
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre hazırlanan taslakta, yasanın yürürlüğe girmesi ile uygulanması birbirinden ayrılıyor. Buna göre Meclis'ten geçecek düzenlemenin hükümleri, örgütün silah bıraktığının resmî makamlarca doğrulanmasının ardından devreye girecek.
AK Parti kaynaklarının aktardığı bilgilere göre MİT ve TSK sahadaki gelişmelere ilişkin tespit raporu hazırlayacak. Hazırlanan raporun MGK'ya sunulmasının ardından, örgütün feshedildiği ve silah bırakıldığı yönünde teyit kararı alınması durumunda yasanın uygulanmasına başlanacak.
Suç işlemeyenler için mevcut kanun hükümleri uygulanacak
Suça karıştığı tespit edilen kişiler açısından ise dosyaların mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendirileceği belirtiliyor. Terör suçlamasının hukuki durumuna göre yargılamaların mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülmesi planlanıyor.
Ağır suçlar ve Öcalan kapsam dışında tutulacak
PKK elebaşı Abdullah Öcalan ve diğer yönetici kadro ile ilgili özel bir düzenleme yapılmayacağını belirten AK Parti kaynakları, “Taslak hazırlanırken, kapsam ve tanım bölümü çok net kesin çizgilerle yazılacak. Öcalan dâhil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların kapsam dışında tutulması planlanıyor. Yasaya, belli suçlardan ceza alanların bu yasanın kapsamı dışında tutulacağı açık ve net bir şekilde yazılacak” diye konuştu.
Başvuru süresi ve adli kontrol gündemde
Taslak çalışmada, düzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı uygulanması seçeneği de değerlendiriliyor. Buna göre MGK'nın teyit kararının ardından başvurular için 6 ay veya 1 yıllık bir süre tanınması seçenekleri üzerinde duruluyor.
Türkiye'ye dönen örgüt mensuplarının ise 3 ila 5 yıl arasında adli kontrole tabi tutulması, bu süre içinde kamu kurumlarında görev alamamaları ve siyasi faaliyette bulunamamaları yönünde düzenlemelerin de taslakta yer aldığı belirtiliyor.
Düzenleme yalnızca PKK'yı kapsayacak
AK Parti kaynakları, hazırlanan çerçeve yasanın yalnızca PKK'ya yönelik olacağını ifade etti. Habere göre düzenlemenin FETÖ veya diğer terör örgütü mensuplarını kapsamayacağı, ayrıca kısmi ya da genel af niteliğinde herhangi bir hüküm içermeyeceği vurgulandı.