Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye tepki: Rüşvet almadıysanız bu telaş hali neden?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç'te bölünmüş yol hizmetinde yaptığı açıklamalarda Türkiye'yi yatırımlarla güçlendirdiklerini ve bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 km'ye çıkardıklarını söyledi. Muhalefete "takoz" benzetmesi yapan Erdoğan, hizmete devam edeceklerini belirtti.

Haber Giriş Tarihi: 30.01.2026 16:01
Haber Güncellenme Tarihi: 30.01.2026 16:01
hurhaber.com

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Eserlerimize yenilerini ekliyoruz. Yatırımlarımızla Türkiye'yi güçlendiriyoruz.

Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz.

Eski Türkiye'yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor, iktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye'ye çağ atlattığı, Türkiye'nin makus tarihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır.

"BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUMUZU İSE 30 BİN 49 KİLOMETREYE ÇIKARDIK"

Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı, tek gidişli-gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu, Türkiye'ye yakışmayan bu tabloyu değiştirdik, hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77'ye bölünmüş yol uzunluğumuzu ise 30 bin 49 kilometreye çıkardık.

Ülkemizdeki muhalefete zaman zaman 'takoz' benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini rencide etmek amacıyla kullanmıyoruz, tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz.

23 yıldır ülke ve milet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz, arkayık bir zihniyeti ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz.

"VİZYONSUZLAR KOROSUNA ALDIRMADIK"

Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi bize demediğini bırakmadı.

Türkiye'ye, hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık, ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık.

Yapılan her hizmeti karalamayı her işe bir kulp takmayı marifet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet bize demediğini bırakmadı.

"Yol ver dağlar, yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahremiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık.

"TETİKÇİLERE EN GÜZEL CEVABI İNSANIMIZI BULUŞTURARAK VERDİK"

86 milyonla sırt sırta vererek, kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık, milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı biz de milletimize şükran borcumuzu böyle ödedik ve ödüyoruz.

Şehirler arası seyahat insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, keyfe dönüştü, "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik.

"YOL KUSURUNDAN KAYNAKLANAN KAZA ORANINI NEREDEYSE 0'A İNDİRDİK"

Vatandaşlarımızın canlarına mahal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır, yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse 0'a indirdik, işte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez.

23 sene önce 6 bin 101 km ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu, sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin km'ye çıkardık, bugün 30 bin km'yi aşmanın gururunu yaşıyoruz.

"İŞTE BİZİM ESERİMİZ" DİYEBİLECEKLERİ HİÇBİR İCRAATLARI YOK

Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler, millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler, para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında "İşte bizim eserimiz" diyebilecekleri hiçbir icraatları yok.

Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar, yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar, kimse kusura bakmasın cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın.

Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz, adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, arınmak sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan vazgeçin, kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor.

Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz, varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin, biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz.