
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından satırbaşları:
Kardeşlik Komisyonu'nun büyük temsil gücü var. Herkesin görüşünü aldık. Türkiye'nin demokratik standartları iyileşecek.
Burada mühim olan, herkes kendi görüşünü dile getiriyor, şöyle bir algıya da kamuoyumuzun sahip olmaması lazım, komisyonda herkesin konuştuğu şey komisyonun aldığı bir karar değildir.
Burası anayasa hazırlayacak komisyon değil. Burada yasa, anayasa hazırlanmayacak. Neler yapılabileceği TBMM'ye hazırlanıp gönderilecek.
Önümüzdeki dönemde iş dünyasından, sendikalardan temsilciler katılacak. Komisyonun önemli çoğunluğunun teklif etmiş olduğu isimleri buraya davet edeceğiz.
Komisyonun hemen kuruluşunda aldığımız karar, 31 Aralık 2025'te komisyon çalışmalarını sonlandırması. Eğer gerekirse ikişer ay süreyle uzatılabilir.
Farklı kesimlerin ortak buluştuğu nokta Türkiye'de artık sulhun ve selametin sağlanmasıdır. Bugün burada TBMM'nin salonunda konuşabiliyorsak, Türkiye bu sorunu çözmek için komisyon kurma noktasında geldiysek bunu her şeyden evvel canlarını bu vatan için veren şehitlerimize borçluyuz.
Örgüt elindeki son tabancayı dahil teslim etme eğer örgütü ortaya çıkaran bu bataklık kurutulmadan, bu şartlar ortadan kaldırılmadığı sürece bir müddet sonra örgütü bu şekilde silahlandıran ülkelerin tekrar silahlandırması aşikardır.
Aslolan terörün arkasındaki bütün unsurların ortadan kaldırılması, terörü oluşturan o bataklığın kurutulmasıdır.
Bu konu hiçbir şekilde ne kişisel ne de siyasi PR meselesi değildir eğer bu konuyu kazanırsak hep beraber kazanacağız kaybedeceğimiz zaman da maalesef Türkiye'nin tekrar terörlü günlere dönmesinin ne ağır bir bedeli olacağını görüyoruz.
İsrail Türkleri çok seviyor da Kürtleri sevmiyor değildir, Siyonist rejim bu bölge halklarının hepsinden nefret eder, bu bölge halklarının hiçbirisini insan yerine koymaz, kendilerine hizmet etmesi gereken bir takım mahluklar olarak görür.
Her şey normalleştiğinde, 911 kilometre sınırımız olan bir ülkenin her bir iliyle, ilçesiyle Türkiye'nin çok yakın ticari, fikri, siyasi, kültürel ilişkiler içerisinde olduğunu düşünün bu bölgeye de Türkiye'ye de çok büyük bir ivme kazandıracaktır.