
Savcılık Terör Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Akın Gürlek "mağdur" olarak yer alıyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun paneldeki konuşmasında, Başsavcı Gürlek'e yönelik ciddi suç unsurlarının belirlenmesi üzerine resen soruşturma başlatıldığını ifade ediliyor.
Gürlek'in daha önce de ağır ceza mahkemeleri başkanlığı, sulh ceza hakimliği ve Adalet Bakan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğu vurgulanan iddianamede, terör örgütleri tarafından tehditler aldığı belirtiliyor.
İddianamede, Gürlek'in çeşitli medya ve sosyal medya ortamlarında kişisel bilgilerinin paylaşılarak hedef gösterilmesini içeren tehditler aldığına işaret edilerek, İmamoğlu'nun bu açıklamalarıyla "terörle mücadeledeki kişileri hedef gösterme" suçunu işlediği öne sürülüyor.
Ayrıca, İmamoğlu'nun kullandığı ifadelerin Akın Gürlek'i küçülten ve kamu görevlisinin itibarını zedelemeye yönelik olduğu, ifade özgürlüğü kapsamında korunamayacağı vurgulanıyor.
İddianamede, İmamoğlu'nun konuşmasında Başsavcı Gürlek ve ailesinin zarar göreceği ifadeler kullandığı, bu yüzden "tehdit" suçunu işlediği belirtiliyor.
Memuriyet ile ilişiğinin kesilmesi istemi
İddianamede, İmamoğlu'nun bir basın toplantısında, haksız biçimde bir bilirkişiyi yargılamada taraf tutacak şekilde hedef gösterdiği ve "yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs" suçunu işlediği savunuluyor.
İki olayın birlikte değerlendirilmesi sonucu, İmamoğlu'nun görevi nedeniyle yargı organları üzerinde baskı kurmaya ve siyasi partisi lehine etki oluşturmaya çalıştığı öne sürülüyor.
İmamoğlu'nun "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret", "tehdit" ve "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermesi" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.
İmamoğlu'nun ayrıca Türk Ceza Kanunu 53. madde uyarınca, memuriyetten yoksun bırakılması gerektiği belirtiliyor.
İddianame ağır ceza mahkemesine gönderildi ve mahkemenin incelemesi devam ediyor.