
Keçeli, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın ilan ettiği çerçevenin bu ülkenin daha önceki benzer girişimleriyle aynı nitelikte değerlendirildiğini belirtti.
Açıklamada, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunlarına dikkat çekildi. Keçeli, düzenlemenin Türkiye bakımından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını ifade etti.
Keçeli, geçmişte de benzer girişimlere ilişkin Türkiye’nin tutumunun açıklandığını belirterek, “Geçmişte çeşitli vesilelerle vurguladığımız gibi bu ve benzeri girişimler Türkiye’nin Ege meselelerine ilişkin hukuki pozisyonunu etkilemeyecektir.” ifadesini kullandı.
Ege’de işbirliği mesajı
Keçeli, Ege Denizi ve Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğini kaydetti. Uluslararası deniz hukukunun bu tür denizlerde kıyıdaş devletler arasında işbirliğini teşvik ettiğini hatırlattı.
Türkiye’nin Ege Denizi’nin iki kıyıdaş devletinden biri olduğuna işaret eden Keçeli, Ankara’nın Yunanistan ile işbirliğine hazır olduğunu bir kez daha vurguladı.
Atina Bildirgesi hatırlatıldı
Açıklamada, Türkiye ile Yunanistan arasında 7 Aralık 2023’te imzalanan Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ne de atıfta bulunuldu.
Keçeli, Türkiye’nin sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözülmesine yönelik tutumunu koruduğunu belirterek, bu doğrultuda samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini bildirdi.