CHP'de olağanüstü kurultay talebi mahkemeye taşındı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ekibi, olağanüstü kurultay için toplandığını açıkladığı 833 delege imzasının işleme alınmadığını belirterek Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Başvuruda, Türk Medeni Kanunu'nun 75'inci maddesi kapsamında partiyi olağanüstü kurultaya çağıracak üç kişilik "Çağrı Heyeti" görevlendirilmesi talep edildi. Mahkemenin değerlendirmesinin ardından sürecin nasıl ilerleyeceği kamuoyu tarafından izlenecek.

Haber Giriş Tarihi: 14.07.2026 18:12
Haber Güncellenme Tarihi: 14.07.2026 18:13
hurhaber.com

Başvuruya ilişkin yazılı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi kurultay delegelerinden 833'ünün, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan kurultayın toplanması amacıyla noter onaylı olağanüstü kurultay talebinde bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil ettiği ifade edilen imzaların, parti tüzüğünde öngörülen 15 günlük süre içinde toplandığı ve 17 Haziran 2026 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'na teslim edildiği kaydedildi.

Çağrı heyeti görevlendirilmesi talep edildi

Başvuruda, 17 Haziran 2026 tarihinden bu yana olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığı belirtilerek, Türk Medeni Kanunu'nun 75'inci maddesi uyarınca Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığı ifade edildi.

Dava dilekçesinde, isimleri daha sonra bildirilecek üç kurultay delegesinin, Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırmak üzere "Çağrı Heyeti" olarak görevlendirilmesi talep edildiği bildirildi.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına atıf yapıldı

Açıklamada, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bağlı olmadığının kabul edildiği ifade edildi.

Metinde, açılan davanın 833 kurultay delegesinin kanun ve CHP Tüzüğü'nden doğan haklarının kullanılmasını, parti içi demokratik işleyişin sağlanmasını ve kurultayın toplanmasını amaçladığı belirtilerek, olağanüstü kurultayın toplanmasının kanun, parti tüzüğü ve delegelerin iradesi doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.