor. Antrenörün mesai saati doldurduğu, yöneticinin ise "aman bir vukuat çıkmasın" diye kapıları kapalı tuttuğu bir ekosistemde sporcu yetişmez. Biz spor tesislerini yaşayan birer organizmaya dönüştüreceğimize, onları kamu binalarının soğuk disiplinine hapsettik.

Tabelada Var Sahada Yok
Sıkı durun, bugün Türkiye'de spor tesisi sayısında Avrupa’nın birçok ülkesiyle yarışırız ama erişilebilirlik endeksinde diplerdeyiz. Şehrin dışına, ulaşımın olmadığı yere dev tesis yapmak spor politikası değildir, inşaat politikasıdır. Çocuk antrenmana gitmek için tesise gitmekte zorlanıyorsa, o tesis aslında yoktur. Sporu tabana yaymak, mahalle aralarına yaşayan alanlar kurmaktır. Protokol açılışı yapıp sonra kaderine terk edilen o ölü yatırımların spora katkısından bahsedilemez.

Sonuç: Harçla Değil Ruhla Başarılır
Mesele daha fazla beton dökmek, daha fazla çimento harcamak değil. Mesele, o binaların ışıklarını sabahtan akşamın geç saatlerine kadar açık tutacak, orayı çocukların ve gençlerin ikinci evi yapacak bir işletme aklını devreye sokmaktır. Eğer biz tesisleri birer beton yığını olmaktan çıkarıp, içini liyakatli antrenörle ve özgür sporcuyla dolduramazsak, on yıl sonra o lüks binaların başarılarını değil, sadece tadilat ihalelerini konuşuruz.

Artık binalarla övünmeyi bırakıp, o binaların içinden neden dünya çapında sporcu çıkmadığını sorma vaktidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.