
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarla siyaset gündemine bomba gibi düştü. "Siyasi etik yasası çıkaralım" çağrısıyla şeffaflık vurgusu yapan Özel, yolsuzluk iddialarıyla tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun mal varlığına dair öyle bir çıkış yaptı ki, bu sözler kulislerde "İmamoğlu'nun adaylık defterini kapattı" şeklinde yorumlandı.
"TEK BİR METREKARE TOPRAĞIN HESABINI VEREMEYEN ADAY OLAMAZ"
Özgür Özel, partisinin kürsüsünden "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü lideri" suçlamasıyla yargılanan ve cezaevinde bulunan eski İBB Başkanı'nın mal varlığını hedef aldı. Özel, "Eğer Ekrem İmamoğlu'nun belediye yönetiminden sonra izah edemeyeceği bir kuruşu, bir metrekare toprağı varsa; Ekrem İmamoğlu bu ülkenin Cumhurbaşkanı adaylığına layık değildir" diyerek kendi yol arkadaşına karşı en sert kriteri koydu.
Ekrem İmamoğlu'nun üçüz villaları
ÜÇÜZ VİLLALAR VE MASAK RAPORLARI TOKAT GİBİ İNDİ!
Özel'in "izah edilemeyen kuruş" vurgusu, akıllara İmamoğlu'nun mal beyanında gizlediği iddia edilen Sarıyer'deki "üçüz villaları" getirdi. Geçmişte bu taşınmazlar için "Şirketin üstüne" diyerek savunma yapan İmamoğlu'nun bu ifadeleri ile Özgür Özel'in bugünkü "şeffaflık" resti arasındaki çelişki dikkat çekti. Özellikle İBB bütçesinden villaların manzarası kapanmasın diye yapılan kamulaştırma iddiaları, Özel'in koyduğu adaylık şartıyla yeniden tartışmaya açıldı.
"İZAH EDİLMEYEN MÜLK ADAYLIĞA ENGELDİR"
Daha önce iddianame için "boş" nitelemesi yapan Özgür Özel'in, MASAK raporlarındaki çarpıcı verileri görmezden gelmesi eleştiri konusu oldu. MASAK tarafından hazırlanan raporda; haksız kazançla elde edildiği tespit edilen 4 villa, 7 daire, 14 ofis ve 63 milyon lirayı aşan nakit varlığı yer alırken, Özel'in "izah edilemeyen mülk adaylığa engeldir" çıkışı, İmamoğlu'nun siyasi geleceği üzerinde adeta bir infaz etkisi yarattı.
SİYASETTE "TOPRAK ATMA" YORUMLARI
Özgür Özel'in bu keskin ifadeleri, cezaevinde bulunan İmamoğlu'na destekten ziyade, siyasi arenada onu saf dışı bırakacak bir hamle olarak değerlendirildi. Yolsuzluktan tutuklu bir isme yönelik "İzah edemezse layık değildir" cümlesi, İmamoğlu'nun siyasi kariyerine indirilen en ağır darbe olarak kayıtlara geçti.