
Dengeler sessizce değişti, Türkiye'nin önündeki alan genişledi. Yunan Uluslararası İlişkiler Profesörü Sotiris Serbos'un değerlendirmeleri, Atina'da Türkiye'ye karşı izlenebilecek iki farklı stratejiyi yeniden gündeme taşıdı.
Yunanistan'da Türkiye'nin artan diplomatik ve stratejik ağırlığına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yapıldı. Uluslararası İlişkiler Profesörü Sotiris Serbos, Yunanistan merkezli Realfm 97.8'de Nikos Hatzinikolaou'nun programına katılarak Türkiye-Yunanistan ilişkilerini ve değişen uluslararası dengeleri değerlendirdi.
Serbos, özellikle son bir yılda Ankara açısından Yunanistan-Türkiye ilişkilerinin farklı bir aşamaya geçtiğini söyledi.
DENGELER 2025'TEN SONRA DEĞİŞTİ
Serbos, Türkiye'nin 2023 ve 2024 yıllarında Batı ile ilişkilerini üst düzeyde geliştirmeye başladığını belirterek Ankara'nın bu dönemde Batı ittifakı içinde yer alan Yunanistan'la ilişkilerinde daha temkinli davranmak için çeşitli nedenleri bulunduğunu ifade etti.
Ancak Yunan profesöre göre uluslararası ortam 2025'ten itibaren değişmeye başladı.
Realfm 97.8'e konuşan Serbos, yeni ABD yönetiminin ve Başkan Donald Trump'ın stratejik öncelikleri ile Avrupa'nın Ukrayna savaşı sonrasındaki yaklaşımının yeni bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
ABD'nin Avrupa'ya yönelik tutumu ve Avrupa'nın güvenlik alanında karşı karşıya kaldığı yeni ihtiyaçların Türkiye açısından da yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Serbos, özellikle Türk savunma sanayisinin Avrupa açısından önem kazandığını dile getirdi.
"TÜRKİYE DAHA FAZLA FIRSAT GÖRÜYOR"
Serbos, değişen uluslararası ortamın Ankara'ya küresel rolünü ve etkisini artırmak için daha geniş bir hareket alanı sunduğunu söyledi.
"Türkiye bu ortamda rolünü ve etkisini daha da geliştirmek için daha fazla fırsat görüyor" diyen Serbos, Ankara'nın diplomatik açıdan güçlü bir konumda bulunduğunu savundu.
Bu tablonun NATO Zirvesi'nde de görüldüğünü belirten Yunan profesör, Türkiye'nin uluslararası gelişmelere daha özgüvenli yaklaştığını ifade etti.
ATİNA İÇİN UZUN VADELİ UYARI
Serbos'a göre Türkiye'nin değişen küresel dengeleri kendisi açısından yeni fırsatlar sunan bir süreç olarak görmesi, Yunanistan tarafından yalnızca güncel krizler üzerinden değerlendirilmemeli.
Atina'nın uzun vadeli bir strateji oluşturması gerektiğini belirten Serbos, Türkiye'nin diplomatik hareket alanındaki genişlemeye karşı Yunanistan'ın da daha aktif bir dış politika izlemesi gerektiğini savundu.
DENİZ ALTI KABLO TARTIŞMASINA FARKLI YORUM
Programda deniz altı kablo projesi etrafında yaşanan tartışmalara da değinen Serbos, konunun Yunan kamuoyunda kıta sahanlığı meselesi olarak ele alınmasına katılmadığını söyledi.
Serbos, bölgenin açık deniz olduğunu belirterek sondaj çalışmaları ile deniz altına döşenen kabloların aynı hukuki çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
"CAYDIRICILIK TEK BAŞINA YETMEZ"
Yunanistan'ın Türkiye karşısında nasıl bir politika izlemesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serbos, askeri caydırıcılığın gerekli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Atina'nın diplomatik girişimlerini güçlendirmesi gerektiğini belirten Serbos, Yunanistan için iki temel stratejik alan üzerinde durdu.
İLK ADIM: BATI İLE DAHA GENİŞ MÜZAKERE
Serbos'a göre Yunanistan, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Batılı müttefikleriyle daha kapsamlı bir stratejik müzakere yürütme fırsatı yakaladı ancak bu imkan yeterince değerlendirilemedi. Atina'nın Batılı ülkelerle ilişkilerini yalnızca ikili başlıklar üzerinden yürütmemesi gerektiğini savunan Serbos, Ege'nin geleceğinin Batı'nın güvenlik politikaları açısından da gündeme taşınması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın Türkiye ile geliştirdiği özel ilişkilere de işaret eden Serbos, Yunanistan'ın Ankara politikasını Batılı müttefikleriyle daha geniş bir stratejik çerçevede ele alması gerektiğini ifade etti.
İKİNCİ ADIM: ORTA DOĞU'DA DAHA AKTİF DİPLOMASİ
Serbos'un önerdiği ikinci strateji ise Orta Doğu'ya yönelik oldu. Yunanistan'ın bölgede daha aktif bir diplomatik ve arabulucu rol üstlenebileceğini belirten Serbos, bölgedeki çatışmaların ardından ortaya çıkabilecek diplomatik sürecin Atina için yeni fırsatlar yaratabileceğini söyledi.
"TÜRKİYE'NİN YELKENLERİNE RÜZGAR OLDU"
Serbos, Yunanistan'ın yalnızca Türkiye'nin attığı adımlara tepki veren bir politika izlememesi gerektiğini de vurguladı. Atina'nın kendi taleplerini uluslararası platformlara daha güçlü biçimde taşımasını isteyen Yunan profesör, bu başlıkların Batı'nın güvenlik ve stratejik öncelikleriyle ilişkilendirilmesi gerektiğini savundu.
Mevcut uluslararası ortamın Türkiye'nin hareket alanını genişlettiğini söyleyen Serbos, ortaya çıkan diplomatik boşluğa dikkat çekerek şu ifadeyi kullandı:
"Şimdi her iki tarafta da var olan bu açıklığı görüyoruz ve bu da Türkiye'nin yelkenlerine esas olarak rüzgar veren şey oldu."