
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Aleksandra Papadopoulou, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatını onaylaması üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Londra Ekonomi Okulu’nda (LSE) konuşan Papadopoulou, Türkiye ile diyalog ve iş birliğini desteklediğini, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki jeopolitik öneminin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Girit açıklaması Yunanistan’da tartışma yarattı
Türkiye-Libya mutabakatını eleştiren Papadopoulou, Girit’in anlaşmada dikkate alınmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Ege Denizi'ndeki küçük bir adadan bahsetmiyoruz. Girit'ten, büyük bir adadan bahsediyoruz ve mutabakat zaptı Girit'i yokmuş gibi ele alıyor.”
Ancak Yunanistan'da tartışmanın odağına yerleşen bu sözler, ülke basınında eleştirilere neden oldu. Papadopoulou’nun açıklamalarının, Atina’nın adaların deniz yetki alanlarının belirlenmesindeki rolüne ilişkin tezleriyle çeliştiği ileri sürüldü.
Yunan basınından “diplomatik gaf” eleştirisi
Yunan basınında yer alan değerlendirmelerde, Girit’in büyüklüğüne yapılan vurgunun diplomatik açıdan talihsiz olduğu savunuldu. Açıklamanın, deniz yetki alanları konusundaki hukuki tartışmayı adaların fiziksel büyüklüğü üzerinden ele aldığı ve Yunanistan’ın savunduğu pozisyonu tartışmalı hale getirdiği öne sürüldü.
Papadopoulou’nun sözleri, Türkiye-Libya mutabakatına yönelik eleştirilerin yanı sıra Yunanistan’ın Doğu Akdeniz politikasına ilişkin yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.