
"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan komisyonun ilk toplantısı bugün yapıldı..
Komisyonun ilk toplantısına başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un konuşmasından satır başları şu şekilde:
* Örgütün kendini feshederek, silahların tamamen susturulmasıyla başlayan süreç, herhangi bir kişi, kurum ya da siyasi bir yapının değil aziz milletimizin meselesidir.
* Terör eylemlerinin ülkemize yaşattığı karanlık yıllar her bir yurttaşımızın ortak kaybıdır, acısıdır.
* Bugün FETÖ dahil darbe girişimlerini boşa çıkaran ve terör örgütünün etkisini kıran kararlı adımlarla birlikte yeni bir dönemin eşiğindeyiz, yeni dönem siyasetin, düşüncenin ve vicdanın daha çok konuşulduğu bir dönem olmak zorunda.
* Attığımız her adım bu kadim coğrafyada barış ve kardeşliği tahkim etmeye yönelik olmalıdır, bu çerçevede terörsüz Türkiye aslında açıkçası terörsüz bir bölge demek.
* Ülkemizin önünü tıkayan karanlık dönem, milletimizin feraseti ve devletimizin kararlılığıyla artık geride kalıyor. Meclis, hakikati duyan, toplumu hisseden ve vicdanı temsil eden şüphesiz en yüksek demokratik çatıdır.
* Eğer terör belasıyla uğraşmamış olsaydık, bütçemizin önemli bir bölümünü yıllarca terörle mücadeleye değil kalkınmaya ayırabilseydik nice okullar, üniversiteler, hastaneler çok daha önceleri inşa edilebilirdi.
* İnanıyorum ki katkı veren herkes bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir, gösterecektir.
* En ağır bedel canla ödenmiştir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar bugün burada başlattığımız sürecin manevi mimarlarıdır. Onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz.
* Bugün burada sadece grubu olan siyasi partileri değil, TBMM'de temsil edilen bütün siyasi partilerin temsilcisi arkadaşlarımız buradadır. Diyebiliriz ki, 'Bu salon toplumun %98'inin temsil edildiği bir siyasi iradenin yansımasıdır.'
* Bu süreç Türk'ün de Kürt'ün de, her kesimden yurttaşın ortak geleceğini ilgilendiren bir beka meselesidir.
* Komisyon, farklı fikir, beklenti ve kanaatlerin çatıştırılmadığı, aksine birlikte yaşama iradesinin inşa edildiği güçlü bir zemin olacaktır.
* Komisyonumuz hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesaretini gösterdiği bir anlayışı temsil edecektir.