
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız” dedi. Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık katkı sağlayacağını ve her yıl 69-70 bin kişiye iş imkanı sunacağını vurguladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) kapsamında hayata geçirilen projelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, projelerin bugünkü maliyetinin 92 milyar dolara ulaştığını ve 2028’den itibaren devlet tarafından devralınacağını belirtti.
40 milyar dolarlık KÖİ tasarrufu
Bakan Uraloğlu, “Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, otoyol hizmet tesisleri dahil yaklaşık 70 KÖİ projesinin bulunduğunu ve bu projelerin Türkiye’nin ulaşım altyapısını köklü biçimde dönüştürdüğünü aktardı.
KÖİ projelerinin devir takvimi netleşti
Bakan Uraloğlu, projelerin devralınma takvimini de açıkladı:
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yolları: 2028
Kuzey Marmara Otoyolu: 2030
Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu: 2030
Çanakkale-Malkara Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü: 2034
Ankara-Niğde Otoyolu ve İstanbul-İzmir Otoyolu: 2035
Uraloğlu, projelerin devriyle ilgili olarak, “Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız” dedi.
Kalkınma Yolu Projesi ekonomiye 55 milyar dolar katkı sağlayacak
Uraloğlu, Kalkınma Yolu Koridoru hakkında da bilgi vererek, “Kalkınma Yolu'nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde kurulmasına sebep olacak; yine her yıl 69-70 bin insanımıza iş imkanı sağlamış olacak” ifadelerini kullandı.
Bakan, Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çekerek, “4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidilebilen bir merkezdeyiz. 55 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıla ve yaklaşık 25 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip bir bölgede bulunuyoruz. Önemli dünya lojistik merkezlerinden bir tanesiyiz” dedi.
Zengezur Koridoru ile Türk dünyasına erişim
Uraloğlu, Zengezur Koridoru’nun Kars’tan Nahçıvan’a uzanacak 224 kilometrelik bölümünü de anlattı:
“Kars’tan Iğdır, Dilucu, Nahçıvan’a kadar giden bir hat. Ülkemizdeki 224 kilometrelik bölümünün yapım çalışmalarına başladık. Mevcut Zengezur Koridoru'nda, henüz bir inşa faaliyeti yok ama Azerbaycan tarafında da önemli bir bölümü bitti. İnşallah bittiği zaman daha kestirme bir güzergahtan biz Türk Dünyası'na ve Uzak Doğu'ya erişmiş olacağız. Eskisi tamir edilecek. Zengezur Koridoru'nun kendisi 43 kilometre civarında. Zengezur'a bu sene başlanırsa 5 yıl içinde Türkiye dahil hepsi bitmiş olur” diye konuştu.
Projelerin uluslararası stratejik önemi
Uraloğlu, Kalkınma Yolu’nun uluslararası lojistik koridorlar açısından önemini vurguladı:
“Burası da esasında Kuzey-Güney anlamında destekleyen, dünyanın en büyük limanlarından birisi olma yolunda aşamaları biten ve bir kısmı da devam eden Fav Limanı'ndan çıkıp bin 200 kilometreyle ülkemize, oradan da ülkemizin her tarafına ve Avrupa'ya gidecek bir güzergah. Tabii burada Irak tarafında henüz bir vaziyet almadık; 4 ülke yürütüyoruz: Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, biz ve Irak. Tabii yaşanan olağanüstü durumlar bu tür projeleri de yakından ilgilendiriyor. Projenin bittiği, finans yöntemine kabaca karar verdiğimiz ve bundan sonraki aşamada inşallah inşaatına başlamayı umduğumuz projelerden bir tanesi. Kalkınma Yolu'nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde kurulmasına sebep olacak; yine her yıl 69-70 bin insanımıza iş imkanı sağlamış olacak. Adriyatik Denizi'nden, Karadeniz'den Baltık Denizi'ne kadar giden bir koridor. Önümüzdeki dönem içerisinde -daha çok karayolu bağlantısını içeriyor- ciddi bir katkı sunacağına inanıyoruz. Neredeyse tamamı tahrip olmuş durumda. Ama belli bir bölümünü inşallah hayata geçireceğiz; Suriye tarafıyla da görüşüyoruz.”