
Başkan Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'ndeki "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programında çeşitli açıklamalar yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:
Sevgili milletim, iş dünyamızın saygın temsilcileri, değerli basın mensupları, sizleri en içten duygularımla, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına taşımak için var gücüyle çalışan siz kıymetli ihracatçılarımızla birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuza teşekkür ediyorum.
Son 23 yılda ihracatımızı başarıya dönüştüren özel sektörümüzü ve kamu kurumlarımızı bu vesileyle kutluyorum. Konuşmama başlarken, siz misafirlerimizle birlikte iş dünyamızın, halkımızın ve dost ülkelerin yeni yılını kutluyorum.
2026 yılının hem ülkemiz hem de tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum. Bugün, yıl sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek için buradayız.
Her yeni yılda geride kalan 12 ayın kapsamlı muhasebesini yaparken gelecek yıla dair hedeflerimizi milletimizle paylaşıyoruz. Birazdan, 2025 yılı dış ticaret başarılarımızı tüm yönleriyle ele alacağız. Ancak bunlara geçmeden önce bir noktayı belirtmek istiyorum.
Dış ticaret dahil ekonomide belirlediğimiz hedeflerin, küresel gelişmelerden bağımsız değerlendirilmesi beklenemez. Küreselleşmenin yayıldığı, dünyanın köy gibi bir hale geldiği, insanlığın ortak kaderinin daha önce olmadığı kadar birleştiği bu dönemde, her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve rekabetin artışı, her ülkeyi ve Türkiye'yi de etkilemektedir. Özellikle biz, küresel gelişmelerin merkezindeki coğrafyada yer almaktayız.
2025 yılında bu durum devam etti. 2025'te, başta Gazze olmak üzere gönül bağımızın bulunduğu farklı yerlerde zulüm ve kaos hakimdi.
Çoğunluğu kadın ve çocuk olan 71 binden fazla Filistinli, İsrail'in acımasız saldırıları nedeniyle hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 172 bin kişi yaralandı. Gazze'nin yüzde 90'ı tahrip edildi ve bu, tarihin en büyük soykırımlarından biri olarak kayda geçti.
Uluslararası sistem, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, beklentilere yanıt veremedi ve bedelini Gazzeli mağdurlar ödedi. Çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti hala insani yardım girişlerini engellemeye ve sivil katliamlarına devam ediyor.
Geçtiğimiz yılın bir başka gerilim noktası ise Karadeniz'in kuzeyiydi. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş 5. yılına giriyor. Orada da binlerce insan hayatını kaybetti, şehirler yıkıldı ve milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı. Savaşın Karadeniz'deki ticareti tehdit eder boyutlara geldiği son aylarda daha belirgin hale geldi. Savaşın barışla sonlanması en içten temennimizdir. Her iki tarafla güvene dayalı ilişkiler kuran bir ülke olarak, barışın sağlanması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız.
"BİZ NE ROL PEŞİNDEYİZ NE DE ŞOV YAPMA PEŞİNDEYİZ"
Tüm samimiyetimizle her fırsatta vurguluyoruz: Çatışmalardan menfaat sağlamak gibi bir niyetimiz yoktur. Dış politikamız dost kazanmak ve bunları artırmak üzerinedir.
Kavgayla kaybetmek yerine dostları çoğaltmak için çalışıyoruz. Farklı çıkarların olduğu ülkeler arasında doğal fikir ayrılıkları olur; çözüm yolu diyalog ve müzakere gerektirir. 2026 yılında bu yöndeki çabalarımızı artıracağız. Türk dünyasıyla bağlarımızı daha da güçlendireceğiz.
"TÜRKİYE'Yİ DIŞLAMA ÇABALARI BAŞARISIZ OLDU"
Türkiye'yi dışlama girişimleri şimdiye kadar başarılı olamamıştır. Türkiye olmadan denklem kurulamamıştır. Fevri ve kibirli açıklamalar Türkiye'nin vazgeçilmezliğini defalarca kanıtlamıştır. Türkiye ile iş birliği yapan kazanacaktır.
Saygıdeğer dostlar, dış ticaret rakamlarımızı değerlendirirken 2025 yılının küresel ticarette belirsizliklerin arttığı bir dönem olduğunu hatırlamak önemlidir. Yakın coğrafyamızda süren savaşlar ve jeopolitik gerginlikler Türkiye'nin karşısundadır. 6 Şubat depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir.
"MUHALEFETİN TUTARSIZLIKLARINA RAĞMEN BAŞARILAR ELDE ETTİK"
Büyük gururla ifade ediyorum ki, pek az ülkenin üstesinden gelebileceği bu zorlukların üstesinden geldik. Depremzedelere verdiğimiz vaatleri yerine getirdik. Ekonomimizin 3,7 oranında büyüdüğü 2025'te, çeşitli yatırımlarla rekorlar kırdık. Yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ediyoruz.
"İHRACATTA YENİ REKORLAR"
Saygıdeğer arkadaşlar, 2025 yılı Türk ekonomisinin dayanıklılığını gösterdi. Aralık ayında kırılan 26,4 milyar dolarlık ihracat rekoru, önceki yıla göre 3 milyar dolarlık artışı gösteriyor. 2025 yılı mal ihracatımız yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı.
"MAL VE HİZMET İHRACATI TOPLAMINDA YAKALANAN BAŞARI"
2025 yılında mal ihracatında 11,7 milyar dolarlık artış, hizmetler ihracatında ise 6 milyar dolarlık artış elde edildi. Mal ve hizmet ihracatımız toplamda 396,5 milyar dolara ulaştı. 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken 46 ilimiz ihracatını artırmıştır.
"ÖNDE GELEN İHRACATÇI İLLER"
En fazla ihracat yapan illerimiz sıralamasında, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa ve Tekirdağ öne çıkmıştır. İthalatta ise 365,5 milyar dolara ulaştık. Ekonomimizin canlanmasının ithalata etkisi oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 yılında yüzde 74,8'e ulaştı.
"SURİYE'DE KALICI İSTİKRAR ÇÖZÜM OLACAK"
2025'te ihracat artışında öne çıkan ülkeler Almanya, Birleşik Krallık ve Suriye oldu. Suriye ile ticaretimizin artmasından memnuniyet duyuyoruz.
Elektrikli makineler ve silah sektöründe de artış görüyoruz. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı 9,9 milyar dolara ulaştı. Orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır.
"TÜRKİYE'NİN İHRACATINDA GÜÇLÜ BİR ÜRETİM ALTYAPISI VAR"
Ürettiklerimizin yüzde 43,5'i orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerdir. Otomotiv sektöründe Avrupa'nın dördüncü büyük üretim üssü konumundayız. TOGG'un yeni modelleri Avrupa piyasasında yer alıyor.
Savunma ve havacılık ihracatında İspanya ile anlaşılan HÜRJET tedarik anlaşması dikkat çekicidir. Türkiye savunma alanında da büyümeye devam etmektedir. Nereden nereye geldik!