Enerjide tarihi dönemeç: Kaya gazı ve kaya petrolü denkleme giriyor

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlığını azaltacak kritik virajlardan biri Diyarbakır’dan gelecek müjdeyle dönülecek. Geleneksel olmayan yöntemlerle çıkarılacak kaya gazı ve kaya petrolü sadece bölgeyi değil büyük bir denklemi doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, burada kazanılacak teknoloji birikiminin farklı bölgelerde de süreci hızlandıracağı görüşünde.

Haber Giriş Tarihi: 24.08.2026 11:56
Haber Güncellenme Tarihi: 24.08.2026 11:58
hurhaber.com

Cumhuriyet tarihinin en önemli rezervlerinden biri için Diyarbakır’da kollar sıvandı… Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın “Diyarbakır’da geleneksel olmayan yöntemlerle petrol aradığımız bölgeyle Gabar'ın potansiyelini 2'ye hatta 3'e katlayabiliriz.” cümlesi bu noktada önemli.

Türkiye’de gerek DADAŞ formasyonu gerek Diyarbakır’daki çok büyük rezervlere dikkat çeken ilk isimlerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu’na göre yeni süreç hayli kritik.

Türk ve ABD’li şirketler birlikte çalışacak

Prof. Dr. Kumbaroğlu önce ‘geleneksel olmayan yöntem’ meselesine bir parantez açıyor. “Standart dikey sondajla kendiliğinden yüzeye çıkmayan, geçirimsiz kayalarda/kumullarda hapsolmuş hidrokarbonların yatay sondaj ve hidrolik çatlatma yöntemiyle çıkarılması.” diye özetliyor bu tekniği.

Hayli ileri bir mühendislik ve yüksek teknoloji gerektiren bir süreç olduğunun altını çiziyor ve geçtiğimiz yıl Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile ABD’li şirketler arasında imzalanan iş birliği anlaşmalarını anımsatıyor.

Bu anlaşmalar kapsamında bölgede Türk ve ABD’li şirketlerin birlikte hareket edeceğini anımsatıyor Prof. Dr. Kumbaroğlu ve “Diyarbakır’da geleneksel olmayan yöntemlerle kaya gazı ve kaya petrolü çıkarılması sadece bir enerji meselesi değil. Stratejik bir teknolojiden bahsediyoruz. Günün sonunda Türk firmalar da bunu ABD’li ortaklarından öğrenecek, bilgi birimleri artacak. Ve gelecek yıllarda farklı bölgeler için bu kez doğrudan biz gerekli adımları atabileceğiz.” diyor

ABD bu yöntemle ‘net ihracatçı’ oldu

Söz konusu arama-çıkarma-depolama yöntemiyle ABD’nin çok ciddi bir kaya gazı rezervine ulaştığını ve bugün itibariyle ‘net ihracatçı’ olduğunu anımsatıyor Kumbaroğlu.

Dadaş Formasyonu olarak adlandırılan alanda Türkiye’nin bugünkü tüketim miktarları ile 4-5 yıllık doğalgaz ve 12-13 yıllık ham petrol tüketimine denk gelecek kadar büyük bir rezervden bahsedildiğini sözlerine ekliyor.

Doğru bir yol haritasıyla Türkiye’nin de benzer bir süreçten geçebileceğini dile getiriyor ve buradaki rezervin sadece iç piyasada değil ülkemizin enerji merkezi olma hedefine de katkı sağlayacağını anlatıyor.

Antalya’daki COP zirvesinde bu süreç de gündeme gelecek”

Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, bu noktada önemli bir parantez açıyor ve kaya petrolü üretiminin geleneksel yöntemlere göre daha fazla atığa sebep olabileceğine dikkat çekiyor.

Ancak bunun da alınacak tedbirler ve özel arıtma tesisleri gibi uygulamalarla aşıldığını kaydediyor Kumbaroğlu ve “Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) bu konuyu da gündeme alacağı önemli bir etkinliği Antalya’da düzenleyecek. Kasım ayındaki bu zirveye 38 ülkeden çok değerli isimler katılacak. Enerjinin dönüşümü, teknolojik gelişmeler, karbon ticareti ve e-mobilite gibi başlıklar ele alınacak. Hem Türkiye hem de bu yolda ilerleyen diğer ülkelerin neler yapabileceğine dair çok faydalı bir süreç işletilecek.” diyerek sözlerini tamamlıyor.