SON DAKİKA
Hava Durumu

Siyaset Bedel Ödetir

Yazının Giriş Tarihi: 13.08.2015 18:46
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.08.2015 18:46

Bugün ya da yarın Ak Parti ile CHP arasında bir koalisyon hükümeti kurulup

kurulmayacağı belli olacak.

Özellikle, Ak Parti tabanına bakılacak olursa, bu iki parti arasında koalisyon

istenmiyor. Hatta bir çoğu koalisyon yerine ‘tekrar' seçim istiyor.

Tekrar seçim olursa, Ak Parti'nin tek başına hükümet kuracak sayıya ve oy

oranına erişeceğini, MHP'nin birkaç puan oy kaybedeceğini ve CHP ve HDP'nin

de büyük oranda oy oranını koruyacaktır. Belki HDP'de kısmi bir düşüş olur

ancak sonuç büyük oranda değişmez. Bunca terör olaylarına, HDP'lilerin PKK'nın

siyasal kanadı gibi davranmalarına ve PKK teröristlerine yönelik övgü dolu,

Türkiye Cumhuriyeti devlerine karşı da nefret dolu söylemlerine rağmen. Bu

konu yazımızın asıl konusu değil. Fakat, geldiğimiz noktada, bazı medya grupları

ve bazı çevrelerce PKK'ya meşruiyet kazandırma çabaları dikkatlerden

kaçmaması gereken bir konudur.

Son seçimlerdeki HDP ile ilgili yapılan toplum mühendislikleri – Diyarbakır

Bombası, Demirtaş üzerinden yapılan güzellemeler vb- gibi hesaplar her zaman

tutmaz.

Geçmişe bakacak olursak, Ecevit 1973 seçimlerinde birinci parti çıkararak MSP

ile koalisyon hükümeti kurmuştu. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra, tek

başına iktidar olma hesabı ile MSP ile ortaklığı bozarak seçim kararı aldı. Ancak,

Ecevit'in matematiği tek başına seçim kararı alamayacağını hesap edecek kadar

iyi olmamalı ki meclisten seçim kararı çıkmadı ve 1977'de yapılan seçimlerde de

almış olduğu % 41'lik oy da tek başına iktidar getirmedi Ecevit'e.

7 Haziran seçimlerinde, tüm partiler kendilerine göre bir başarı nokta buldular.

Ak Parti Cumhurbaşkanlığı seçiminde % 52 oy alan Recep Tayyip Erdoğan'ın

partisi olmasına ve yerel seçimlerde bile % 45 civarı oy almasına rağmen %

41'lik oy oranını ‘13 yıllık iktidara rağmen birinci partiyim.' diyerek savundu.

CHP'de ise Kılıçdaroğlu'nun ‘% 26'nın altında oy alırsam istifa ederim.' sözüne

karşı istifa gündeme bile gelmedi. MHP, bir önceki seçimi baz alarak ‘ % 13 olan

oy oranımızı % 16'ya, 53 olan milletvekili sayımızı da 80'e çıkardık.' şeklinde

savunma yaptılar.

Sayın Bahçeli ‘Siyaseti kendim, partim, sonra da ülke için yapın.' diyordu

partililerine. Seçime ilişkin olarak 1999'daki gibi ileri görüşlülük (!) ile yapmış

olduğu erken seçim çağrısını tekrarladı 7 Haziran gecesi. Son günlerde erken

seçime ilişkin MHP'deki söylemin azalmış olması sanırım tabandaki tepkiler ve

oy oranlarındaki seçim olduğu takdirde birkaç puanlık oy azalması olabilir

Sonuç olarak ; seçilmişler seçimlerden sonra bir dahaki seçim gününe kadar

konuşuyorlar. Seçim günü ise seçmen konuşuyor. Seçmen, tüm parti ve liderler

için zihninde oluşturmuş olduğu kanaat notunu oy olarak veriyor.

Bakalım kim ne kadar bedel ödemek istiyor kim daha gözü kara göreceğiz ileriki

günlerde.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.