
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan TRT World Forum'da "Bağlantısallığın Yeni Jeopolitiği: Deniz Yolları, Darboğazlar ve Koridorlar" oturumunda açıklamalarda bulundu.
BAKAN FİDAN'IN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLI ŞU ŞEKİLDE:
- Çatışma bölgesi ve ticari gemilere olan saldırılar deniz ticaretinin bundan etkilenmiş olması sadece bölge istikrarını etkilenmiştir. Diğer taraftan ise malların serbest ulaşımıda etkilemekte.
- Bölgenin ötesine uzanan bir etkiye sahip, bunlar küresel gıda güvenliği için ve özellikle kırılgan ülkeler için büyük bir tehdit oluşturmakta. Stratejik gerçeklik Orta Doğu için de geçerli.
- Büyüyen güvensizlik ortamı Babül Mendeb ve Hürmüz Boğazı'ndaki yaşananlar kritik enerji akışını da engellemekte. Bu deniz yollarındaki bölünmeler küresel ekonomiyi etkiledi ve gıda enerji güvenliğini de aynı şekilde etkiledi.
- Bu engeller aslında daha büyük bir bölgesel dinamiğin birer parçası İsrail politikasını genişletmeye çalışmakta saldırılarını sürdürmekte, komşu ülkelere karşı saldırısını sürdürmektedir. Filistin'deki soykırımını da devam etmekte.
- Dolayısıyla bölgedeki sürdürülebilir ve bu sebepten dolayı gerginliği artmasını engellemek son derece elzemdir. Küresel ekonominin dayanmış olduğu bu bölgenin güvenliğini sağlamak son derece hayati.
- Başka bir boyut da var değerli katılımcılar. Küresel bağlantısallık artmakla birlikte enerji ulaşım birçok dar geçit noktasından geçerek ulaşmakta. Karadeniz'de görmüş olduğunuz gibi bir deniz koridoru, savaş alanı olabilir, bir boru hattı, bir baskı unsuru olabilir, tek bir dar geliştirilmiştir.
- Çeşit noktası binlerce kilometre ötedeki ekonomileri etkileyebilmekte. Bu durumlarda bağlantısallık tek başına bir stratejik, kaygı unsuru haline gelebilir.
- Ülkeler doğal olarak tabii ki kendi ham maddeye pazarlara erişimlerini güvence altına almaya çalışmaktalar. Ve bu tehlikeye düştüğünde güvensizlik ve rekabet ortamında bundan etkilendiğini görüyoruz. Bunun olmasına müsaade etmemeliyiz.