
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Jandarma ekiplerince adliyeye getirilen Özcan, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yargı sürecinin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimlerin işlemleri adliyede sürerken, sevk kararının ardından dosya nöbetçi mahkemeye gönderildi. Sürecin mahkeme değerlendirmesi sonrasında netleşmesi bekleniyor.
Savcılık ifadesi ortaya çıktı
Mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın savcılık ifadesinde, Bolu’yu Seviyorum Vakfı’nın (BOLSEV) mahkeme kararıyla kurulmuş bir vakıf olduğunu ve başkanlığını yürüttüğünü belirttiği öğrenildi. Bolu’yu Seviyorum Vakfı Ticaret A.Ş.’nin vakfın iştiraki olduğunu, ancak yönetim kurulu başkanı olmadığını ifade eden Özcan, Bolu Bel A.Ş.’nin ise yüzde 100 belediyeye ait ayrı bir şirket olduğunu ve bu şirkette herhangi bir görevi bulunmadığını kaydetti.
2024 yılında kurulan vakfın amacının ihtiyaç sahiplerine destek sağlamak ve uzun vadede huzurevi inşa etmek olduğunu belirten Özcan, vakfa bağış çağrısında bulunduğunu, kentte faaliyet gösteren şirketler ve hayırseverlerden destek istediğini ifade etti.
Reklam sözleşmesi iddialarına yanıt
İddiaya konu toplantının vakfa destek amacıyla yapıldığını belirten Özcan, Bolu’da faaliyet gösteren bazı market temsilcilerinin toplantıya katıldığını söyledi. Büyük market yetkililerinin doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam bütçeleri üzerinden destek sunabileceklerini dile getirdiklerini aktaran Özcan, toplantı günü herhangi bir reklam sözleşmesi teklif metni verilmediğini ifade etti.
Toplantıda baskı veya zorlamaya yönelik bir söylemde bulunmadığını belirten Özcan, iddia edilen ifadeleri kullanmadığını kaydetti. İdari tahkikat sürecindeki beyanlarda bu yönde bir ifadenin yer almadığını dile getirdi.
HSK’ye yapılan şikayet vurgusu
Özcan, soruşturma sürecinde bazı ifade sahiplerinin savcılık aşamasında farklı beyanlarda bulunduğunu belirterek, bunun Kartalkaya’da 2025 yılında meydana gelen yangın sonrasında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nı HSK’ye şikayet etmesiyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
Denetimlerin belediyenin asli görevi olduğunu belirten Özcan, iddia edilen icbar durumunun söz konusu olmadığını, reklam sözleşmesi imzalayan firmaların sözleşmelerini sürdürdüğünü ve billboardlarda reklamlarının yayınlanmaya devam ettiğini ifade etti.
Burs ödemeleri açıklaması
Gözaltı süreci nedeniyle vakıf bünyesinde yapılması planlanan burs ödemelerinde aksama yaşanabileceğini belirten Özcan, yetkili kişilerin adli süreçte bulunması nedeniyle öğrencilerin burslarının yatamayabileceğini söyleyip üzüntüsünü dile getirdi.
Özcan, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etti. Mahkemenin tutuklama talebine ilişkin vereceği karar bekleniyor.