SON DAKİKA
Hava Durumu

FETÖ'nün Algı Operasyonları

Yazının Giriş Tarihi: 21.09.2016 06:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.09.2016 06:37

15 Temmuz işgal girişiminden sonra OHAL ilan edildi. Kimse itiraz etmedi, edecek de bir şey yoktu zaten. Anayasal düzeni yıkmaya çalışan TSK içerisindeki FETÖ'cü cunta gasp ettiği silah, uçak, helikopter ve tanklarla halkın üzerine ateş açmış, 241 kişinin şehit olmasına 2194 kişinin ise yaralanmasına sebep olmuştu.

OHAL'den sonra FETÖ'cülerle ilgili KHK'lar yayınlanarak, bu teröristlerin bazıları kamudaki görevlerinden uzaklaştırılmış, bazıları da tutuklanmıştı. Hiç lafı eğip bükmeye gerek yok, bu örgütün üyeleri, soru çalarak kamuya girenler –ki bunların da FETÖ içerisindeki ayrıcalıklı azınlık olduğunu düşünüyorum- en ağır cezaya çarptırılması gerekiyor.

Emniyet, hukuk, akademi, meslek odaları ve kamu kurumlarında özellikle 2002- 2013 yılları arasında alınan personelin yarısına yakını muhtemelen FETÖ ile irtibatı olanlardır. Bu terör örgütü kendine yakın olanları işe almış daha sonraki süreçlerde ise birçok pis işi beyinlerini FETÖ'ye kiraya veren bu zavallılara yaptırmışlardı. Şimdi, kamuya soru çalarak ya da FETÖ'nün iltiması ile girmiş olanlar ya da önceden ve sonrasında FETÖ ile yakın ilişkisi tespit edilenlerin kamuda çalışması bu ülkenin geleceği için büyük bir tehdittir. Bir defa bunun hiçbir şekilde tartışma götürmez bir konu olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Hatta 17-25 operasyonlarını milat olarak almak bile yetmez. Çünkü hayatlarının her dönemini ‘'tedbir'' kılıfı altında farklı kişilikle yaşamış olan bu zombilerin, Paralel İhanet Çetesi'ne irtibatı kalmamış gözükse de bağlı kalmaya devam ettikleri bilinmektedir. Ya da günü gelene kadar uyumaya bırakılmışlardır. “Kendinizi zarar gelmemesi için bana küfür edebilirsiniz'' diyen bir çete lideri var. Bu söylemi yapan ve buna göre hareket edenlerden her türlü ‘'tedbir'' hareketi beklenir.

Bu tehdit hala ortadayken Sn. Cumhurbaşkanımızın bir soru üzerine büyük bir iyi niyetle ifade ettiği “At izi, it izine karıştı'' cevabı birçok zombiyi ve FETÖ severi harekete geçirdi. “Bu kadar da olmaz. Alınanlar hep masum insanlar'', “Zaten FETÖ'nün beli kırıldı ne yapabilirler ki'', ‘'Hükümet kendi muhaliflerini temizliyor'', “Bu adamın FETÖ ilgilisi yok'' gibi söylemlerle birilerine cesaret geldi.

Hatta biri uzun uzun yazıyor “Efendim FETÖ'den bir kadın hakime gözaltına alınmış da hamile imiş ve su istemiş, ‘'yanına kahve de ister misin?'' demişler. Bu kadının da davasına bakan yine bir kadın hakim imiş ‘'Ah kardeşim burada sen mi mahkumsun ben mi bilmiyorum. Ben sana bu cezayı vermez isem beni de tutuklarlar.'' gibi bir şeyler söylemiş ve hüngür hüngür ağlamış''. Bir defa oradaki polisler FETÖ'cü değil ise su isteyen bir hamile kadına o şekilde cevap vermezler. Ayrıca gözaltına alınan o kadın hakim belki de FETÖ imamından aldığı talimat ile kim bilir kaç kişinin canını yakmıştır? Kaç bebeğin nafakasından çalmıştır? O kadın hakimin davasına bakan kadın hakim de boynuna sarılıp ağlayacak kadar merhametli ve onurlu ise daha büyük bir onurlu hukukçu örneği göstersin beraat versin. Kimse kimseyi kandırmasın beyler. Bu hikaye hiç inandırıcı değil. Bu olayı da köşesine taşıyan yazar da ya yaşlandığı için muhakeme yeteneğini kaybetmiştir ya da çok saftır.

Kimse de sapla samanı karıştırmasın. Elbette yanlış istihbarat sonucu ya da kripto FETÖ'cülerin iftiraları sonucu görevden alınanlar var. Sadece Bankasya'yı mecburiyetten dolayı kullandığı için yanlış değerlendirilenler var. Ancak başka bankadan kredi çekip Bankasya'ya yatıranlar da var.

Diğer taraftan hayatları ‘'tedbir'' ile geçmiş bu çete üyelerinin kendilerini gizlemeleri birdenbire Kemalist, ülkücü, menzilci, okuyucu, yazıcı, Süleymancı gibi davranmaları var. En üzücüsü ise birçok FETÖ irtibatının olduğunu sağır sultan tarafından bile bilinip de hiçbir şekilde dokunulmayanlar da var.

Ne Yapılmak İsteniyor?

Öncelikle araya karışan ya da özellikle karıştırılan masum insanlar için ‘'alınanların çoğu masum'' algısı oluşturulup bununla ilgili birilerine yazı yazdırılıyor. Muhalefet parti genel başkanlarına açıklama yaptırılıyor. Masum olarak araya karıştırılanlar bırakıldıktan sonra kamuoyu baskısı artacak ve asıl elebaşı olan kripto FETÖ'cülere kimse dokunmayı düşünmeyecek bile.

Bu Paralel İhanet Çetesi her türlü algı yönetiminde usta olduğu için yapılan işi sulandırmak için her türlü numarayı çekeceklerdir.

Unutmayın! 17-25 darbe girişiminden sonra gereken yapılmadığı için 15 Temmuz yaşandı. 15 Temmuz sonrası yaşadığımız FETÖ ile birlikte mücadele verdiğimiz bu ortamda sözde müttefik (!) özde bu ülkenin en büyük düşmanı olan patronları ile olan mücadelemizde asla başarılı olamayız.

Bu süreç bu milletin varlık mücadelesidir ve hiçbir şekilde yapılmak istenen algı operasyonlarına prim verilmemelidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.