Özgür Özel liderliğindeki CHP Ana muhalefet partisi olma görevini terk etmiş, milletin önüne hükümete alternatif olduğunu gösteren en ufak bir proje, vizyon, politika koymuyor. Bütün enerjisini gürültü patırtı çıkartarak cumhuriyet tarihinin en büyük hırsızlıklarını, vurgunlarını, ahlaksızlıklarını kapatabileceği hayaline harcıyor. Çünkü başka şansı yok.
Bu noktadaki en büyük sorun Ekrem İmamoğlu’nun Özgür Özel’i CHP genel başkanlığına atamasıdır. Bu hadise sıradan bir konu değil, tam aksine milli bir sorundur. Millet CHP’ye ana muhalefet partisi görevini verirken hükümeti eleştirsin, yanlışları, hataları, kusurları varsa ortaya çıkarsın diye görev verdi. Hırsızlık, yolsuzluk yapsın diye değil.
CHP bugün vurgun bataklığına saplanmıştır. İşledikleri suçlar ortaya çıkınca, aciliyetle, şamatayla, bankamatik elemanlarına haber yollayıp miting düzenleyerek savunma yapmaya çalışmaları onurlu CHP’lilere de bu millete de yapılan en büyük ihanettir.
CHP nasıl oldu da böylesine darmadağın bir hale geldi? CHP Atatürk’ün kurduğu partidir. Ancak bugünün CHP’si Atatürk’ün yolundan çıkmıştır. Atatürk değerlerini, ilkelerini terk etmiş sadece Ekrem İmamoğlu için mücadele eder hale gelmiştir.
Bugünün CHP’sini, CHP’yi tanımayanlar, anlamayanlar, CHP’ye gönülden değil mideden bağlı olanlar yönetiyor.
CHP bugün Ekrem İmamoğlu’nun özel şirketi haline gelmiştir. Çünkü şaibeli kurultayda Özgür Özel’e oy veren birçok kurultay delegesi gençleştirme operasyonu adı altında Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla belediye başkanı yapıldı. Cebinde sigara parası olmayan birçok isme milyarlık belediye bütçeleri emanet edildi. Böylesine liyakatten uzak, özelliksiz isimler sırf Özgür Özel’e oy verdiği için belediye başkanı yapılırken bu
belediye başkanlarının vurgun, talan, hırsızlık, ahlaksızlık yapacağını herkesten önce sizler çok iyi biliyordunuz. Bu suçlarınızı ve günahlarınızı ‘hükümet suçlu, savcılar suçlu’ diyerek örtemezsiniz. Bu kavgada ne hükümet, ne de savcılar taraftır. CHP içerisindeki bu kavgada taraflar bellidir. Bu kavga CHP’ye mideden bağlı olanlarla gönülden bağlı olanların kavgasıdır.
Yüzyıllık CHP’ye bir hemşeri derneğine el koyar gibi çökmenin ağır bir bedeli olacaktı,
bugün yaşanılan süreç o bedelin iç hesaplaşma dönemidir. Sizler bu partinin hafızasını yok ettiniz, ne kadar kıymetli, değerli parti büyüğü varsa dışladınız. CHP genel başkanlık koltuğunu ele geçirince her yer sütliman olur sandınız. Ancak böyle olmadı. Her gün yeni bir lağım borusu patlıyor. CHP’nin önünde iki yol var birincisi derhal kirliliğe bulaşmış
belediye başkanlarını istifaya davet etmek, yargılanmaları için adalete yardımcı olmak
ve saplantılı savunuculuktan vazgeçmek partinin önünü açarak milletle kucaklaşmak,
ikincisi ise sonuna kadar bu vurguncu takımı ve mızıkacılarını savunmak CHP’yi dernek
haline getirinceye kadar küçültmektir.
Ekrem İmamoğlu CHP’yi Özgür Özel eliyle yerle bir etmiştir. CHP’nin toplumda bu denli tartışılması bugünün meselesi değildir. Şaibeli kurultayla birlikte CHP’yi bitirme operasyonunun düğmesine basılmıştır. Üç yaşında çocuğa sorsanız belediye başkanı yapılan bu isimleri önlerine koysanız ‘Bunlar Türkiye’yi soymaya geliyor’ cevabını
alırsınız. Peki neden böyle bir operasyona imza atıldı ? Çünkü Ekrem İmamoğlu biliyordu ki CHP iktidar olamaz. İmamoğlu önce CHP’yi her yönüyle kendi kontrolüne aldı. Yeni bir demokrat muhafazakâr parti kurmayı planlıyordu. Belediye başkanı seçtirdiği isimleri de yeni partisine alacaktı. Bu projeyle CHP’yi iyice çökertecek, yeni kuracağı partiyle Cumhurbaşkanı olacağını hedefliyordu. İşte bu yüzden ortada hiçbir neden yokken Cumhurbaşkanı adayı ofisleri kurup kendisini CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklattı. CHP’nin şimdi yeni bir yol haritasına ve yeni bir siyasi dile ihtiyacı var. Ya topyekûn bir arınma dönemine girecek ya da kirliliğin dibine kadar batacak.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Barış Aydın
Özel’in Atatürk’süz CHP Planı Çöküyor Mu?
Özgür Özel liderliğindeki CHP Ana muhalefet partisi olma görevini terk etmiş, milletin önüne hükümete alternatif olduğunu gösteren en ufak bir proje, vizyon, politika koymuyor. Bütün enerjisini gürültü patırtı çıkartarak cumhuriyet tarihinin en büyük hırsızlıklarını, vurgunlarını, ahlaksızlıklarını kapatabileceği hayaline harcıyor. Çünkü başka şansı yok.
Bu noktadaki en büyük sorun Ekrem İmamoğlu’nun Özgür Özel’i CHP genel başkanlığına atamasıdır. Bu hadise sıradan bir konu değil, tam aksine milli bir sorundur. Millet CHP’ye ana muhalefet partisi görevini verirken hükümeti eleştirsin, yanlışları, hataları, kusurları varsa ortaya çıkarsın diye görev verdi. Hırsızlık, yolsuzluk yapsın diye değil.
CHP bugün vurgun bataklığına saplanmıştır. İşledikleri suçlar ortaya çıkınca, aciliyetle, şamatayla, bankamatik elemanlarına haber yollayıp miting düzenleyerek savunma yapmaya çalışmaları onurlu CHP’lilere de bu millete de yapılan en büyük ihanettir.
CHP nasıl oldu da böylesine darmadağın bir hale geldi? CHP Atatürk’ün kurduğu partidir. Ancak bugünün CHP’si Atatürk’ün yolundan çıkmıştır. Atatürk değerlerini, ilkelerini terk etmiş sadece Ekrem İmamoğlu için mücadele eder hale gelmiştir.
Bugünün CHP’sini, CHP’yi tanımayanlar, anlamayanlar, CHP’ye gönülden değil mideden bağlı olanlar yönetiyor.
CHP bugün Ekrem İmamoğlu’nun özel şirketi haline gelmiştir. Çünkü şaibeli kurultayda Özgür Özel’e oy veren birçok kurultay delegesi gençleştirme operasyonu adı altında Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla belediye başkanı yapıldı. Cebinde sigara parası olmayan birçok isme milyarlık belediye bütçeleri emanet edildi. Böylesine liyakatten uzak, özelliksiz isimler sırf Özgür Özel’e oy verdiği için belediye başkanı yapılırken bu
belediye başkanlarının vurgun, talan, hırsızlık, ahlaksızlık yapacağını herkesten önce sizler çok iyi biliyordunuz. Bu suçlarınızı ve günahlarınızı ‘hükümet suçlu, savcılar suçlu’ diyerek örtemezsiniz. Bu kavgada ne hükümet, ne de savcılar taraftır. CHP içerisindeki bu kavgada taraflar bellidir. Bu kavga CHP’ye mideden bağlı olanlarla gönülden bağlı olanların kavgasıdır.
Yüzyıllık CHP’ye bir hemşeri derneğine el koyar gibi çökmenin ağır bir bedeli olacaktı,
bugün yaşanılan süreç o bedelin iç hesaplaşma dönemidir. Sizler bu partinin hafızasını yok ettiniz, ne kadar kıymetli, değerli parti büyüğü varsa dışladınız. CHP genel başkanlık koltuğunu ele geçirince her yer sütliman olur sandınız. Ancak böyle olmadı. Her gün yeni bir lağım borusu patlıyor. CHP’nin önünde iki yol var birincisi derhal kirliliğe bulaşmış
belediye başkanlarını istifaya davet etmek, yargılanmaları için adalete yardımcı olmak
ve saplantılı savunuculuktan vazgeçmek partinin önünü açarak milletle kucaklaşmak,
ikincisi ise sonuna kadar bu vurguncu takımı ve mızıkacılarını savunmak CHP’yi dernek
haline getirinceye kadar küçültmektir.
Ekrem İmamoğlu CHP’yi Özgür Özel eliyle yerle bir etmiştir. CHP’nin toplumda bu denli tartışılması bugünün meselesi değildir. Şaibeli kurultayla birlikte CHP’yi bitirme operasyonunun düğmesine basılmıştır. Üç yaşında çocuğa sorsanız belediye başkanı yapılan bu isimleri önlerine koysanız ‘Bunlar Türkiye’yi soymaya geliyor’ cevabını
alırsınız. Peki neden böyle bir operasyona imza atıldı ? Çünkü Ekrem İmamoğlu biliyordu ki CHP iktidar olamaz. İmamoğlu önce CHP’yi her yönüyle kendi kontrolüne aldı. Yeni bir demokrat muhafazakâr parti kurmayı planlıyordu. Belediye başkanı seçtirdiği isimleri de yeni partisine alacaktı. Bu projeyle CHP’yi iyice çökertecek, yeni kuracağı partiyle Cumhurbaşkanı olacağını hedefliyordu. İşte bu yüzden ortada hiçbir neden yokken Cumhurbaşkanı adayı ofisleri kurup kendisini CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak açıklattı. CHP’nin şimdi yeni bir yol haritasına ve yeni bir siyasi dile ihtiyacı var. Ya topyekûn bir arınma dönemine girecek ya da kirliliğin dibine kadar batacak.