
DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz, Marmara Denizi'ndeki 185 depremi sismolojik açıdan analiz etti. Çalışmada depremlerin konumları bilimsel yazılımlar kullanılarak yeniden değerlendirildi.
AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi de olan Sözbilir, bölgede 2010'dan bu yana kaydedilen depremleri yedi günlük periyotlar halinde taradıklarını bildirdi. Sözbilir, 18-20 Ağustos dönemindeki depremlerin belirli ölçekteki diziliminin doğrudan Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmediğini söyledi.
Sismik aktivitenin, kilitli fay sınıfında değerlendirilen Adalar Fayı'nın kolları üzerinde geliştiğini belirten Sözbilir, hareketliliği birkaç gün devam ettikten sonra sona eren bir “deprem fırtınası” olarak tanımladı.
Büyük deprem için doğrudan bağlantı kurulmadı
Sözbilir, söz konusu deprem fırtınasının ardından büyük bir deprem meydana geleceği yönünde bilimsel bir çıkarım yapılamayacağını vurguladı. Marmara Bölgesi'nde benzer kümelenmelerin uzun süredir görüldüğünü belirtti.
1999 depreminin kırılma alanının Gebze taraflarına kadar ulaştığını aktaran Sözbilir, Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti'nin bazı kesimlerinin bilimsel araştırmalarda kilitli olarak değerlendirildiğini ifade etti. Bu kesimlerde deprem oluşmadan stres ve gerilim biriktiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğunu kaydetti.
Depremler kilitli segment üzerinde değil
Çalışmada yer alan Dr. Can Eytemiz, iki gün süren deprem fırtınasındaki sarsıntıları bilimsel yazılım aracılığıyla yeniden konumlandırdıklarını açıkladı. Analiz sonucunda aktivitenin kilitli segment üzerinde gerçekleşmediğinin belirlendiğini söyledi.
Eytemiz, sismik hareketliliğin kilitli zona yakınlığı nedeniyle bölgenin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti. Bu büyüklükteki depremlerin büyük bir depremi tetiklemesinin beklenmediğini ifade etti.
Öncü deprem değerlendirmesi yapılamıyor
Eytemiz, büyüklükleri 1,4 ile 3,2 arasında değişen depremlerin “öncü deprem” olduğuna ilişkin bilimsel olarak tutarlı bir sonuca varılamayacağını bildirdi. Çalışmanın bulguları, 18-20 Ağustos'taki hareketliliğin Adalar Fayı'nın kilitli segmentinden ziyade fayın kollarında kümelendiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, Marmara Denizi'ndeki fay sistemlerinin mevcut bilimsel yöntemlerle izlenmesi ve Adalar Fayı çevresindeki sismik hareketliliğin ayrıntılı çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.