AK Parti'den sert çıkış: Halkın kaybettiği zaman ne olacak?

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında ortaya atılan 'bankamatik memuru' skandalı Bornova'ya kadar uzandı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin, 'kamu zararını cebimden öderim' savunmasına sert tepki göstererek, konunun yalnızca maddi boyutla sınırlı olmadığını vurguladı. Ekşi, 'Hangi birini cebinizden ödeyeceksiniz? Bornova'nın kaybettiği zaman ne olacak? Kamu zararı dediğiniz şey yalnızca maaş kaleminden mi ibaret?' ifadelerini kullandı.

Haber Giriş Tarihi: 02.04.2026 11:49
Haber Güncellenme Tarihi: 02.04.2026 11:49
hurhaber.com

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı.

Yalım'ın Ankara'da bir otelde 21 yaşındaki sevgilisiyle yakalandığı, ayrıca iki sevgilisini de belediyelerde işe aldırdığı ve bu kişilerin işe gitmeden aylarca maaş aldığı belirlendi.

Soruşturma, 27 Mart'ta CHP'li Uşak Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla başladı.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Yalım, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı.

SORUŞTURMA BORNOVA'YA SIÇRADI

Soruşturma Bornova Belediyesi'ne de sıçradı. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin, Yalım'ın ricası üzerine Yalım'ın sevgilisi olduğu öne sürülen A.A.'yı Bornova Belediyesi'nde işe başlattığı ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde A.A.'nın "bankamatik memuru" olduğu ve işe gitmeden maaş aldığı tespit edildi.

Operasyon günü ise işine son verildiği öğrenildi.

BORNOVA BELEDİYE BAŞKANI ÖMER EŞKİ İTİRAF ETTİ

5 gün sonra açıklama yapan Eşki, A.A.'nın işe alındığını kabul etti.

A.A.'nın Bornova Belediyesi'nde 5 ay 8 gün çalıştığını belirten Eşki, bu sürede oluşan kamu zararını kendisinin karşılayacağını açıkladı.

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki

A.A.'nın işe gelmemesinin nedeni olarak ise birim müdürünün rahatsızlığı ve denetim eksikliği gösterildi.

Eşki ayrıca kamuoyundan özür diledi.

Öte yandan A.A. ve konuyla bağlantılı belediye yetkilileri hakkında soruşturma başlatıldı.

"HANGİ BİRİNİ CEBİNİZDEN ÖDEYECEKSİNİZ?"

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Bornova Belediye Başkanı'nın sözlerini eleştirdi.

Saygılı, "Kamu zararını cebimden ödeyeceğim demek yüzeysel bir yaklaşım. Bu sadece maaş meselesi değil, aksayan hizmetler ve kaybedilen zaman ne olacak?" ifadelerini kullandı.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı

Saygılı ayrıca, yaşananların bireysel değil kurumsal bir zafiyet olduğunu savunarak, belediyelerde liyakat yerine referans sisteminin işlediğini ifade etti.

Bilal Saygılı'nın açıklamasının tamamı şu şekilde:

Bornova Belediye Başkanı'nın açıklamalarını şaşkınlıkla ve endişeyle takip ettim. "Kamu zararını cebimden ödeyeceğim" demek ilk bakışta sorumluluk almak gibi sunulsa da meselenin özünü ıskalayan son derece yüzeysel bir yaklaşım. Hangi birini cebinizden ödeyeceksiniz? Sadece 5 ay 8 günlük maaşı mı? O süreçte yapılmayan işler, aksayan hizmetler, Bornova'nın kaybettiği zaman ne olacak? Kamu zararı dediğiniz şey yalnızca maaş kaleminden mi ibaret?

Daha da önemlisi, bu açıklamanın tonu. Bir özeleştiriden ziyade, "ben öderim konu kapanır" gibi bir kibir içeriyor. Bu yaklaşım, bir yönetim zaafını örtmez; aksine derinleştirir. Asıl soru şu: Bu kişi nasıl işe alındı? Referansla geldiği açıkça ifade ediliyor. O halde sormak gerekiyor: Sizin belediyeniz bir "referanslar belediyesi" mi? İşe alımlarınızda ehliyet değil de tanıdıklar mı geçerli?

Bugün "münferit" denilerek geçiştirilen bu olay, aslında daha büyük bir sorunun işareti olabilir. Eğer bir personel aylar boyunca bu şekilde sistem içinde kalabiliyorsa, bu sadece bireysel değil kurumsal bir zafiyettir. Bu da doğal olarak şu soruyu doğurur: Yılların birikmiş sorunları, kentin geleceği, kimlerin yönetim anlayışına emanet?

Bornova'nın, İzmir'in kaybedecek tek bir günü bile yokken, bu tür krizlerle gündeme gelen bir yönetim anlayışı karşısında ciddi bir endişe duymamak mümkün değil. Çünkü mesele bir kişi değil; mesele, kamu yönetimine bakışın kendisidir.

Değerli hemşerilerim şahit olsun! İşte CHP zihniyeti budur. Ben her türlü yolsuzluğu, usulsüzlüğü, aymazlığı yaparım ve ortaya çıkarsa da üç beş kuruş verir insanların ağzını kapatırım. İşte CHP zihniyetinin İzmir'e ve İzmirliye reva gördüğü muamele budur. Bu tavır, bu niteliksiz yöneticiler, bu iş bilmez kadrolar, bu torpil sistemi yüzünden İzmir başta olmak üzere tüm Türkiye'de CHP Belediyeleri sırayla iflas etmektedir. SGK'ya bile borcunu ödeyemeyen, işçilerinin maaşlarını yatıramayan, belediye arazilerini yandaş müteahhitlere peşkeş çeken işte bu CHP'dir.

Genel başkanları Silivri ekseninde CHP'yi dönülmez bir felakete sürükleyip her hafta öfke nöbetleri geçirerek sağa sola hakaret ediyor. O genel başkanın seçtiği belediye başkanları da arsızlığa, hırsızlığa, yolsuzluğa bulaşıp millete mütekebbir ifadelerle "parası neyse vereyim ağzınızı kapatın" diyebilecek cesareti buluyor.

Demokrasi bugünler için var! Az kaldı, İzmir sizinle hesaplaşacak, Türkiye sizinle hesaplaşacak!

Tarih, millete karşı gösterdiğiniz bu af olunmaz tavrınızı utanç sayfalarına elbette yazacak.