
Soruşturma, HSK’nin 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla yeniden ele alınmıştı. JASAT personelinden oluşan özel ekip tarafından yürütülen çalışmalarda yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsü, HTS ve PTS kayıtları incelenirken, dosyada yeni şüpheliler de yer aldı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni tanık beyanlarının ve teknik inceleme raporlarının dosyaya eklenmesi bekleniyor.
700 saatlik görüntü dosyaya eklendi
Başsavcılık koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait toplam 700 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü dosyaya dahil edildi. 67’si ana arterlerde bulunan toplam 70 kameraya ait kayıtlar, özel ekip tarafından detaylı şekilde incelendi.
Görüntülerde, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek üzere gittiği kafeye geliş ve ayrılış anlarının da tespit edildiği belirtildi. Elde edilen veriler doğrultusunda HTS ve PTS analizleri genişletildi.
Soruşturmada çok sayıda tutuklama kararı verildi
Cinayet şüphesi kapsamında 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel ile Erdoğan Elaldı, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı.
Soruşturmada ayrıca Zeinal Abarakov, ailesi, bazı kamu görevlileri ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel dahil birçok isim hakkında “suç delillerini gizleme ve yok etme” suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi. ABD’de bulunduğu belirtilen şüpheli Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkarıldı.
Avukat Çimen’den tanık baskısı iddiası
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, U.A.’nın dosyada kritik bir konumda bulunduğunu belirterek, mevcut adli kontrol kararının yetersiz olduğunu savundu. Çimen, şüphelinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve soruşturmaya zarar verdiğini öne sürdü.
Çimen açıklamasında, gizli tanık beyanları ile HTS kayıtlarının birbiriyle örtüştüğünü ifade ederek, henüz tüm tanıkların dinlenmediğini ve tanıklar üzerinde baskı kurulma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Başsavcılığa sunulan dilekçede, adli kontrol tedbirinin tutuklama tedbirine çevrilmesi talep edildi.